Usualness türkçesi Usualness nedir

Usualness ingilizcede ne demek, Usualness nerede nasıl kullanılır?

Unusualness : Olağandışılık. Fevkaladelik.

Become the usual thing : Adet olmak. Adet haline gelmek.

The usual thing : Olağan şey. Alışılmış şey. Adet.

The usual things : Alışılagelmiş olan şey. Alışılmış şey. Olağan şeyler. Olağan şey. Sıradan şeyler. Adet. Normal şeyler.

Through the usual channels : Alışılagelmiş yollardan.

As usual : Her zamanki gibi. Her zamankinden. Adet üzere. Herzamanki gibi. Alışıldığı gibi. Her zaman olduğu gibi.

Usuals : Mutat. Olağan. Alışılmış. Alelade. Her zamanki. Alışılagelmiş. Her günkü. Adi. Klasik.

I usually use diesel fuel : Genelde dizel kullanırım.

Earlier than usual : Olağan zamandan daha erken. Normalden daha erken. Beklenmedik. Her zamankinde daha erken.

As per usual : Alışıldığı gibi. Kurallara uygun olarak. Her zamanki gibi.

İngilizce Usualness Türkçe anlamı, Usualness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Usualness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Usual : Alışılmış. Klasik. Alışılagelmiş. Her günkü. Mutat. Olağan. Her zamanki. Herzamanki. Alelade. Adi.

 

Generality : Umumiyet. Genelleme. Genel sözler. Çoğunluk. Belirsizlik. Yuvarlak laflar. Ekseriyet. Genel konu.

Generalisation : Tamim. Genelleştirme. Genel bildiri veya sonuç. Genelleme eylemi. Genelleme. (psikoloji terimi) yeni uyarıcıya benzer uyarıcıya olduğu gibi tepki gösterme (ayrıca generalization). Genelleme içeren söz. Genelleşme.

Prevalence : Bir hastalığın belli bir popülasyon içinde belli bir süre aralığında eski ve yeni olguların birlikte görülme oranı veya yaygınlığı. Belli bir dönemde bir hastalık veya parazitin görünme sıklığı, bir asalak türüyle enfekte olan balıkların, toplam incelenmiş olan balıklara yüzde oranı, prevalens, prevalans. Hakim olma. Prevalens. Geçerli olma. Cari olma. Prevalans. Hüküm sürme.

Spotlight : Halkın ilgisi. Gündem. Projektör. Tiyatroda kullanılan, mercekli ve aynalı, parlak ışıklı, yüksek dirençli ışıklama aygıtı. ışıldaklarla sert ya da yumuşak yöresel ışık sağlanabilir. İlgi. Projektör ışığı. Far. Spot. Çok güçlü ışık veren ve araçlarda ek olarak kullanılan ışıtaç.

Mediocrities : Sıradanlık. Vasatlık. Bayağılık. Orta hal.

Currencies : Döviz. Geçerlilik. Değer. Devir. Para. Tedavül. Geçerlik. Dolaşım.

Commonness : Adilik. Sıradanlık. Bayağılık. Bol bulunma. Çokluk.

Diffusiveness : Dağınıklık. Gereksiz ayrıntı.

Diffuseness : Gereksiz laflarla dolu olma. Saçma sapan (konuşma). Yayılmışlık. Konuyu dağıtmış olma. Dağınık olma durumu. Dağınıklık. Fazla uzun. Uzun uzadıya söz. Fazla tafsilat verme.

Usualness synonyms : everydayness, familiarity, commonplaceness, generalities, extensiveness, extensity, ordinariness, generalization, customariness, mediocrity, currency, publicness, generalizations, generalisations, generalness, universality, unusual.

 

Usualness zıt anlamlı kelimeler, Usualness kelime anlamı

Unusualness : Fevkaladelik. Olağandışılık.

Usual : Her zamanki. Alışılagelmiş. Klasik. Alelade. Her günkü. Adi. Alışılmış. Olağan. Herzamanki. Mutat.

Unfamiliarity : İyi bilinmemenin bir sonucu olarak tuhaf veya sıradışı olma durumu. Yabancılık.

Usualness antonyms : unusual, uncommonness.