Verb türkçesi Verb nedir

  • Bir kılışı, bir oluşu veya bir durumu anlatan; olumlu ve olumsuz şekillere girebilen kelime: yaz-, yazma-, koş-, koşma- (kılış), sarar-, büyü- (oluş), sus-, susma-, dur-, (durum) vb. bunları söz içinde fiillerin ad biçimi olan mastarlar ile adlandırırız. fiilleri nitelikleri bakımından kılış fiilleri, oluş fiilleri ve durum fiilleri diye sınıflandırmak mümkündür. fiiller, gösterdikleri kılış ve oluşun söz içinde bir şahsı veya bir nesneyi etkileyip etkilememesi bakımından da geçişli ve geçişsiz diye sınıflandırılır: okumak, göndermek, bildirmek, pişmek, geçmek, büyümek gibi. fiiller çeşitli çatı ekleri olarak aynı fiil kökünün farklı görünüşlerini sergileyen fiil tabanlarını oluştururlar. buna göre de dönüşlü, edilgen, işteş, ettirgen gibi adlar alırlar: tutmak, tut-un-mak, tut-ul-mak, tut-uş-mak, tut-tur-mak vb. zaman ve şahıs ekleri ile genişletilen fiiller bir kılış ve oluşu bitmiş, tamamlanmış duruma (verbum finitum) getirirler: ara-dı-m, bak-acak-sın, otur-uyor-lar gibi. fiilleri yalnız başına fiil olup olmama özellikleri bakımından da asıl fiiller, yardımcı fiiller ve ek-fiil diye gruplandırabiliriz. bk. yukarıda gösterilen fiil türlerine ve ayrıca çatı, fiil çekimi, fiil çekim eki.
  • Eylem.
  • Gramer alanında kullanılır.
  • Yüklem.
  • Fiil.
 

Verb ile ilgili cümleler

English: My Japanese teacher used to use a song to help us remember verb conjugations. No one really sang along.
Turkish: Benim Japon öğretmenim fiil çekimlerini hatırlamamıza yardımcı olan bir şarkı kullanırdı. Hiç kimse gerçekten birlikte söylemezdi.

English: In English the verb precedes the object.
Turkish: İngilizcede yüklem nesneden önce gelir.

English: A complete intransitive verb takes neither complement nor object.
Turkish: Tam geçişsiz fiiller ne tümleç ne de nesne alır.

English: In English, the usual sentence structure is Subject - Verb - Object/Complement.
Turkish: İngilizce'de normal cümle yapısı özne - yüklem - nesne /tümleçtir.

English: If we want to talk about age in English, we should use the verb "to be".
Turkish: İngilizcede birinin yaşından bahsetmek istiyorsak "to be" fiilini kullanmamız gerekir.

Verb ingilizcede ne demek, Verb nerede nasıl kullanılır?

Verb analysis : Bir fiilin kökünü ve zamanını bulma. Bir fiilin kökünün ve zamanının bulunması incelemesi. Fiil analizi.

Verb conjugation : Bir fiili farklı biçimleriyle kullanma. Fiil çekimi. Fiil çekme.

Verb of action : Kılış fiili. Cümlede yüklemin gösterdiği işin yapma niteliği taşıdığını, yapanın dışında bir nesneye yöneldiğini gösteren fiil: al-, bil-, getir-, derle-, düşün-, kaz-, yaz-, taşı- vb.

Verb of predication : Ek-fiil. Eski türkçede er- yardımcı fiilinin er->ir->i- biçiminde ekleşmesinden oluşan, ad soylu kelimelerin yüklem olarak kullanılmasını sağlayan ve birleşik fiil çekimlerinde de görev alan fiil. şahıslara göre çekiminde +ım/+um, +sın/+sun, +sı-nız/ +su-nuz, dırıar/ +durlar şekillerine girer: çalışkan+ım, çalışkan+sın, çalışkan+dır, çalışkan+ız, çalışkan+sınız, çalışkan+dırlar gibi. yukarıdaki örneklerde görüldüğü üzere, ek-fiilin şahıs teklik ve çokluk çekiminde eski bir tur- yardımcı fiilinin ekleşmesinden oluşan +dır bildirme eki kullanılmaktadır. ek-fiilin olumsuzu değil kelimesi ile kurulur: eski değildir, rahat değildirler (değillerdir). ek- fiilin hikaye, rivayet ve şart biçimleri şahıs ekleri ile genişletilmiş -dı/ -du, -mış/-muş, -sa ekleri ile kurulur: çalışkan-dım (<çalışkan i-dim), çalışkan değildim (<çalışkan değil i-dim); çalışkan-mışım (<çalışkan i-mişim) çalışkan değilsem (<çalışkan değil i-sem) vb. krş. bildirme ekleri. Ekeylem.

