Verdicts türkçesi Verdicts nedir

Verdicts ingilizcede ne demek, Verdicts nerede nasıl kullanılır?

Verdict of guilty : Verilen mahkumiyet kararı. Jürinin verdiği mahkumiyet kararı.

Bring in a verdict of guilty : Suçlu olduğu kararına varmak. Suçlu bulmak.

Return a verdict of guilty : Suçlu olduğuna karar vermek. Suçlu olduğuna karar vermek (jüri). Suçlu bulmak. Jürinin suçlu olduğuna karar vermesi.

Return a verdict of not guilty : Beraat kararı vermek.

Announced his verdict : Hükmünü ilan etti. Kararını belirledi. Kararını tefhim etti.

General verdict : Genel karar. Bütün sorunu kapsayan jüri kararı.

Verdigris mushroom : Zehirli mantar.

Render a verdict : Karar vermek. Karara varmak. Hüküm vermek.

Special verdict : Mahkemeye hüküm verme yetkisi veren karar. Özel jüri kararı.

Compromise verdict : Uzlaşma kararı.

İngilizce Verdicts Türkçe anlamı, Verdicts eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Verdicts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Conviction : Hüküm giydirme. İnanma. Görüş. Sağlam ve içten inanç. Suçlu bulma. Haklı olma. Sağlam ve samimi inanç. İkna. Mahkumiyet.

Deliverance : Kurtuluş. Kurtulma. Verme. Kurtarma.

 

Court order : Mahkeme ilamı. Mahkeme emri.

Sentence : Tüzel karar. Ceza vermek. Bir fikri, bir duygu ve düşünceyi, bir oluş ve kılışı tam olarak bir yargı halinde anlatan kelime grubu. cümlenin varlığı için asgari şart bir çekimli fiil veya ek-fiilden oluşan yüklemdir: evin avlusuna, sırtında çuval kaplı yayvan torba, elinde bir ufacık iskemle ve uzun bir demir parçası, dağınık kıyafetli bir adam girdi (r. h. karay, eskici). muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur (m. k. atatürk, nutuk). türklük, beş yüz seneden beri istanbul’u ve boğaziçi’ni bütün beşeriyetin hayaline böyle nakşetti (y. kemal beyatlı aziz istanbul s. 183) vb. || cümleler yapılarına, yüklem türüne, yüklem yerine ve anlamlarına göre sınıflandırılır. yapılışlarına göre sınıflandırmada basit cümle, birleşik cümle, bağlı cümle, sıralı cümle; yüklemine göre isim cümlesi, fiil cümlesi; yüklemin yerine göre kurallı cümle, devrik cümle; anlamına göre olumlu cümle, olumsuz cümle ve soru cümlesi türüne ayrılır. bunlara bk. Hüküm giydirmek. Hükme bağlamak. Mahkum etmek. Cümle. Hüküm vermek. Bilgisayar, hukuk, gramer alanlarında kullanılır.

Judgment : Düşünce. Görüş. Yargılama. Doğru ya da yanlış olabilen bir önesürüm. insanın kesin bilgi edinme olanağı bulunmayan bir durumda davranışını üzerine dayandırdığı bir kanı. yargılama yetkesi; yargılama işlemi sonunda yargıcın verdiği karar. Doğru düşünüp karar verme yetisi.

Judicial : Yargılama. Mahkemeye ait. Tüzel. Hukuki. Adli. Yargılayan. Yargıçlara ait. Tarafsız. Eleştirici.

Conceit : Tafra. Kurum. Kibir. Benlik. Kibirli. Düşünce. Şımarıklık. Kendini beğenme. Kendini beğenmişlik.

 

Idea : Ana konu. Kanaat. Amaç. Niyet. Tasarım. Plan. Tasarı. Düşünü.

Jurisdictions : Yetki alanı. Yargılama yetkisi.

Determination : Tayin. Niyet. Tespit. Tümevarımcı bilimlerde genellik ve yasalardan çıkarılmış öndeyilerin gerçekleşme kaçınılmazlığı. Tahdit. Saptama. Kararlılık. Azim.

Verdicts synonyms : false verdict, directed verdict, finding of fact, deciders, administration of justice, belief, jurisdiction, attaintment, writ, conclusions, ruling, adjudgement, rulings, advice, ideas, juridical, concept, judgement, decisions, estimation, partial verdict, constancy, attitude, general verdict, decree, authority, attainture, beliefs, judgments, special verdict, arbitraments, assize, conceiting.

Verdicts zıt anlamlı kelimeler, Verdicts kelime anlamı

Special verdict : Mahkemeye hüküm verme yetkisi veren karar. Özel jüri kararı.

General verdict : Bütün sorunu kapsayan jüri kararı. Genel karar.