Very high türkçesi Very high nedir

  • Çok yüksek.

Very high ile ilgili cümleler

English: Ali receives a very high salary.
Turkish: Ali çok yüksek bir maaş alıyor.

English: I had a very high fever.
Turkish: Çok yüksek ateşim vardı.

English: The cost of living is very high in Tokyo.
Turkish: Tokyo'da yaşamanın maliyeti çok yüksek.

English: Tom has a very high fever.
Turkish: Tom'un çok yüksek bir ateşi var.

English: Land prices are very high in Japan.
Turkish: Japonya'da arazi fiyatları çok yüksektir.

Very high ingilizcede ne demek, Very high nerede nasıl kullanılır?

Very : Çok. Pek. Bile. Salt. Mutlak. Tıpkısı. Gayet. Hatta. En. Belirli.

High : Yüksek yer. Yüksek. Öfkelenmek. Pikap. Direnmek. Rekor. Yüksek basınçlı bölge. Lise. Kabarmak.

Very high density lipoprotein : Hdl. Yüksek yoğunluklu lipoprotein.

Very high frequency : Çok yüksek frekans. Çok yüksek frekanslar. Çok yüksek sıklık. 30-300 megahertz aralığındaki radyo frekansı.

Very amazed to : Çok şaşırmak.

Very bad : Çok kötü. Haşat. Berbat. Aşırı kötü.

İngilizce Very high Türkçe anlamı, Very high eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Very high ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Astronomic : Astronomik. Gökbilimsel. Aşırı.

 

Stiff : Pek. Sahte para. Katı. Kasılmış. Kuvvetli. Pekişmiş. Soğuk. Sıkı. Sert.

Astronomical : Muazzam. Gökbilimsel. Aşırı. Gökbilimle ilgili. Astronomik. Çok büyük.

Alpine : Alp dağlarına ya da diğer yüksek dağlara ilişkin. Alpin. Alplere ilişkin. Yüksek dağlara özgü. Yüksek dağlar ile ilgii. Alpler ile ilgili. Toprak. Alp dağlarına ait. Ağaç sınırının üstündeki bölgeye özgü. Dağlara ait veya onlarla ilgili.

Ultrahigh : Ultra yüksek. Aşırı yüksek (radyo frekansları).

Towering : Yüce. Şiddetli. Çok şiddetli. Yükselme. Son derece. Aşırı. Büyük. Yükselen. Yüksek.

Sky high : Ateş pahası.