 

Verb of process : Cümlede yüklemin gösterdiği işin olma niteliği taşıdığını, yapana yöneldiğini belirten fiil: bulun-, gel-, doy-, piş-, büyü-, toplan- vb. karşıtı kılış fiili'dir. Oluş fiili.

Active verb form : Etken fiil biçimi. Fiilin failini etken olarak gösteren fiil biçimi (gramer).

Complex verb : Karmaşık fiil(ler). Birleşik fiil. Öncelik, alışkanlık, niyet gibi fiilin zaman ve tarzla ilgili özelliklerini gösteren ve olmak fiilinin bazı sıfat fiillere getirilmesiyle kurulan birleşik fiil. öncelik: -mış olmak, alışkanlık: ır-ol-, niyet: -acak ol-, -ıcı ol-, -ır ol- (nadir): eğer çaylar ısmarlanmamış veya gelmemiş olsaydı kalkacak, kaçacaktı (r. h. karay. memleket hikayeleri: kuvvete karşı. s. 120). tahsin efendiyi dinlerken bu ruh muammasını halletmiş oldum (r. n. güntekin. acımak, s. 65). asıl sözlerimiz söylenmemiş kalanlar, başkalarının duymadıkları ve eğer söyleyebilmiş olsak, hem onları hem de kendimizi şaşırtacak olanlardır (a. ş. hisar. çamlıcadaki eniştemiz. s. 18). bu suretle sermed, kendi sevgisini de ayaklar altına alarak, nefsini feda ederse işlediği ruh cinayetini kısmen ödemiş olacaktı (s. erol, ülker fırtınası. s. 82). bir gün, doktora: "gaari insanlar bir başka güler, başka çeşit öfkelenir oldular" demişti (t. buğra, dönemeçte. s. 45). sözler ve kelimeler bile boyuna değişiyordu. birtakım insanlarla artık konuşmayı sürdüremez, çoğunlukla canı sıkkın, arada bir de öfkeli suskunlaşır olmuşlardı (t. buğra, göst. e., s. 45). çerçi, merçi… bana soracak olursanız, onlar hiç değilse durumla da, konuyla da ilgileniyorlar… koyun gibi güdülmekten kurtulmak için (t. buğra, göst. e., s. 133). bu hal aylarca sürdükten, yıl döndükten sonra beklenmedik bir şey, hurrem'in artık umamaz olduğu bir değişim olmuş, murad da hurrem'e benzemişti (t. buğra, yalnızlar. s. 21). haşim'e arap demek, onu bütün varlığını temin eden bir alemden ayırarak, bir hiçe döneceği bir aleme atmak, fani ömründe değil ömrünün tesellisi olan atisinde, bu atide yaşayacak olduğuna inandığı eserinde öldürmek istemekti (a. ş. hisar, ahmet haşim-yahya kemal'e veda. s. 129) vb. Ad soylu bir kelimeyle etmek, eylemek, olmak yardımcı fiillerinin birleşmesinden veya birer sıfat-fiil ya da zarf-fiil ekleriyle birbirine bağlanmış iki ayrı fiil şeklinin anlamca kaynaşmasından oluşmuş fiil türü: kabul etmek, yardım etmek, yarış etmek, hissetmek, emretmek, şükretmek; sağ olmak, yok olmak, alacak olmak, gitmiş olmak; açıvermek, tutuvermek; anlatabilmek, yapabilmek; olagelmek, süregelmek; bakakalmak, şaşakalmak; bekleyi-görmek; gezedurmak, didinip durmak vb. ayrıca bk. tasvir fiili. || birleşik fiillerin kalıplaşma yoluyla anlam değiştirerek deyimleşmiş olan türleri de vardır: bel bağla- “güvenmek”, yerin dibine bat- “pek utanmak, pek mahcup düşmek”, can çekiş- “ölmek üzere olmak”, dolap çevir- “hile yapmak”, dizini döv- “çok pişman olmak”, dal budak sal- “genişlemek, yayılmak”, caka sat- “hava atmak, havalı olmak”, ayak uydurmak “uymak, tabi olmak, uyum sağlamak”, yeşil ışık yakmak “bir şeyi engellememek, hoş karşılamak, olur vermek”, akıl yürüt- “ölçüp biçerek, düşünerek hareket etmek” vb.

