Varix türkçesi Varix nedir

  • Atardamar genişlemesi.
  • Variks.
  • Varis.
  • Toplardamar genişlemesi.

Varix ingilizcede ne demek, Varix nerede nasıl kullanılır?

Lymph varix : Lenf damarlarının tıkanması veya genişlemesi nedeniyle bir lenf yumrusunun yumuşak ve loplu bir tarzdaki şişkinliği. Lenf varisi.

Vari : Maymunlar (primates) takımının, makigiller (lemuridae) familyasından, 50 cm kadar uzunlukta, 50 cm kadar kuyruğu olan, kara, beyaz ya da kanşık renkli, madagaskar'da yaşayan bir tür. Vari.

Varia : Koleksiyon. Çeşit. Derleme.

Variabilities : Değişebilme. Kararsızlık. Değişebilirlik. Döneklik. Değişken olma durumu. Değişkenlik.

Variability : Değişkenlik. Değişebilme. Değişebilirlik. Döneklik. Değişken olma durumu. Eğitim, ekonomi alanlarında kullanılır. Kararsızlık. Bir dizi puanın genişlik, dörtte bir sapma ve ölçünlü sapma gibi ölçülerle dizi içindeki yayılma miktarı.

Variable area system : Seslendirmede değişir alanlı ses imi kullanan işlem. Değişir alanlı işlem. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Variable cost : Değişken maliyet. Değişen masraf. Toplam üretimin azalıp çoğalmasına bağlı olarak artan ya da azalan mal oluş. Değişken tümdeğer. Değişken gider.

Variable capacitor : Değişken kondansatör. Ayarlı kondansatör. Değişken kapasitans.

 

Variable condenser : Değişken sığaç. Döner levhalı kondansatör. İki yaprak talkımından birini devindirerek sığası değiştirilebilen sığaç. Bağımsız kondansatör.

Variable budget : Değişken ödeneklik. Ödeneklerinde değişiklik yapılabilen bütçe. Yapılan işlemlere göre değişen ödeneklik. Değişken bütçe.

İngilizce Varix Türkçe anlamı, Varix eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Varix ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Heirs : Mirasçı.

Abnormalcy : Normalden sapma. Anormallik. Düzensizlik. Yoldan sapma.

Inheritrix : Kadın varis. Bayan varis. Bayan mirasçı. Kadın mirasçı.

Heres : Mirasçı.

Heiring : Mirasçı. Kendisine miras kalan şahıs. Kalıtçı.

Heritor : Kalıtçı. Arazi sahibi. Mirasçı. Mülk sahibi.

Beneficiary : Yararlanan. Kar eden kimse. Yararlanan kimse. Elde eden kimse. Güvence ödeği, belgit ve benzeri değerlerden yararlanan kişi. herhangi bir nedenle başkasının iyeliğinde ve elinde bulunan nesnenin iyesi. bir hak, ayrıcalık ya da yarar iyesi. kendi yararı için üçüncü bir kişiye taşınır ya da taşınmaz malını veren ya da iyelendiren kişi. Lehdar. Faydalanan kimse. Çek veya poliçenin ödeneceği, belgenin üzerinde adı yazılı olan kişi. Hak sahibi.

Heir : Kalıtçı. Kendisine miras kalan şahıs. Mirasçı. Kendisine kalıt düşen, kalıtlanan kişi.

Heiresses : Kadın mirasçı. Mirasçı. Bayan mirasçı. Bayan varis. Kadın varis. Mirasçı kadın.

Varix synonyms : heirer, inheritress, inheritors, varicosis, devisees, venectasia, devisee, inheritor, haeres, heritors, abnormality, varicosity.

Varix zıt anlamlı kelimeler, Varix kelime anlamı

 

Normality : 1 litre çözeltide çözünen özdeğin eşdeğer - gram sayısı. Biyoloji, kimya, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Düzgülülük. Düzgülere uygunluk ya da düzgülü olma durumu. Düşeylik. Dikeylik. Bir litre çözeltide, solutun grama eşit ağırlığının sayısı şeklinde ifade edilen bir çözeltinin yoğunluğu. Olağanlık. Düzgünlük. Bir litre çözeltideki çözünen maddenin eşdeğer gram sayısı, normal çözelti, normal konsantrasyon, n.

Varix ingilizce tanımı, definition of Varix

Varix kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A uneven, permanent dilatation of a vein.