Unwinder türkçesi Unwinder nedir

Unwinder ingilizcede ne demek, Unwinder nerede nasıl kullanılır?

Unwinders : Çözücü. Çözücü (sarılı bir şeyi).

Unwind : Çözmek (sarılı bir şeyi). Rahatlatmak. Gevşemek. Makaradan çıkarmak. Açılmak (sarılı bir şey). Açmak (sarılı bir şeyi). Açmak. Çözülmek. Gevşetmek.

Unwinding : Gevşemek. Açılma. Bobin sağılması. Çözme (makaradan vb). Açmak. Açılmak. Dolanmış şeyi açmak. Çözülme. Çözmek.

Unwinds : Rahatlatmak. Gevşemek. Çözmek (sarılı bir şeyi). Açılmak. Açılmak (sarılı bir şey). Açmak (sarılı bir şeyi). Yan gelip yatmak. Çözülmek (sarılı bir şey). Dolanmış şeyi açmak. Gevşetmek.

Unwinking : Uyanık. Tetikte. Tetikte olan. Dik dik bakan.

Unwieldier : Kullanışsız. Havaleli. Hantal. Ağır.

Unwill : İptal etmek. Olmuş bir şeyin tersini istemek. Feshetmek.

Unwieldly : Büyük ve ağrı. Cüsseli. Hantal. Beceriksizce. Beceriksiz. Kontrol edilemez. Tutması kolay olmayan. Kontrolsüz. Gövdeli. Acemi.

Unwillingly : İsteksizce. Gayri ihtiyari. Gönülsüzce. Ağırdan alarak. İsteksiz. İstemeyerek. İstemeye istemeye. Kerhen.

Unwieldily : Acemice. Beceriksizce. Hantalca. Ağırca. Ağır işler bir şekilde.

İngilizce Unwinder Türkçe anlamı, Unwinder eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Unwinder ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bobbin : Bir makaranın ortasında, makaraya bağlı olmayarak kendi başına da kullanılabilen, genellikle düzensiz sarmaların yol açabileceği çizinti ya da çiziklerden korumak amacıyla negatiflerin sarıldığı, yoğruktan ya da paslanmaz çelikten silindir biçimindeki parça. Bobin. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Masura. Ufak iğ. Göbek. Makara.

Solvent : Bir maddeyi çözebilme özelliğine sahip sıvı. Fizik, kimya, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Eritken. Solvent. Sağlam. Genellikle katı bir özdeği, kendi .kimyasal yapısında değişme olmaksızın çözen sıvı. tektürel bir karışımda nicelikçe daha çok olan. asitlerin kimi metalleri çözmesi gibi, bir özdeği kimyasal tepkimeyle çözen sıvı. Çözümleyen. Rahatlatıcı. Maddeleri çözebilen sıvı, solvent. Gevşetici.

Diluent : Seyreltken. Seyrelti. Sulandırıcı. Seyreltici. Sulandırıcı madde. İnceltici. Bir özdeğe eklenerek onun yığınsal oylumunu ya da kütlesini artıran, çözünen özdeğin derişiminin azalmasını sağlayan ve tepkime vermeyen bir sıvı ya da katı. Eritici.

Warper : Bozan. Yün çözme tezgahı. Saptıran. Büken. Bükücü. Saptırıcı. Çözgücü. Çözgü makinesi. Bozucu.

Displace : Yerinden etmek. Yerini almak. Sürmek. Yerinden çıkmak. Yerini değiştirmek. Ülkesinden çıkarmak. -in yerine geçmek. Çıkarmak. Yerine geçmek. Yerinden çıkarmak.

Solvers : Çözücü kimse. Bir soruna çözüm bulan kimse. Çözümcü. Çözen kimse.

Wind off : Sağmak. Rolik açmak. Bir makaradan diğerine sarmak.

 

Reel : Üzerine delikli ya da mıknatıslı kuşak sarılabilen, iki yanında koruyucu çıkıntılar bulunan silindir. Dönmek. Elektrikli makara. Makaralı olta. Çiftlerin oynadığı bir iskoç dansı. Halatların sarıldığı kollu makaralar. Misinanın sarıldığı bir makarası bulunan kısmen otomatik, kamışlı olta takımı. Dolamak. Makara. Bilgisayar, bilişim, eskrim alanlarında kullanılır.

Unwinder synonyms : mechanical device, resolvers, resolver, resolvent, solver, unwinders, spool, dissolvent, unroll, move, dissolver, diluents, demodulator, warpers, catalase.

Unwinder zıt anlamlı kelimeler, Unwinder kelime anlamı

Wind : Döndürmek. Midede gaz. Zemberekli alıcılarda, motoru çalıştıran zembereği kurulu duruma geçirmek üzere kolu ya da anahtarı çevirmek. Dolaşmak. Sonuçlandırmak. Açmak (yol). Dolamak. Kıvrıla kıvrıla gitmek. Sarmak. Soluğunu kesmek.

Coil : Tutam. Kangal yapmak. Sarılmak. Halatların muhafaza edilmeleri için yapılan istif biçimi. Bukle yapmak. Gebeliği önleyici alet. Bir mıknatıs ve bu mıknatısın çevresine sarılmış, oluşturduğu manyetik alan yoluyla çalgıdaki tel titreşiminin ses sinyaline dönüşümüne olanak sağlayan ve dışına yapıştırılan bir bez ile yalıtılan iletken tel yumağından oluşan alet. Sarmak. Roda. Bobin.