Underages türkçesi Underages nedir
- Yaşı tutmayan.
- Satılan ya da satın alınan miktardan daha az.
- Olgunlaşmamış.
- Rüşte ermemiş.
- Yasal sorumluluk yaşının altında.
Underages ingilizcede ne demek, Underages nerede nasıl kullanılır?
Be underage : Belirli bir şey yapabilmek için yaşı tutmamak.
Underage : Yasal sorumluluk yaşının altında. Belirli yaşa gelmemiş. Yaşı tutmayan. Reşit olmayan. Satılan ya da satın alınan miktardan daha az. Olgunlaşmamış. Rüşte ermemiş.
Plunderage : Soygunculuk. Yağmalama. Yağmacılık.
Underachieve : Beklenenden daha az başarı göstermek. Beklenenden daha azını başarmak veya gerçekleştirmek (ör. okulda başarısız olmasının yanısıra zeka testlerinden de başarısız olması beklenebilir).
Underachieved : Beklenenden daha azını başarmak veya gerçekleştirmek (ör. okulda başarısız olmasının yanısıra zeka testlerinden de başarısız olması beklenebilir). Beklenenden daha az başarı göstermek.
Underacts : Kötü oynamak. Rolün hakkını verememek.
Underacting : Kötü oynamak. Rolün hakkını verememek.
Underachiever : Beklenenden daha azını gerçekleştiren kimse. Az başaran. Beklentilerden daha az oranda başarılı olan. Düşük başarılı kimse. Potansiyelini kullanmayan kimse.
Underachieving : Beklenilenden daha az başarı gösterme. Beklenenden daha az başarı gösteren. Beklenenden daha azını başarmak veya gerçekleştirmek (ör. okulda başarısız olmasının yanısıra zeka testlerinden de başarısız olması beklenebilir).
Underactivity : Aktivitenin anormal derecede düşük seviyesi. Underaktivite.
İngilizce Underages Türkçe anlamı, Underages eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Underages ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Underage : Reşit olmayan. Belirli yaşa gelmemiş.
Nonadult : Reşit olmayan. Yetişkin olmayan. Yetişkinler için uygun olmayan.
Immature : Olgun olmayan. Ham. Olmamış. Gelişmemiş. Cinsel olgunluğa ulaşmamış. tam gelişmemiş. İmmatür. Çocukça. Toy. Seksüel olgunluğa ulaşmamış.
Sophomoric : Kurumlu. Genç. Gösterişçi. Pişmemiş. Havalı. Taze. Toylarla ilgili. Tavına gelmemiş.
Minor : Rüştünü ispat etmemiş kimse. İkincil. Küçük. Ergin olmayan kimse. Ufak. Minor. Reşit olmayan kimse. Ufak tefek. Küçümen. Bilgisayar, gitar, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Sucking : Emici. Emme. Sütten kesilmemiş. Ana kuzusu. Acemi. Soğurma. Gelişmemiş. Emen. Emiş.
Juvenile : Jön. Çocuk. Jüvenil. Gençliğe ait. Genç. Yavru. Genç erkek rolü. Otuz yaşına kadar olan erkeklerin canlandırdığı rol. Çocuksu.
Under age : Reşit olmamış. Rüştünü kazanmamış. Çok genç. Küçük. Ufaklık. Reşit olmayan. Rüştünü ispat etmemiş. Küçük olan. Yaş altı.
Nascent : Açığa çıkan. Oluşmaya başlayan. Doğan. Nasent. Başlangıç. Gelişmeye başlayan. Yeni oluşan. Yeni doğmuş. Vücuda gelmiş.
Unmatured : Gelişmemiş. Olgun olmayan. Ham.
Underages synonyms : immatures, dependent, unripened, infantine, rudimentary, nonaged, unripe, undergrowth.
Underages zıt anlamlı kelimeler, Underages kelime anlamı
Major : Ana. Yetişkin. İlk notadan itibaren sırasıyla 2 tam, 1 yarım, 3 tam ve 1 yarım aralıklardan oluşan ses dizisi. Binbaşı. Ana sertifika. Bir uzmanlık alanında eğitim görmek. Majör. Bir alanda uzmanlık eğitimi görmek veya almak. Asıl. Branşı doğrultusunda yoğunlaşmak.
Independent : Serbest. Müstakil. Hür. Bağımsız (ekonomik açıdan). Maddi yönden bağımsız. Özgür. Kendi geçimini sağlayan. Kendi geliri ile geçinebilen. Bağımsız. Başına buyruk.

Bu kısımda Underages kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Underages ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Underages anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Underages ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.