Upholstery türkçesi Upholstery nedir

  • İç döşeme.
  • Döşemecilik.
  • Kaplama.
  • Döşemelik.
  • Kaplama kumaş.
  • Döşemelik eşya.
  • Döşemelik kumaş.
  • Döşeme.

Upholstery ile ilgili cümleler

English: Green tints prevail in the upholstery.
Turkish: Döşemede yeşil tonlar hakimdi.

Upholstery ingilizcede ne demek, Upholstery nerede nasıl kullanılır?

Upholstery fabric : Döşemelik kumaş.

Upholster : Koltuk kaplamak. Sünger vb ile doldurup kumaşla kaplamak (koltuk vb'ni). Donatmak. Kaplamalık kumaş. Kumaş kaplamak. Kaplamak (koltuk). (kumaş) döşemek. Döşemek. Kaplamak. Döşemelik kumaş.

Upholstered : Kapitone. Döşemek. Kaplamak (koltuk).

Upholsterer : Koltukçu. Döşemeci.

Upholsterers : Döşemeci. Koltukçu.

Reupholstered : (sandalyenin, koltuğun) kumaşını değiştirmek. (sandalyeyi, koltuğu) yeniden döşemek.

Upholsteries : Döşemelik. Döşemecilik. Kaplama kumaş. Döşemelik kumaş. Döşemelik eşya. Kaplama. İç döşeme. Döşeme.

Reupholster : (sandalyenin, koltuğun) kumaşını değiştirmek. (sandalyeyi, koltuğu) yeniden döşemek.

Upholsters : Sünger vb ile doldurup kumaşla kaplamak (koltuk vb'ni). (kumaş) döşemek. Koltuk kaplamak. Donatmak. Kumaş kaplamak. Kaplamalık kumaş. Döşemelik kumaş. Döşemek. Kaplamak. Kaplamak (koltuk).

Reupholstering : Döşeme kaplama.

İngilizce Upholstery Türkçe anlamı, Upholstery eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Upholstery ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Upholsters : Donatmak. Koltuk kaplamak. Kumaş kaplamak. Döşemek. Kaplamalık kumaş. Sünger vb ile doldurup kumaşla kaplamak (koltuk vb'ni). Kaplamak (koltuk). Kaplamak. (kumaş) döşemek.

Pavements : Yol kaplaması. Asfalt. Kaldırım.

Plankings : Kalaslar. Kalas döşeme. Tahta döşeme. Tahta kaplama. Ahşap döşeme. Keçeleştirme. Kalas kaplama.

Furnishings : Takım. Erkek giyim eşyası. Mefruşat. Mobilya.

Trade : Zanaat. Ticaret yapmak. Özdeksel gereksinme ve zorunlukları karşılamak için el ve araçla yapılan iş. el uzluğu isteyen işler. Tecim. Satmak. İş yapmak. Alışveriş yapmak. İşlenmemiş, işlenmiş, yapılmamış, taşınır, durağan mal alım ve satımı. kira ve kiralama, çeşitli olaylarda gerçekleşen kırılma ve dökülmenin onarımına, uğraşı edinilmek koşuluyla seyretme, eğlence yerleri açarak çalıştırma ve benzeri kazanç sağlayacak işlerle uğraşma. Takas etmek. Ticaret.

Casements : Çerçeve. Perdelik pamuklu kumaş. Açılan pencere. Pencere kanadı. Kanatlı pencere.

Planking : Keçeleştirme. Tahta döşeme. Tahta kaplama. Kalas kaplama. Kalaslar. Kalas döşeme. Ağaç döşeme. Ahşap döşeme.

Tiling : Zemin kaplama. Mozaikleme. Kiremit döşeme. Kiremit döşenmiş yüzey. Kiremit döşe. Zemin döşeme. Kiremit. Fayans kaplama. Kiremit döşeyerek.

Floor covering : Düzlük kaplaması. Zemin kaplaması. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Döşeme kaplaması. Zemin döşeme. Yer kaplaması. Taban muşambası. Yer kaplama. Zemin kaplama.

 

Flooring : Zemin. Yer kaplaması. Zeminler. Zemin döşeme. Döşeme kaplaması. Döşemeler. Zemini kaplayan materyal. Zemin kaplama.

Upholstery synonyms : furniture, coating, covering, craft, cowl, covert, upholsteries, casement, coated, seat, blockout, tiles, furnishing, laying, base plate, cowls, lagging, casings, coat, coverts, drapery, coverings, upholster, soft furnishings, upholstery fabric, upholstering, pavement, covered, crowned, casing, draperies, appointments.

Upholstery ingilizce tanımı, definition of Upholstery

Upholstery kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The business or work of an upholsterer. The articles or goods supplied by upholsterers.