Compound verb : Yardımcı fiil ile birleşik olan fiiller (gramer). Ad soylu bir kelimeyle etmek, eylemek, olmak yardımcı fiillerinin birleşmesinden veya birer sıfat-fiil ya da zarf-fiil ekleriyle birbirine bağlanmış iki ayrı fiil şeklinin anlamca kaynaşmasından oluşmuş fiil türü: kabul etmek, yardım etmek, yarış etmek, hissetmek, emretmek, şükretmek; sağ olmak, yok olmak, alacak olmak, gitmiş olmak; açıvermek, tutuvermek; anlatabilmek, yapabilmek; olagelmek, süregelmek; bakakalmak, şaşakalmak; bekleyi-görmek; gezedurmak, didinip durmak vb. ayrıca bk. tasvir fiili. || birleşik fiillerin kalıplaşma yoluyla anlam değiştirerek deyimleşmiş olan türleri de vardır: bel bağla- “güvenmek”, yerin dibine bat- “pek utanmak, pek mahcup düşmek”, can çekiş- “ölmek üzere olmak”, dolap çevir- “hile yapmak”, dizini döv- “çok pişman olmak”, dal budak sal- “genişlemek, yayılmak”, caka sat- “hava atmak, havalı olmak”, ayak uydurmak “uymak, tabi olmak, uyum sağlamak”, yeşil ışık yakmak “bir şeyi engellememek, hoş karşılamak, olur vermek”, akıl yürüt- “ölçüp biçerek, düşünerek hareket etmek” vb. Birleşik fiiller. Birleşik fiil. Birleşik eylem.

Infinite verb forms : Çekimsiz fiil. Fiil kök ve gövdelerinden belirli eklerle türetilen; ancak, şahıs ekleri alarak çekime girmediği için yargı bildirmeyen bitmemiş fiil (lat. verbum infinitum, almanca infinite verbform) niteliğindeki -mak, -ma, -ış/-uş; -an, -acak, -mış/-muş, -(y) ıp/ -(y) up, ve -arak gibi eklerle kurulan ad-fiil, sıfat-fiil ve zarf fiiller. ayrıntı için bunlara bk. Sınırlamasız eylem biçimi.

Causative verb : Ettirgen eylem. Ettirgen fiil. Sebep sonuç ilişkisi gösteren fiil (gramer). Hareketin her zaman özne dışındaki bir varlığa yöneldiği, geçişli veya geçişsiz fiil kök ve gövdelerine -ar-, (ı)r-/-(u)r-, -dır-/-dur-, -(ı)t-/-(u)t-, -z-, -zır- gibi ettirgenlik eklerinden birinin veya ikisinin üst üste getirilmesiyle kurulan fiil: çık-ar-, kop-ar-, aş-ır-, bit-ir-, uç-ur-, al-dır-, bak-tır-, gül-dür-, yol-dur-, acı-t-, eski-t-, çürü-t-, tanı-t-, ak-ıt-, kork-ut-, ürk-üt-, em-zir- gibi. kollarını gerdi, geriye doğru yaylandırdı (t. buğra, yalnızlar, s. 171). hürrem masaya biraz daha yaklaştırdı iskemlesini (göst. e., s. 231) vb.

İngilizce Verb Türkçe anlamı, Verb eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Verb ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Deeding : Hareket. Belgit. Hüccet. Senetle devretmek. Başarı. Sözleşme. Edim. İş. Amel.

Facts : Durum. Olay. Gerçek. Unsur. Olgu. Hakikat.

Seditions : Ayaklandırma. Fitne. İsyana teşvik. Fesatlık. Kışkırtma. Kargaşalık. Fesat. Konuşma. İsyan. Tahrik.

