Turn towards türkçesi Turn towards nedir

Turn towards ingilizcede ne demek, Turn towards nerede nasıl kullanılır?

Turn : Ulaşmak. Üstüne tutmak. Dönüşmek. Ekşimek. Eğilim. Vazgeçirmek. Ters dönmek. Dönme. Dönmek. Döndürmek.

Towards : Yönünde. Karşı. Bu yöndeki. -e doğru. -e karşı. Doğru. E karşı. E yakın. Tarafına doğru. Sularında.

Turn a blind eye : Görmemezlikten gelmek. Gözünü kapamak. Gözlerini kapatmak. Görmezlikten gelmek. Görmezden gelmek. Göz yummak.

Turn a blind eye to : -e göz yummak. Dikkat etmemeyi tercih etmek. Görmezlikten gelmek. Önemsememek. Arka plana atmak. - karşı gözleri köre dönmek.

Turn a cartwheel : Yanlamasına taklalar atmak. Yanlamasına takla atmak.

Turn a deaf ear : Önemsememek. Aldırmamak. - karşı kulaklarını tıkamak veya sağıra dönmek. Kulak asmamak. Duymazdan gelmek. Duymamazlıktan gelmek. Kulak ardı etmek. Dinlemeyi reddetmek.

İngilizce Turn towards Türkçe anlamı, Turn towards eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Turn towards ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Front : Davranış. Cephelenmek. Tavır. Dönmek. Önünde bulunmak. Önemli mevki. Önderlik etmek. Tiyatro, jeoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Maske. En ön yer.

 

Lean to : Yan binaya yaslı. Eğilmek. Olumlu bakmak. Sıcak bakmak. Müştemilat. Ardiye.

Bends : Bükmek. Mafsal ağrısı. Oynama yapmak. Kramp. Vurgun hastalığı. Eğilmek. Esnetmek. Boyun eğmek. Kıvrılmak.

Head for : Yolunu tutmak. -e gitmek. Bir yere doğru ilerlemek. -e doğru yol almak. -in istikametini tutmak. Koyulmak. Gitmek. -e doğru yönelmek. -e doğru gitmek.

Point : Nokta. Göstermek. Çevirmek. Uç. Noktalamak. Ucunu sivriltmek. Çıkmak (çıban vb). Bitirmek. Uç vermek. Doğrultmak (silah).

Slants : Yana eğilmek. Eğilimi olmak. Meyilli olmak. Eğik olmak. Yatırmak. Sapmak. Meyletmek. Eğmek. Çarpıtmak.

Gear : Uydurmak. Oturtmak. Donanım. Takım. Eşya. Pılı pırtı. Oturmak. Çalışma. Alet edevat. Dişli.

Face : Karşı çıkmak. Kaplamak. Dış görünüş. Karşılamak. Yüz. Karşı koymak. İtibar. Karşı olmak. Yüzünü dönmek. Surat.

Keep : Bakmak. Konumunda tutmak. Himaye. Kayıt tutmak. İlerlemek. Geçim. İç kale. Bakım. İşletmek (otel vb). Yerine getirmek.

Faces : Karşı çıkmak. Bakmak. Dönmek. Yüz yüze gelmek. Karşı karşıya gelmek. Katlanmak. Kaplama yapmak. Göze almak. Kaplamak. Göğüs germek.

Turn towards synonyms : fronting, steer for, bears, fronted, bear, slant, bend.