Varices türkçesi Varices nedir
- Varis.
- Varisler.
Varices ingilizcede ne demek, Varices nerede nasıl kullanılır?
Avarices : Hırs. Cimrilik. Tamahkarlık. Para tutkusu. Tul-u emel. Tamah. Bahilik. Servet tutkusu. Para hırsı. Hasislik.
Varicectomy : Varisin operasyonla çıkarılması. Varisektomi.
Varicella : Suçiçeği hastalığı. Su çiçeği. Varisel. Suçiçeği. Varisella.
Varicelliform : Suçiçeğine benzeyen. Suçiçeği gibi olan. Variseliform.
Avarice : Hırs. Para hırsı. Hasislik. Para tutkusu. Servet tutkusu. Tamahkarlık. Tamah. Bahilik. Açgözlülük. Tul-u emel.
Varicocele : Spermatik kordon toplardamarlarının skrotumu şişirecek ve ağrıya neden olacak biçimde genişleme göstermesi, sirsosel. kesit yüzlerinde büyük organize tabakalı trombozlara rastlanır. ara sıra aygırlarda, ender olarak boğalarda; koçlarda ise yaklaşık % 1-2 oranında, yaşla birlikte artan sıklıkta dikkati çeker. dişilerde döl yatağı ligamentlerinin etrafındaki toplardamarların kıvrıntılar gösterecek tarzda genişlemesi. Damarın testis torbasına yakın büyümesi. Toplardamarların şişmesi. Varikosel. Damarın testis torbasına yakın toplanması (tıp veya medikal terimi).
Varicose bandage : Varis çorabı.
Varicolored : Alabezek. Rengarenk. Renk renk.
Varicose : Variköz. Varise ait olan veya onun özelliklerini gösteren. Genişlemiş. Varisli (damar). Varisli. Varikoz. Damar şişmesi.
Varicose veins : Varisli damarlar. Variköz venler. Ordubozan. Genişlemiş damar. Varis. Bacaklardaki şişmiş damarlar.
İngilizce Varices Türkçe anlamı, Varices eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Varices ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Inheritress : Bayan varis. Kadın varis. Bayan mirasçı. Kadın mirasçı.
Heritor : Mülk sahibi. Mirasçı. Arazi sahibi. Kalıtçı.
Heiresses : Mirasçı. Kadın mirasçı. Kadın varis. Mirasçı kadın. Bayan mirasçı. Bayan varis.
Inheritor : Kalıtçı. Mirasçı.
Single : Teklemek. Tek gidiş bileti. Münferiden. Gidiş bileti. Tek kişilik oda. Kırk beşlik plak. Tek. Bekar. Evlenmemiş kimse.
Heir : Kalıtçı. Mirasçı. Kendisine kalıt düşen, kalıtlanan kişi. Kendisine miras kalan şahıs.
Beneficiary : Hak sahibi. Elde eden kimse. Güvence ödeği, belgit ve benzeri değerlerden yararlanan kişi. herhangi bir nedenle başkasının iyeliğinde ve elinde bulunan nesnenin iyesi. bir hak, ayrıcalık ya da yarar iyesi. kendi yararı için üçüncü bir kişiye taşınır ya da taşınmaz malını veren ya da iyelendiren kişi. Lehtar. Yararlanan kimse. Lehdar. Faydalanıcı. Kar eden kimse. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Faydalanan kimse.
Heirs : Mirasçı.
Inheritors : Verese. Mirasçı.
Varices synonyms : heirer, several, devisee, respective, heres, different, assorted, heritors, haeres, individual, successors, heiring, inheritrix, devisees.
Varices zıt anlamlı kelimeler, Varices kelime anlamı
Common : Tüketimde rakipsiz olma ve dışarıda tutulamama özelliklerine sahip, özel mallar ile orta malları arasında yer alan mallar. Genel. Halka açık yeşil alan. Müşterek. Adi. Alelade. Ortak. Topluma ait. Alışılagelmiş. Sıradan.
Same : Eşit. Benzer. Farketmez. Aynı şey. Tıpkısı. Aynı. Özdeş. Sataktaki istem ve eğilime uygun bir düzeyde malın değişim ve akışımını sağlama. Aynı şekilde.
Varices ingilizce tanımı, definition of Varices
Varices kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : [Bakınız: Varix].

Bu kısımda Varices kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Varices ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Varices anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Varices ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.