Vaki nedir, Vaki ne demek

Vaki; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır. kökeni arapça dilinden gelmektedir.

Yerel Türkçe anlamı:

Vakit

Vaki anlamı, tanımı:

Vaki değil : "daha önce böyle bir şey olmadı, gerçekleşmedi, görülmedi" anlamında kullanılan bir söz.

Vaki olmak : Vuku bulmak, gerçekleşmek.

Emrivaki : Oldubitti.

Vakit : Zaman. Belirlenmiş olan zaman. Zaman anlatan kelimelere belirtilen durumunda geldiğinde "iken" anlamı veren bir söz. Geçim, para bakımından elverişli durum. Çağ. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler.

Vakit geçirmek : Oyalanmak, uğraşmak.

Vakit kaybetmeden : Hemen, derhâl.

Vakit kazanmak : Bir şeye ayrılan süreyi azaltmak. karşı tarafı oyalayarak kendi hazırlanma süresini uzatmak.

Vakit nakittir : "zaman çok değerlidir, boş yere harcanmamalıdır" anlamında kullanılan bir söz.

Vakit öldürmek : Zamanı yararsız, gereksiz işlerle veya iş yapmadan geçirmek.

Vakit saat aramamak : Zamana hiç aldırmamak.

Vakit vakit : Belli olmayan zamanlarda, ara sıra, zaman zaman.

Vakitçe : Vakit bakımından, vakte göre.

Vakitler hayrolsun : "vaktinizi güzel geçirin, mutlu olun" anlamında kullanılan bir selamlama sözü.

Vakitli : Zamanında yapılan, zamanında olan.

Vakitli vakitsiz : Uygun zaman gözetmeden, gelişigüzel, rastgele zamanlarda, zamanlı zamansız.

 

Vakitsiz : Uygun bir zamanda olmayan. Vakti, zamanı gelmeden.

Vakitsiz öten horozun başını keserler : "her söz yerinde ve zamanında söylenmelidir, zamansız ve yersiz söylenen sözler büyük zararlara yol açabilir" anlamında kullanılan bir söz.

Vakitsizlik : Vakitsiz olma durumu.

Ahir vakit : İnsan ömrünün son yılları.

Ala keçi her vakit püsküllü oğlak doğurmaz : "değerli bir şeyden her zaman istenilen verim alınmaz" anlamında kullanılan bir söz.

Aynıyla vaki : Tamı tamına olan, olduğu gibi gerçekleşen.

Beş vakit : Her zaman, günün her saatinde. Günün sabah, öğle, ikindi, akşam ve yatsı zamanları. Bu vakitlerde kılınan namaz.

Bir vakitler : Geçmiş zamanda, eskiden, vaktiyle.

Dar vakit : Dar zaman.

Emrihak vaki olmak : Ölmek.

Fırsat her vakit ele geçmez : "fırsat insanın eline çok seyrek geçtiği için çıkan fırsat iyi değerlendirilmelidir" anlamında kullanılan bir söz.

İşten güçten vakit bulamamak : Çok yoğun çalıştığı için zaman ayıramamak.

Kaçmaktan kovalamaya vakit olmamak : Önemli işler yüzünden başka işlere yetişememek.

Kimi vakit : Ara sıra.

Tez vakit : Tez vakitte.

Olmuş : Olgunlaşmış, ergin.

Vakit yeli : Şubat içinde esip, karı eriten ılık yel.

Vaki ile ilgili Cümleler

  • Vakit geceyarısı.
  • Vakit çok geç oldu; artık gitsem iyi olur.
  • Sen ve eşin birlikte vakit geçirmeniz gerekir.
  • Vakit gece yarısını geçmiş.
  • Çocuklarınızla vakit harcamanın zararı olamaz.
  • Beklerken, dergi okuyarak vakit geçirdi.
  • Biz Boston'da birlikte vakit geçirdik.
  • Vakit çok geç.
  • Vakit erken.
  • Ali çocukları ile yeterince vakit geçirmiyor.
  • Vakit azalıyor.
  • Birlikte vakit geçirmek benim için önemli.
  • Vakit daha erken şu an sizinle gelmem uygun olmaz.
  • Kitap okumaya değer mi, yoksa vakit kaybı mı olur?
 

Diğer dillerde Vaki anlamı nedir?

İngilizce'de Vaki ne demek? : hapining, occuring, taking place

Rusça'da Vaki : adj. происходящий, расположенный, предохранительный, профилактический