Vertice türkçesi Vertice nedir
- Bir geometrik şekilde köşe noktası.
- Köşe.
Vertice ingilizcede ne demek, Vertice nerede nasıl kullanılır?
Vertices : Bir yıldız akımının yöneldiği doğrultunun gökküresini deldiği nokta. Erek. Doruk. Tepe. Başucu. Başın tepesi. Zirve.
Vertical : Düşey katman. Düşey doğru. Dikey çizgi. Bilgisayar, fizik, jeoloji alanlarında kullanılır. Tepede olan. Amudi. Vertikal. Dik. Düşey düzlem. Dik, dikey.
Vertical alignment : Dikey hizalama. Düşey hizalama. Düşey hıza. Düşey planda hizada.
Vertical angle : Düşey açı. Işıldaktan gelen ışınla sahne düzeyi arasındaki açı. Dikey açı. Dik açı.
Vertical angles : Düşey açılar. İki hattın kesişmesiyle oluşan iki zır ve birbirine eşit açı. Düşey açı. Dikey açılar.
Vertical axis : Dikey eksen. Düşey aks. Düşey eksen.
Vertical combination : Dikey birleşme.
Vertical binding : Düşey ciltleme.
Vertical bar graphic : Verileri düşeyliğine dizilmiş çeşitli uzunluktaki çubuklarla gösteren yalınç çubukçizim. bk. çizim, çubukçizim. Dikitli çizim.
Vertical asymptote : Dikey asimptot.
İngilizce Vertice Türkçe anlamı, Vertice eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Vertice ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Upright : Dikme. Dik duran şey. Dikey. Dik. Dik uzanan. Direk. Nezih. Namuslu. Kalkık.
Upended : Tersini yapmak. Dik. Dikine oturtmak. Başaşağı etmek. Düşey. Dikmek. Altüst etmek. Boca etmek. Dikey.
Corner : Köşe oluşturmak. Virajı almak. Ele geçirmek. Köşeye kıstırmak. Köşe dönmek. Köşeye sıkıştırmak. Yakalamak (konuşmak veya konuşturmak için). Kıstırmak. Ayaktopu alanını oluşturan yan ve kale çizgilerinin kesişme noktalarından her biri.
Mitre : Gönyeburun. Piskoposların giydiği uzun başlık. Açıölçer. Piskoposluk tacı. Şev gönye. Gönye.
Cantles : Parça. Eyerin arka kaşı. Bölüm.
Work : Yapıt. Koparmak (para). Çabalamak. Beden ya da kafa gücüyle yapılan şey. çalışma, emek. yapılacak ya da yapılan şey, uğraşı, görev. meslek. Meşgul olmak. İyesinin özelliğini taşıyan, gerek biçim ve gerekse içeriği bakımından birlik gösteren düşünü ve sanat ürünü. İşletmek. Başarılı olmak. Seğirmek. Emek sarfetmek.
Cantle : Kısım. Parça. Bölüm. Eyerin arka kaşı.
Edge : Yan yan gitmek. Eşik (kıyamet veya sorun vb). Uç. İlerletmek. Kuşak izgesi gibi bir girişim ya da kırınım kuşağı çizgi dizgesinin sınır dalga boyu. Kenardan yavaş yavaş ilerlemek. Ağız. Kenar çizgisi. Kenarına bordür yapmak. Kenar.
Straight : Yarış çizgisi. Kent. Doğru. Düz hat. Doğruca. Düzlük. Uyuşturucu kullanmayan kimse. Dosdoğru. Eşcinsel olmayan kimse. Düz çizgi.
National service : Askerlik borcu. Askerlik yükümlülüğü. Vatani görev. Kamu hizmeti sağlayan toplum hizmeti. Vatani hizmet. Askerlik hizmeti. Vatan borcu.
Vertice synonyms : unsloped, consulting service, perpendicular, plumb, steep, coigns, coign, orientation, cantel, nook, facility, cantlet, alcove, utility, arris, column, mitres, miter, miters.
Vertice zıt anlamlı kelimeler, Vertice kelime anlamı
Crooked : Yamuk yumuk. Kargacık burgacık. Deforme olmuş. Çökmüş. Çarpık çurpuk. Sahtekar. Çarpık. Yamuk. Eğri. Hilekar.
Gradual : Kademeli. Yavaş. Yavaş yavaş. Aşamalı. Tedrici. Derece derece olan. Yavaş yavaş olan. Derece derece.
Horizontal : Düz. Ufki. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Yatay çizgi. Yerçekimi doğrultusuna dik düzlem. Yatay düzlem. Yatay yerleştir. Ufka ait. Yatay. Horizontal.
Vertice antonyms : inclined, disservice.

Bu kısımda Vertice kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Vertice ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Vertice anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Vertice ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.