Ucaylayıcı gözlük nedir, Ucaylayıcı gözlük ne demek
Ucaylayıcı gözlük; Sinema alanında kullanılan bir kelimedir.
Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:
Ucaylama temeline dayanan üçboyutlu sinema işlemlerinde izleyicinin taktığı, camları ucaylayıcılardan oluşan gözlük.
Ucaylayıcı gözlük tanımı, anlamı
Ucay : Kıvıl ya da kıvılmıknatıs alan yaratan dingin, devinen yük dağılımı türlerinden her biri. bk. çiftucay, dörtucay. Bir mıknatısın, mıknatıslığının toplandığı uçların her biri. Bir elektriksel gözenin üşeklerinin, yani dışa erke veren uçlarımın her biri. Elektrik ya da mıknatıs alanlarının en yeğin oldukları iki noktadan her biri
Ucaylayıcı : Geçirdiği ışık dalgalarını belirli bir düzleme sokan araç. Görünür doğal ışığı ucaylamakta kullanılan Nicol biçiği ya da yoğruk ucaylama yaprağı gibi aygıtlara verilen ad. Ucaylayıcı özellik taşıyan özdek.
Gözlü : Gözü olan. Bölmesi ya da gözleri olan. Herhangi bir biçimde veya renkte gözü olan. Deliği olan.
Gözlük : Görme bozukluğu olan gözlerin daha iyi görmesine veya gözleri korumaya yarayan, bir çerçeveye yerleştirilmiş çift camdan oluşan araç. Atların çevreden ürkmemeleri için gözlerinin iki yanına takılan siper. Gözene.
Üçboyutlu sinema : Üçboyutlu filmler gerçekleştirmekle uğraşan sinema kolu.
Üçboyutlu : Eni ve boyundan başka derinliği de olan.
Ucaylama : Bir ışık demetini ucaylanmış duruma getirme. Elektromıknatıs dalgaların ışınımına belirli bir yön verme.
İzleyici : İzleme işini yapan kimse.
Üçboyut : Bir cismin en, boy ve yüksekliği. İkiboyut karşıtı.
Temeli : Yalnız, tek : Temeli birücük uşağı var.
Dayana : Yenge.
Sinema : Herhangi bir hareketi düzenli aralıklarla parçalara bölerek bunların resimlerini belirleme ve sonra bunları gösterici yardımıyla karanlık bir yerde, bir ekran veya perde üzerinde yansıtarak hareketi yeniden oluşturma işi. Film göstermeye yarayan özel bir makineyle görüntülerin beyaz perdeye yansıtıldığı salon veya yapı. Güzel sanatların dalı olarak yansıtılmaya uygun olan filmleri gerçekleştirme ve yaratma sanatı, beyaz perde, yedinci sanat.
Sinem : Gönlüm, yüreğim, çok sevdiğim anlamında kullanılan bir isim.
Temel : Bir yapının toprak altında kalan ve yapıya dayanak olan duvar, taban vb. bölümlerinin tümü. Bir şeyin gelişimi için gereken ilk ögeler. Bu bölümleri yapmak için kazılan çukur. En önemli, belli başlı, ana, taban, esas, asıl, baz.
İşlem : Bir işi sonuçlandırmak için yapılmış olan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat. Bir amaca ulaşmak için tutulan yol, prosedür. Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi. Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele.
Sine : Göğüs. Gönül, yürek. Bağır, iç.
Oluş : Olma işi, vuku. Oluşma, teşekkül, tekevvün. Bir durumdan öteki duruma geçiş.
Diğer dillerde Ucaylayıcı gözlük anlamı nedir?
İngilizce'de Ucaylayıcı gözlük ne demek ? : polaroid spectacles, polaroid

Bu kısımda Ucaylayıcı gözlük nedir? Ucaylayıcı gözlük ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Ucaylayıcı gözlük tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Ucaylayıcı gözlük hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.