Conceit türkçesi Conceit nedir

Conceit ile ilgili cümleler

English: Ali is pretty conceited, isn't he?
Turkish: Ali oldukça kibirli, değil mi?

English: Ali is a bit conceited.
Turkish: Ali biraz kibirli.

English: Ali is quite conceited, isn't he?
Turkish: Ali oldukça kendini beğenmiş, değil mi?

English: Ali is conceited, isn't he?
Turkish: Ali kibirli, değil mi?

English: Ali is conceited.
Turkish: Ali kibirlidir.

Conceit ingilizcede ne demek, Conceit nerede nasıl kullanılır?

Self conceit : Kendini beğenmişlik.

Conceited : Kibirli. Mağrur. Hodbin. Gururlu. Burnu havada. Kendini beğenmiş. Burnu büyük. Kurumlu.

Conceited pup : Delikanlı. Züppe.

Conceitedly : Gururlu bir halde. Gururlu bir şekilde. Burnu havada bir biçimde. Mağrurca. Kendini beğenmiş bir biçimde. Böbürlenerek. Gururla.

Conceitedness : Övüngenlik. Kendini beğenme. Kibirlilik. Aşırı gurur. Gurur.

Be conceited : Kibirlenmek. Mağrur olmak.

Conceil of european community : Avrupa topluluğu konseyi.

Conceivableness : Olasılık. Düşünülebilirlik. Olabilirlik. Uygulanabilirlik.

Conceits : Kendini beğenme. Kibirli. Fikir. Kibir. Kurum. Tafra. Kendini beğenmişlik. Düşünce. Benlik. Şımarıklık.

Conceivably : Olası. Muhtemelen. İhtimal dahilinde. Tasavvurundan haraketle. Böyle bir varsayımı dikkate alırsak. Makul olarak.

 

İngilizce Conceit Türkçe anlamı, Conceit eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Conceit ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Braggarts : Farfara. Atıcı (argo terim). Övüngen. Övüngen kimse. Böbürlenen. Yüksekten atan kimse. Övünen. Kendini öven kimse. Böbürlenen kimse.

Pomposity : Tantana. Gösteriş. Azamet. Cafcaflık. Görkem. Övüngenlik.

Cocky : Burnu havada. Ukala. Kendini beğenmiş. Kendinden çok emin.

Disdains : Hor görmek. İğrenmek. Tenezzül etmemek. Küçük görmek. Tepeden bakma. Reddetmek. Hafife almak. Tepeden bakmak. Küçümseme. Aşağılamak.

Association : Bağlaşı. Birliktelik. Toplaşım. İşbirliği. Kafada birleştirme. Aynı ekolojik ortamı işgal eden aynı ya da farklı türdeki bitkilerden oluşan topluluk. İştirak. Olaylar ya da değişkenler arasında bir bağıntının bulunduğu izlenimini veren birlikte değişme. Birlik. Arkadaşlık.

Superiority : Amirlik. Üstünlük. Faiklik. Büyüklük. Yeğlik. Meziyet. Üstün olma.

Arrogant : Burnu büyük. Azametli. Burnu havada. Küstah ve kibirli. Gururlu. Ukala. Mağrur (küstahça). Haddini bilmez. Küstah.

Impertinence : Sululuk. Laubalilik. Edepsizlik. Saygısızlık. Münasebetsiz iddiaların ileri sürülmesi. Münasebetsizlik. Terbiyesizlik. Küstahlık. Densizlik.

Conceit synonyms : egotrip, as proud as lucifer, superiorities, assessment, personality, self satisfaction, conceiting, argument, arrogance, advices, egos, hubris, boastfulness, disdain, bragger, cliquey, attitude, hauteur, cogitations, apprehensions, corporations, conceptions, self love, fellowship, complacence, brattiness, colly, cogitation, advice, individuality, anxiety, disdainfulness, corporation.

 

Conceit zıt anlamlı kelimeler, Conceit kelime anlamı

Humility : Tevazu. Mahviyet. Alçakgönüllülük. Alçak gönüllülük.

Conceit ingilizce tanımı, definition of Conceit

Conceit kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To imagine. To think. Image. To form an idea. To conceive. That which is conceived, imagined, or formed in the mind. Idea. Conception. Thought.