Unlaces türkçesi Unlaces nedir

  • Bağlarını çözmek.
  • Bağını çözmek.
  • Bağcıklarını çözmek.
  • Açmak.
  • Bağcıklarını açmak.
  • Çözmek.
  • Bağlarını açmak.
  • Bağcıklarını açmak (ayakkabı).

Unlaces ingilizcede ne demek, Unlaces nerede nasıl kullanılır?

Unlace : Açmak. Bağlarını açmak. Çözmek. Bağını çözmek. Bağcıklarını çözmek. Bağlarını çözmek. Bağcıklarını açmak. Bağcıklarını açmak (ayakkabı).

Unlaced : Bağlarını açmak. Bağcıklarını açmak. Bağını çözmek. Bağcıklarını çözmek. Bağcıklarını açmak (ayakkabı). Açmak. Çözmek. Bağlarını çözmek.

Unlacing : Bağını çözmek. Çözmek. Bağcıklarını çözmek. Bağlarını açmak. Açmak. Bağlarını çözmek. Bağcıklarını açmak. Bağcıklarını açmak (ayakkabı).

Unlabeled : İşaretlenmemiş. Etiketsiz.

Unlabelled : Etiketsiz. İşaretlenmemiş.

Unlabored : Çalışılmamış. Kolay. Rahat. İşlenmemiş.

Unlade : İndirmek (yük). Tahliye etmek. Yük indirmek. Geminin yükünü boşaltması. Boşaltmak. Yükünü boşaltmak. Boşaltma.

Unlamented : Yası tutulmayan.

Unlading : Yükünü boşaltmak. Yük indirmek. Tahliye etmek. Geminin yükünü boşaltması. Boşaltma. Boşaltmak. İndirmek (yük).

Unladen weight : Yüksüz ağırlık.

İngilizce Unlaces Türkçe anlamı, Unlaces eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Unlaces ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Break : Uymamak. Kesmek. Mola. Tan. Açıklık. Şans. Ara vermek. Kopmak.

Conclude : Bitirmek. Bitmek. Sonuç çıkarmak. Halletmek. Karara varmak. Sonuçlandırmak. Sonuçlanmak. Anlaşmak. Sonucuna varmak.

Cave : İn. Mağara. Coğrafya, jeoloji alanlarında kullanılır. Siyasi partiden kopma. Karst bölgelerinde yeraltı sularının eritme etkisiyle oluşmuş, türlü büyüklüklerde yeraltı boşlukları. Batmak. Pes etmek. Oymak. Tünel oymak.

Twist : Meyil. Kıvırtmak. Kıvırma. Ters anlam vermek. Döndürme. Dönemeç. Çarpıtmak. Bale dansçısının sol bacağı üzerinde durup sağ bacağıyla güç alarak dönmesi. Anlamını saptırma. Sarmak.

Acuminate : Akuminat. Bir uca doğru giderek incelmek (botanik terimi). Sivrileşen. Ucu sivri. Sivrileştirmek. Sivri uçlu.

Twine : Çevirmek. Döndürmek. Bükmek. Kıvırmak. Sarılmak. Bükülmek. Örmek. Dolanmak. Sicim. Kınnap.

Compounding : Bileştirme. Anlaşmak. Takipten vazgeçmek. Taksitle ödemek. Uzlaşmak. Bileşik hazırlama. Artırmak. Örtbas etmek. Halletmek. Birleştirmek.

Assoil : Affetmek. Beraat ettirmek. Serbest bırakmak. Eritmek. Bir şeyi telafi etmek.

Distort : Bükmek. Tahrif etmek. Kırmak. Bozmak. Çarpmak. Değiştirmek. Yamultmak. Kirlenmek. Eğri büğrü etmek. Elektro gitardan alınan ses sinyalinin yükselteç tarafından aşırı sürülmesi sonucu kırılarak bozulmasıyla kendine has sert sesin oluşması.

Wind : Havayuvarında ayrımlı basınç altındaki yöreler arasında oluşan, yatay yönde, esiş yönü, süresi ve biçimleriyle ayrımlı hava devinimi. Sarılmak. Sarmak. Kurmak. Nefes. Dolamak. Sonuçlandırmak. Kıvrılmak. Kıvırmak. Dolanmak.

 

Unlaces synonyms : pleach, wreathe, unlacing, intertwine, bared, disentagle, bring up in conversation, splice, cave in, cut loose, breaks, deciphered, decodes, broaches, acumination, decoded, unbinds, tangle, bring up the subject, break open, entwine, cast loose, bare, interlace, deciphering, unbind, cipher out, broached, decipher, deciphers, plash, unlace, wattle.

Unlaces zıt anlamlı kelimeler, Unlaces kelime anlamı

Untwist : Açılmak. Çözmek için zıt yönde döndürmek. Bükümünü açmak. İplerini ayırmak. İplerini çözmek. Halletmek. Açmak. Çözmek.

Unravel : Ortaya çıkarmak. Sökmek (örgü veya örülü bir şey vb'ni). Sökmek. Açmak. Sökülmek. Çözmek. Sökülmek (örgü). Sökmek (örgü). Çözülmek. Zor bir şeyi çözmek.

Unknot : Bir düğümü çözmek. Bağlanmış bir ipi veya halatı çözmek. Bir düğümü açmak.

Unlaces antonyms : untwine, successful.