Vaulter türkçesi Vaulter nedir

  • Atlayıcı.
  • Atlayan.
  • Sıçrayan.

Vaulter ingilizcede ne demek, Vaulter nerede nasıl kullanılır?

Vaulters : Atlayan. Sıçrayan. Atlayıcı.

Vaulted : Üstünden atlanmış. Kubbeli. Tonoz biçimli. Tonozlu. Kemerli.

Vaulted ceiling : Tonozlu tavan. Kavis verilmiş tavan. Kubbe şeklinde tavan. Kavisli tavan. Kubbeli tavan.

Vault of heaven : Gökyüzü. Gök kubbe. Gök kubbesi. Yıldızların serpilmiş gibi göründüğü büyük kubbe. Gökkubbe.

Vault of the sky : Gök kubbe. Gök. Gökyüzü.

Barrel vault : Kemer. Beşik kemer. Silindirik tonoz. Beşik tonos. Beşik tonoz. Beşiktonoz.

Astride vault straddling vault : Atlama araçları üzerinden, bacakları kollar dışında iki yana gergin açarak aşma. Açık (gergin) atlama.

Acoustic vault : Selen kubbesi. Akustik tonoz. Ses dağılımını denetlemede kullanılan kubbe.

Circular vault : Dairevi kemer.

Astride vault backward : Araçlar üzerinden atlarken, bacakları havada çaprazlayıp yön değiştirerek düşme. Makaslama atlama.

İngilizce Vaulter Türkçe anlamı, Vaulter eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vaulter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Jumping : Sıçrayış. Sıçrama. Bir soru ya da bir görüşme cibinliğinde değişik bağlamlar arasında uygun bağlaçlara ya da hazırlayıcı sorulara yer verilmeden yapılan geçiş. Zıplama. Engel atlama. Atlama. Hoplama.

 

Leaper : Sıçrayıcı. Hoplayıp zıplayan kimse. Tehlikeli olabilecek sıçramalar ve atlamalar yapabilen kişi. İyi sıçrayan oyuncu. Sıçrayan kimse veya şey. Fırlatıcı. Zıplayan kimse veya şey. Sıçramacı.

Athlete : Atlet (sporcu). Atletizmi uğraş edinip dallarındaki yarışlara katılan sporcu. Sporcu. Atlet.

Leapers : Zıplayan kimse veya şey. Sıçrayıcı. Hoplayıp zıplayan kimse. Sıçrayan kimse veya şey. İyi sıçrayan oyuncu. Fırlatıcı.

Jock : İskoçyalı. İskoç. Atlet. Sporcu. Spor delisi veya meraklısı veya düşkünü. Sporcu çamaşırı.

Salient : Çıkık. Fışkıran. Belirgin. İstihkam dış açısı. Göze çarpan. Dış. Çarpıcı. Dikkat çekici. Çıkıntılı. Önemli.

Jumpers : Kazak. Örgü bluz. Geçici bağlantı teli. Köprüleme kablosu. Atlamacı. Engelli koşu atı. Bebek önlüğü. Kaya matkabı.

Leaped : Sıçramış. Sekmek. Atılmak. Hoplamak. Atlamak. Zıplamak. Üzerinden atlamak. Sıçramak.

Jumper : Örgü bluz. Engelli koşu atı. Kaya matkabı. Jile. Süveter. Geçici bağlantı teli. Matkap. Kazak (kadın için). Kazak.

Leapt : Sıçramak. Atlamak. Hoplamak. Üzerinden atlamak. Sekmek. Zıplamak. Atılmak.

Vaulter synonyms : pole jumper, pole vaulter, splashy, splashiest, spattering, saltatory, spouting, salients, splashier, vaulters.

Vaulter ingilizce tanımı, definition of Vaulter

Vaulter kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A leaper. A tumbler. One who vaults.