Uridine türkçesi Uridine nedir

  • Üridin.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Bir pirimidin bazı olan urasilin riboz şekerine bağlanmasıyla oluşan nükleosit.

Uridine ingilizcede ne demek, Uridine nerede nasıl kullanılır?

Uridine diphosphate : Üridin difosfat. Udp. Urasil, riboz ve iki fosfat grubu kapsayan nükleotit, udp.

Uridine monophosphate : Ump. Üridin monofosfat. Urasil, riboz ve bir fosfat grubu kapsayan nükleotit, üridilat, ump.

Uridine trihosphate : Utp. Urasil, riboz ve üç fosfat grubu kapsayan nükleotit, utp. Üridin trifosfat.

Copyright of juridical person : Tüzel kişilere yasalarda belirtilen koşullarla tanınmış yapıt hakkı. Tüzel kişilerin yapıt hakkı.

Court of criminal juridiction : Ceza yargılığı.

Juridical day : Mahkemenin oturum haline olduğu günler. Duruşma günü. Hukuk mahkemelerinin oturum halinde oldukları günler.

Juridical folklore : Tüzel halkbilim. Halkbilimin tüzel alanını konu alan bilim dalı. bk. halk tüzesi.

Juridical assistance : Yasal kovuşturma yoluyla haklarını savunmak ve icra eliyle alacaklarını elde etmek isteyenlerin bu amaçla yapılacak giderleri ödeyemeyecek durumda olmaları nedeniyle kendilerine devletçe yapılan yardım. Tüzel yardım.

Juridical capacity : Hukuki ehliyet. Fiil ehliyeti.

Juridical : Adli. Hukuki. Yargı. Yasal. Hukuksal. Yasabilimsel. Kanuni. Tüzel.

 

İngilizce Uridine Türkçe anlamı, Uridine eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Uridine ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

Athletics : Atletizm. Sporculuk. Bedensel dayanıklılığı, doğal devimleri geliştirmeyi amaçlayan, koşu, atma, atlama, yürüyüş gibi alıştırma ile yarışları kapsayan spor çalışmalarının genel adı. Atletizm yarışları.

Piddle : Çiş yapmak. Önemsiz işlerle uğraşmak. Oyalanmak. Çiş. Ehemmiyetsiz. Bayağı. Sidik. Hafife almak. İşemek.

Weewee : Çiş (bebek dilinde). İdrar. Çiş. Sidik yapma. İşeme (argo terim). İdrar yapma. Sidik.

Abaxial : Eksenden uzak, eksen dışı. Eksendışı. Eksen dışı. Eksenden uzak. Abaksiyal. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Aks kemiği dışında.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

Abdomen : Karnın altı. Böcek gövdesinin alt kısım. Abdomen. Karın (böcek gövdesinde). Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Batın. Karın.

 

Abattoir : Mezbaha. Salhane. Kesimevi. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi.

Excrement : Pislik. Bok. Kaka. Atık. Vücut dışkısı. Dışkı. Ters.

Pee : Sidik. İşemek. Çiş. (küçük) tuvaletini yapmak. İdrar. Çiş yapmak. İdrarını yapmak. İşeme.

Uridine synonyms : equestrian sport, body waste, pony trekking, horseback riding, excretory product, sport, a c syndrom, a clay, equitation, piss, a c deformity, a amplitude mod, excreta, abdominal distention, abdominal pain, abdominal fat necrosis, water, a band, abdominal palpation, a dna, excretion, abdominal ovariectomy.