Action noun : Bir durumu, bir oluş ve kılışı ad olarak anlatan ve fiillerden -mak, -ma, -ış / -uş, -ıcı / -ucu vb. eklerle kurulan ad: oku-mak, oku-ma, oku-y-uş, yaz-mak, yaz-ma, yaz-ış, bak-ıcı, gel-ici, gid-ici vb. örnekler: sükut, onları düşünür; acımak onlara ağlar… (a. n. asya, kubbeler: bulutlar, s. 14). bu beklenmeyen bitişiyle çocuk için tabii bir şey olan masal uydurma bu küçük yazıda bütün bir kompozisyon oluyor (a. h. tanpınar, yaşadığım gibi, s. 417). kitaptan korkmak, insan düşüncesinden korkmak, insanı kabul etmemektir (a. h. tanpınar, göst. e., s. 58). pervin kitabını iki avucu arasında asabi bir kavrayışla sıkarak salondan çıktı (p. safa, şimşek, s. 45). bu kuvvet kuruntusunun kendini kuvvetli sanışın sadece o delikanlılık yaşlarına has bir aldanış olduğunu kabul etmek istemiyordu (t. buğra, yalnızlar, s. 46). bütün bu girişlerin, dolandırmaların ne için olduğunu şimdi hepsi de anlamıştı (t. buğra, göst. e., s. 211). Kılış adı.

Adjectival construction : Somut, soyut adları ve kavramları çeşitli yönleriyle nitelemek veya belirtmek maksadıyla ve ona bağlı sıfatın tamlama dizilişinde oluşturduğu söz grubu. bu dizilişte sıfat tamlayan, sıfat tarafından nitelenen veya belirtilen ad tamlanan görevindedir: evet, pekala biliyorum ki, bir gün ben her şeyi bırakıp bu küçük yola dalarsam onun bittiği yerde bütün saadet ve hasretlerimi, eski yaşanmış rüyalarımı bulacağım, temiz, yepyeni, mesut bir adam olacağım (a. h. tanpınar, abdullah efendinin rüyaları: bir yol, s.123). bu kötü günlerinde gülsüm’e bir ana gibi bakıyordu (r.n. güntekin, kızılcık dalları, s.29). tahir ağa, bugüne kadar üç nesil yetiştirmişti (r. n. güntekin, göst.e., s.29). sonra kızgın, dumanlı bir grup oldu; ezan sesleri arasında kısık, uyuşuk lambalar birer birer yanıp kasabayı kasvetli bir gece sardı (r.h.karay, memleket hikayeleri: şeftali bahçeleri, s.33). ben bu rüyayı on yedi yaşımda iken görmüş ve onu senelerce şehir şehir, sokak sokak aramış, daha ilk karşılaşmamızda, göğsüm daralarak: “işte bu odur!” demiştim (t. buğra, yarın diye bir şey yoktur, s. 35) vb. Sıfat tamlaması.

Active voice : Etken çatı. Aktif ses. Yüklemin belirttiği işin özne tarafından doğrudan doğruya yapıldığını gösteren eksiz fiil çatısı, yalın çatı: ak-, belir-, biç-, eski-, duy-, kurtul-, kısal-, sabahla- vb. fiiller özneleri ve çekimli durumları ile birer etken çatı oluştururlar: arka sokaktaki dere bu yıl hiç kurumadı, hep aktı. hava (özne) karardı ve akşam oldu. kayıkçılar, (özne) kayığı kıyıya çektiler. şiddetli rüzgar (özne) ağacın dallarını kırdı. ömrümüz boyunca emek sarfettiniz. bir aralık böyle uyurken müthiş bir gürültü ile uyandım (özne: ben, h.z. uşaklıgil, kırk yıl ı, s. 41). o (özne) hızlı yürüdü, ben (özne) kaçtım (p. safa, şimşek, s. 23). büyük bakan (özne) esrarlı şeyleri çok severdi (göst.e., s. 23) vb. karşıtı edilgen çatı’dır. Düz çatı. Aktif çatı.

En : Yarım kadrat (yazı).

Movement : Hayat. Akım. Ritm. Bölüm. Meyil. Biyoloji, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Cereyan. Kısım. Oyun düzeninde yoruma uygun olarak hareketlerin ortaya çıkarılması. hareketin uygulayımsal ölçülerinin, duygusal değerlerinin ve niteliklerinin saptanması. Tempo.

Intransitive : Nesnesiz fiil. Geçişsiz. Geçişsiz (eylem). Nesnesiz. Geçişsiz fiil.

Verb synonyms : linking verb, intransitive verb form, major form class, open class word, transitive verb form, phrasal verb, content word, verbs, participial, fact, intransitive verb, reflexive verb, accent intensive, deed, active verb, sedition, gestes, participle, actions, transitive, auxiliary verb, predicating, infinitive, geste, adjektive, action, accent of group, accusative, copula, frequentative, predicates, actif, accidence.

Verb ingilizce tanımı, definition of Verb

Verb kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A vocable. A word.