Varies türkçesi Varies nedir

  • Değişmek.
  • Çeşitlendirmek.
  • Çeşitlemek.
  • Farklı olmak.
  • Değişik olmak.
  • Değişime uğramak.
  • Çeşitli olmak.
  • Başkalaşmak.
  • Değiştirmek.
  • Islah etmek.

Varies ile ilgili cümleler

English: Mileage varies with driving conditions.
Turkish: Kilometre performansı sürüş koşullarına göre değişir.

English: The price varies with demand.
Turkish: Talebe göre fiyat değişir.

English: However, the amount of wind available varies with the location and the season of the year.
Turkish: Ancak, mevcut rüzgar miktarı konumu ve yılın sezonu ile değişir.

English: The price of gold varies from day to day.
Turkish: Altının fiyatı günden güne değişiyor.

English: It varies with the weather.
Turkish: havayla birlikte değişir.

Varies ingilizcede ne demek, Varies nerede nasıl kullanılır?

Ovaries : Tohumluk (botanik terimi). Yumurtalık.

Varied : Türlü. Değişik. Çeşitli. Değişken. Farklı. Türlü türlü. Değiştirilmiş.

Varied work : Değişken çalışma. Değişken iş. Muhtelif çalışma. Muhtelif iş.

Variedly : Farklılaşan bir şekilde. Değişken bir şekilde. Farklı bir şekilde. Muhtelif bir şekilde.

Variedness : Çeşitlilik.

Variegate : Alacalı bulacalı yapmak. Alaca. Rengarenk yapmak. Çeşitlilik. Renk renk yapmak. Renklendirmek.

Varietals : Varietal şarap. Türlü. Sepaj şarap. Tek tür üzümden özel olarak veya hemen hemen özel yapılan şarap. Monosepaj şarap. Türsel.

 

Variegating : Rengarenk yapmak. Renklerle bezeme. Renklendirme. Renklendirmek.

Variegation : Çok renklilik. Renklendirme. Renklilik. Değişiklik. Çeşitlilik.

Variegate leaf : Bazı bitki yapraklarının klorofil eksikliğinden dolayı alacalı renkli oluşu. Variyegat yaprak.

İngilizce Varies Türkçe anlamı, Varies eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Varies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Counterchanged : Yerlerini değiştirmek. Renk ile çeşitlendirmek. Değiş tokuş etmek. Yerini değiştirmek. Renklendirmek. Değiştirme. Yer değiştirilmesine neden olmak. Karşılıklı değiştirmek.

Line : Özellikle pelajik balıkların avlanmasında kullanılan, yemli 2-7 iğneden oluşan olta takımı. Oyun alanını sınırlamak, belirli ölçü ve bölgeleri göstermek amacıyla yapılan ayırıcı doğru. (genellikle kireçli su ile çizilir.). Sahne yukarısındaki palangalar yoluyla sarkıtılıp çekilebilen, genellikle çelikten yapılmış halat. Sürütme oltaları. İki uzak nokta arasında veri iletişim ortamı sağlayan herhangi bir bağlantı. İçini kaplamak. Tenis, futbol, bilgisayar, bilişim, masa tenisi, sinema, televizyon, voleybol alanlarında kullanılır. Sıralamak. Astarlamak. Çizgi çizmek.

Electromotive force series : M+n (sulu) + ne = m türünde tepkimeler için m+n yükünün etkinliği 1 olmak üzere ölçün hidrojen elektroduna karşı bağıl olarak ölçülmüş, imlerine, büyüklüğüne göre dizilmiş olan elektrot potansiyelleri dizgesi. Elektromotor kuvvet dizisi.

 

Amend : Tadil etmek. Tanzim etmek. Düzelmek. İyileşmek. Değişikliğe gitmek. Düzeltmek. Değiştirmek (kanun vb).

Differ from : Başka olmak. Farklılık göstermek. -den ayrılmak. Benzememek. Diğerlerinden ayrılmak. -den başka olmak. Aynı fikirde olmamak. -den farklı olmak.

Diverges : Ayrılmak. Ayırmak. Uyuşmamak. Açılmak. Uzaklaşmak. Birbirinden ayrılmak. Dallanmak. Sapmak. Birbirinden uzaklaşmak.

Alter : Hadım etmek. Hadım etmek (hayvan). Başka türlü olmak. Değişim geçirmek. Kısırlaştırmak. Değişiklik yapmak. Başkalaştırmak. Değişiklik geçirmek.

Affect : Yaşamak ( de). Hoşlanmak. Bozmak. Numarası yapmak. Duyguları etkilemek. Sevmek. Üzmek. Dokunmak. Sarsmak. Duygulandırmak.

Alternate : Değişerek oluşan. (birbirlerini) sıra ile izlemek. Nöbetleşe yapmak. Bir öteki. Değişimli. Birbirini takip etmek. Münavebeli. Birbirini sırayla izlemesini sağlamak. Bir o.

Varies synonyms : patterned advance, electrochemical series, lanthanide series, electromotive series, helium group, stations of the cross, ablude, sequence, diverged, chain, alternates, cordon, alters, concatenation, ameliorates, bowdlerizes, differing, diversifies, differentiate, corrects, commutate, bowdlerising, commute, bowdlerizing, string, chastens, assorted, better, metamorphosed, counterchange, train, diversifying, chast.

Varies zıt anlamlı kelimeler, Varies kelime anlamı

Same : Aynısı. Aynı. Aynı şekilde. Farketmez. Sataktaki istem ve eğilime uygun bir düzeyde malın değişim ve akışımını sağlama. Benzer. Eşit. Farksız. Özdeş.

Common : Olağan. Toplumsal. Alelade. Ortak. Halka açık yer. Kaba. Bilinen. Tüketimde rakipsiz olma ve dışarıda tutulamama özelliklerine sahip, özel mallar ile orta malları arasında yer alan mallar. Genel. Park.