Venthole türkçesi Venthole nedir
- Hava bacası.
- Delik.
Venthole ingilizcede ne demek, Venthole nerede nasıl kullanılır?
Eventhough : Her ne kadar.
At the eleventh hour : Yumurta kapıya gelince. Yumurta kapıya dayanınca. Son dakikada. Geç vakitte. Son anda.
Be in seventh heaven : Havalara uçmak. Mutlu olmak. Sevinçten göklere çıkmak. Bayram etmek. Sevinçten havalara uçmak. Çok mutlu olmak.
Eleventh : On biri. On birde bir. Onbirinci. On birinci.
Eleventh hour : Son dakika. Son an. Geç kalmış olmadan bir şeyi gerçekleştirmenin mümkün olan son anı.
Seventh chapter : Yedinci segment. Yedinci bölüm.
Seventh heaven : Keyifli. Cennet. Mutluluk. Mutlu. Dünyanın tepesinde. Büyük mutluluk.
Seventh amendment : Abd anayasa değişikliği (jüri tarafından yargılanma hakkı). Yedinci anayasa değişikliği.
Seventh art : İtalyan asıllı fransız eleştirmeni canudo'nun güzel sanatların geleneksel altı dalına kattığı sinema sanatını anlatmak için kullandığı deyim; sinema sanatı. Yedinci sanat. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Seventh day adventists : Hz. isa'nın ikinci kez doğumunun yakın olduğuna inanan hristiyanlık mezhebi. Yedinci gün inananı.
İngilizce Venthole Türkçe anlamı, Venthole eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Venthole ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Uptake : Kavrama. Uyanık. Kavrama borusu. Kazan borusu. Kaldırma. Çekiş borusu. Kavrayışlı. Anlama.
Cavity : Kovuk. Fizik, uzay, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kavitas. İçi parlatılmış, değişmez sıcaklıkta kalabilen bir küre ve çok küçük bir delik. bu delikten içeri gönderilen ışık içerde sonsuz sayıda yansır; böylece ışık tüm soğurulmuş olur. bu da kara cisim koşulunu sağlar. Boşluk. Diş çukuru. Çukur. Akımmıknatıssal dalgalarla belirli sıklıkta çınlanıma giren uygun boyutlu boş oylum. Oyuk.
Aperture : Alıcı, gösterici, basım aygıtı gibi çeşitli aygıtlarda mercek ardında yer alan ve film üzerine açılan, pencereyi belirleyen dikdörtgen delik. Açıklık. Göz. Açık. Pervane yuvası. Kartlar üzerinde açılan ve içerisine mikrofilm parçası geçirilen delik. Pencere. Işık düzengeci açıklığı. Menfez.
Eye : İzlemek. İğne deliği. Bakmak. Nazar. Görme organının, içinde dış dünyanın görüntüsünün oluştuğu ve bu görüntünün sinirsel uyarmalara dönüştüğü, başlangıç parçası. Gözetlemek. Göz. Görme gücü.
Cavities : Çukur. Kovuk. Oyuk. Boşluk. Çürük.
Air duct : Hava manifoldu. Havalandırma kanalı. Hava hattı. Hava kanalı. Havayı bir yerden başka bir yere iletmekte kullanılan kanal (boru). Tenek borusu. Hava bağlantısı. Havalandırma borusu.
Vent : Delik açmak (gaz veya sıvının giriş çıkışını sağlamak için). Çıkarmak. Havalandırma yapmak. Hava almaya çıkmak. Belli etmek. Açığa vurmak. Havalık. Döşemin açık hava ile ilgisini sağlayan boru. Havaiık. Havalandırmak.
Cavum : Kavum. Boşluk, boş yer, kovuk, oyuk, çukur. Boşluk oyuk. Satır başı boşluğu.
Uptakes : Kazan borusu. Anlama. Kaldırma. Kavrama. Yüksek fırın gaz çıkış boruları.
Bored : Bezgin. Bunalmış. Canı sıkılmış. Sıkılmış. Delinmiş. (canı) sıkılmış. Sıkkın. Bıkkın.
Venthole synonyms : smoke hole, air shaft, shafts, airway, centesis, air passage, apertures, bores, upcast shaft, blowhole, bore, upcast, vent hole, jackhead pit, eyeholes, hole, blowouts, airshaft, boring, shaft, blowout, den, eyehole, airways.
Venthole ingilizce tanımı, definition of Venthole
Venthole kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A touchhole. A vent.

Bu kısımda Venthole kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Venthole ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Venthole anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Venthole ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.