Undertow türkçesi Undertow nedir

  • Ters dip akımı.
  • Ters yönlü dip akıntısı.
  • Deniz altındaki akıntının yüzeydeki akıntıyla ters yönlü olması.
  • Deniz yüzündeki akıntıya ters giden dip akıntısı.
  • Kıyıya çarpan dalgaların geriye gidişi.
  • Anafor.
  • Orkoz.

Undertow ingilizcede ne demek, Undertow nerede nasıl kullanılır?

Undertows : Kıyıya çarpan dalgaların geriye gidişi. Ters dip akımı. Ters yönlü dip akıntısı. Anafor. Orkoz. Deniz yüzündeki akıntıya ters giden dip akıntısı. Deniz altındaki akıntının yüzeydeki akıntıyla ters yönlü olması.

Undertoe : (ters yönlü dip akıntısı) su yüzeyinin altında güçlü akıntı. Su yüzeyinin altında su yüzeyindeki akıntı ile ters yönde hareket eden güçlü akıntı.

Undertone : Gizli duygu. Eğilim. Fısıltı. Yazı veya eylemde sezilen duygu. Genel eğilim (borsa). Temayül. Alçak ses tonu. Bir söz. Donuk renk. Alçak ses.

Undertones : Alçak ses tonu. Eğilim. Yazı veya eylemde sezilen duygu. Temayül. Alçak ses. Gizli duygu. Donuk renk. Bir söz. Fısıltı. Genel eğilim (borsa).

Undertook : Yüklenmek. Deruhte etmek. Başlamak. Üstlenmek. Denemek. Söz vermek. Girişmek. Garanti etmek. Taahhüt etmek.

Undertaking : Proje. Cenaze kaldırma. Garanti. İşletme. Taahhüt. İş. Taahhüd. Söz. Vaat. Girişme.

Undertake a task : Görev yüklenmek.

 

Undertake a journey : Uzun bir yolculuğa hazırlanıp çıkmak. Uzun bir yolculuğa çıkmak.

Undertaken : Üstlenilmiş. Yüklenmek. Garanti etmek. Söz vermek. Üstlenilen. Üstlenmek. Girişmek.

Undertaker : Cenazeci. Ölü kaldırıcı. Spekülatör. Para karşılığı cenaze işlerini üstlenen kimse. Cenaze levazımatçısı. Sözleşmeciden devraldığı işi tamamlamakla yükümlü gerçek veya tüzel kişi. bk. müteahhit. Müteahhit. Üstenci. Cenaze levazımcısı.

İngilizce Undertow Türkçe anlamı, Undertow eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Undertow ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sea puss : Sualtı akıntısı. Tehlikeli bir kıyı boyu akıntısı.

Rake off : Kanunsuz yoldan para kazanmak. Yolsuzluk yapmak. Yolsuz kazanç. Haksız kar payı.

Countercurrent : Karşıt akım. Ters akıntı. Karşı akım. Başka bir akıntının ters yönüne akan akıntı. Karşıakım. Zıt akım.

Riffles : Izgara. Mü birikintisi. Çabuk çabuk çevirmek (sayfa). Aceleyle çevirmek (sayfa). Oluk açmak. Kum engel. Sayfaları acele ile çevirmek. Oluk. Ayırma ızgarası.

Tiderip : Burgaç. Eğrim. Çevrinti.

Gulfs : Girdap. Çok derin kanyon. Büyük körfez. Körfez. Boşluk. Uçurum.

Gulf : Körfez. Büyük körfez. Uçurum. Karanın içine sokulmuş deniz parçası. Denizlerin türlü biçimlerde karalar içine sokulmuş kolu. Çok derin kanyon. Boşluk. Girdap.

Inclination : Birdüzlem üzerinde devinen bir gökcismine ilişkin yörünge düzleminin tutulum'a ya da bakış doğrultusuna dik düzleme; ya da belirtilmiş herhangi bir düzleme göre yaptığı açı. Eğilme. Yatkınlık. Beğeni. Eğilim gösteren hareket. Eğim. Fizik, uzay alanlarında kullanılır. Bireyin edinimleri sonucu kazandığı tutum ve davranış yatkınlığı. Yönelim. Eğim açısı.

 

Gulfing : Çok derin kanyon. Boşluk. Körfez. Büyük körfez. Girdap. Uçurum.

Undertow synonyms : sea purse, sea poose, undertide, undertows, orkos, suck, backstream, undercurrent, eddie, riffling, tiderips, boodles, eddies, eddy, rip, counterflow, sucks, riffle.

Undertow zıt anlamlı kelimeler, Undertow kelime anlamı

Disinclination : Gönülsüzlük. İsteksizlik. Niyeti olmama.

Undertow ingilizce tanımı, definition of Undertow

Undertow kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The current that sets seaward near the bottom when waves are breaking upon the shore.