Vacant türkçesi Vacant nedir

Vacant ile ilgili cümleler

English: Is there a vacant seat?
Turkish: Boş bir koltuk var mı?

English: She parked her car in a vacant lot.
Turkish: O, boş bir arazide arabasını park etti.

English: There wasn't a single vacant seat in the hall.
Turkish: Salonda bir tek boş koltuk yoktu.

English: He was standing there with a vacant look.
Turkish: Boş bir bakışla orada duruyordu.

English: Rooms should be left vacant by eleven a.m. on the day of departure.
Turkish: Odalar, ayrılış gününde saat on bire kadar boş bırakılmalıydı.

Vacant ingilizcede ne demek, Vacant nerede nasıl kullanılır?

Vacant dwelling : Boş konut. Sürekli ya da geçici olarak oturulmadığı için, belli bir anda konut gereksinmesine yanıt vermeyen konut.

Vacant land : Boş arsa. Sahipsiz arazi.

Vacant lot : Şehirde boş arsa. İş kaybı.

Vacant position : Açık kadro. Boşalan kadro. Kimsenin henüz alınmamış olduğu iş veya görev. Boş kadro. Açık kadrolar. Açık pozisyon. Münhal kadro. Açık pozisyonlar.

Vacant positions : Açık kadrolar. Açık pozisyonlar. Boşalan kadro. Açık kadro. Açık pozisyon. Kimsenin henüz alınmamış olduğu iş veya görev. Boş kadro. Münhal kadro.

 

No vacant tables : Boş masa yok.

Vacant possession : Boş teslim (ev).

Vacancies : Boş oda. Dalgınlık. Açıklık. Boşluk. Açık kontenjan. Bön bön bakış. Tembellik. Boş yer. Akılsızlık. İşsizlik.

Becoming vacant : Boş hale gelme. Uygun hale gelme.

Vacant within a few months : Birkaç ay içinde müsait. Tam boşaltma gelecek birkaç ay içinde gerçekleştirilecek.

İngilizce Vacant Türkçe anlamı, Vacant eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vacant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Buggies : Fayton. Böcekli. Japon arabası. Delice. Böcek dolu. Çocuk arabası. İki tekerlekli hafif araba. İki kişilik araba. Brıçka.

Crassest : Aptalca. İncelikten yoksun. Aptal. Dangalak. Duygusuz. Kaba. Ahmak. Aşırı. Hissiz.

Gullible : Ahmaklık. Kolay kanan. Avanak. Keriz. Kolayca aldatılabilen. Kolay aldanan. Kolay kandırılır. Saf. Salak. Kolay aldatılabilir.

Brainless : Kafasız. Kuş beyinli. Beyinsiz.

Naive : Toy. Çaylak. Denenmemiş. Sade. Naif (resim). Saf. Naif.

Unmeaning : Anlamsız.

Fatheaded : Anlamsız. (gayrı resmi) aptal. Aptal. Sersem. Saçma. Salak. Ahmak. Budala.

Deadpanned : Anlamsız. Ruhsuz. İfadesiz bir şekilde söylemek veya yapmak. Duygusuz. Cansız. Ölü gibi.

Expressionless : Manasız. Anlamsız.

Unpossessed : Sahiplenmemiş. Sahibi olmayan. Sahipli olmayan.

Vacant synonyms : bleakish, escheat, loafers, absenting, apparent, barest, emptyheaded, blank, godforsaken, silly, empty, opportune, idler, bawdies, empty headed, unattended, convenient, sillier, jobless, brutes, fatuous, imbeciles, unappropriated, airy, unclaimed, bootless, absents, available, at liberty, bare, antirational, unexpressive, friendliest.

 

Vacant zıt anlamlı kelimeler, Vacant kelime anlamı

Full : Tam. Dolu. Yıkayıp büzmek. Kalın. Öz. Yıkayıp çektirmek. Doluluk. Çırpmak. Dolu şey.

Vacant ingilizce tanımı, definition of Vacant

Vacant kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Empty. Deprived of contents. As, a vacant room. Not filled.