Uses türkçesi Uses nedir
- Adet edinmek.
- Yapmış olmak.
- Faydalanmak.
- Kullanıyor.
- Davranmak.
- Muamele etmek.
- Yararlanmak.
- Kullanmak.
Uses ile ilgili cümleler
English: Ali doesn't use rinse. He only uses shampoo.
Turkish: Ali durulama yapmaz. O sadece şampuan kullanır.
English: According to some experts the spoken language uses few subordinate clauses.
Turkish: Bazı uzmanlara göre, konuşulan dil çok az sayıda yan cümleler kullanır.
English: Ali always uses a condom.
Turkish: Ali her zaman prezervatif kullanır.
English: Ali never uses paper towels.
Turkish: Ali asla kağıt havlu kullanmaz.
English: Ali almost always uses a credit card when he goes shopping.
Turkish: Ali alışverişe gittiğinde, neredeyse her zaman bir kredi kartı kullanır.
Uses ingilizcede ne demek, Uses nerede nasıl kullanılır?
Auto hide between uses : Kullanımlar arasında otomatik gizle.
Abacuses : Hesap tahtası. Sütun başlığı. Abak. Sayı boncuğu. Cathay pacific ve diğerlerinin sahip olduğu gds. Sayı-boncuğu. Çizenek. Çörkü. Abaküs. Sayıboncuğu.
Abuses : Tecavüz etmek. Taciz etmek. Suistimal etmek. Küfretmek. Kötüye kullanmak. Kötü davranmak. Kötü emellerine alet etmek.
Acanthuses : Akantus. Ayıyoncası. Akant. Kenger. Kenger yaprağı biçiminde süsleme. Akanthos. Ayı pençesi. Kenger yaprağı şekli. Kengel. Kenger yaprağı biçimi.
Accuses : İtham etmek. Suçlamak.
Annuluses : Halka.
Alphaviruses : Eski adı a grubu arbovirüs olan, 30 kadar virüsün oluşturduğu togaviridae ailesinde yer alan bir virüs cinsi. Alfavirüsler.
Alehouses : Meyhane. Birahane. Bar. Taverna.
Ailanthuses : Bir tür ağaç. Aylandız ağcı. Tuba ağacı.
Amphotropic retroviruses : Orijinal konağa ek olarak başka türlerde de enfeksiyona neden olan endojen retrovirüsler. Amfotropik retrovirüsler.
İngilizce Uses Türkçe anlamı, Uses eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Uses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Naps : Kestirmek. İçi geçmek. Şekerleme yapmak. Kumaşı tüylendirmek (tekstil). Tüylendirmek. Kısa uyku. Uyuklamak. Şekerleme. Şardonlamak.
Cash in on : Çıkar sağlamak. Menfaat sağlamak. Bir durumdan avantaj elde etmek. - vasıtasıyla kazanç elde etmek.
Milk : Sağmak. Sağmak (inek). Süt sağmak. Yolmak. Süt. Memeli hayvanlarda yeni doğan yavrunun beslenmesi için süt bezlerinden salgılanan besin maddesi. bazı bitkilerin süt renginde ve kıvamında özel sıvısı. Sömürmek. Çekmek. Sütümsü madde.
Application : Kullanma. Bir oyunun, bir sahnenin ya da bir kesimin sahne üzerinde denenmesi. Paya katılma istemi. Yama işleme. Başvurma. Başvuru formu. Talep. Dilekçe. Müracaat formu. Dikkat.
Implement : Sağlamak. Yerine getirmek (plan vb'ni). Alet. Uygulamak. Takım. Gerçekleştirmek. Kullanak. Yürürlüğe koymak (yasa, karar vb'ni). Alet-edevat.
Practicing : Pratik yapma. Alıştırma yapmak. Uygulmak. Entrika çevirmek. Yapmak. İcra eden. Deneyim kazanmak. Alışkanlık haline getirmek. Etmek. Temrin.
Apply : Uygulamaya koymak. Kendini vermek. Sürmek (merhem vb'ni). İlgili olmak. Çaba göstermek. Uğraştırmak. Aygıtları kullanmak. Başvurmak.
Benefitted : Yararına olmak. Yararı dokunmak. Çıkar. Fayda. Faydası olmak. Menfaat. Yaramak. Yarar görmek. Fayda göstermek.
Address : Ünvan. Konuşma yapmak. Göndermek. Söylev vermek. Hitap etmek. Kendini bir işe adamak. Nutuk. Söylev. Birincil ya da ikincil bellekte, bir verinin bulunduğu yeri ve bu yere nasıl erişilebileceğini tanımlayan veri. genellikle, özdeş türden öğelerden oluşan bir küme içerisinde belli bir öğeyi seçme olanağı sağlayan veri. erişki sözcüğü de kullanılabilir.
Behaves : Terbiyeli olmak. Görgülü davranmak. Hareket etmek. Terbiyesini takınmak. Hizaya gelmek. Çalışmak (mühendislik terimi). Davranış sergilemek.
Uses synonyms : practical application, put to work, extend, dispose, misapply, recur, conduct oneself, assign, practises, play, benefited, employment, hold, drive, capitalise, go for, devote, drives, enjoy, practices, recycle, comported, exert, use, cash in, economizes, utilize, capitalises, cannibalize, commit, deal, capitalising, utilization.
Uses zıt anlamlı kelimeler, Uses kelime anlamı
Inactivity : Üşengeçlik. Tesirsizlik. Hareketsizlik. Avarelik. Tembellik. Durgunluk. Etkisizlik.
Uselessness : Yararsızlık. İşlevsizlik. Faydasızlık. Hayırsızlık. Boşunalık. Kullanışsızlık. Yaramazlık. İşe yaramazlık.
Functional : Pratik. Görevsel. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Görevci. İşlevsel. Ameli. Kullanışlı. Eylem veya işlevle ilgili olan. hastalıkta işlevi etkileyen, ancak yapısını bozmayan. İş görür. Fonksiyonel.
Uses antonyms : inutility, nonfunctional.

Bu kısımda Uses kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Uses ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Uses anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Uses ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.