Vigors türkçesi Vigors nedir

Vigors ingilizcede ne demek, Vigors nerede nasıl kullanılır?

Encroaching vigor : Arsızlık.

Gain vigor : Kuvvet kazanmak.

Hybrid vigor : Genetik olarak birbirine benzemeyen bireylerin birleştirilmesi sonucu oluşan melez yavrunun yaşama gücünün, beden yapısının ve verim özelliklerinin ebeveynlerinden üstün olması durumu, heterozis. heterozigot bireyin, homozigot dominant bireylerden daha üstün fenotipik özellikte olması. Melez azmanlığı.

With vigor : Şiddetle. Canlı bir şekilde. Enerjik bir şekilde. Hareketli bir şekilde.

Vigor : Canlılık. Yürürlük. Yaşama gücü. Enerji. Değer biçme. Fiyat saptama. Güç. Dinçlik. Kuvvet. Bkz.vigour.

Invigorates : Canlılık kazandırmak. Canlandırmak. Güçlendirmek. Dinçleştirmek. Yaşam bulmak. Kuvvetlendirmek. Hayat bulmak.

Invigoratingly : Canlandırıcı bir şekilde. Uyarıcı bir şekilde. Harekete geçirerek.

Invigorating : Canlandırıcı. Canlandırma. Canlı.

Vigorous : Coşkulu. Zinde. Gayretli. Güçlü. Arsız. Dinç. Enerjik. Etkin. Dinçlik. Şiddetli.

Vigorous opposition : Kuvvetli bir şekilde karşı çıkma. Etkin muhalefet. Güçlü bir şekilde katılmama. Anlaşmaya varılamayacak büyük karşı çıkış. Kuvvetli muhalefet.

 

İngilizce Vigors Türkçe anlamı, Vigors eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vigors ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dinted : Çentik. İz. Ufak çukur. Çizik. Çizgi. Ufak çukur açmak.

Doughtiness : Cesaret. Yiğitlik.

Vigorousness : Coşkunluk. Güçlülük. Gürbüzlük. Hayatiyet. Dirilik. Coşkululuk. Kuvvetlilik.

Euphoria : Mutluluktan uçma. Mutluluk ve neşe. Zindelik hissi. Öföri. Neşe. Öfori. Yerinde duramama. Mutluluk. Hastanın kendisini iyileşmiş gibi hissetmesi.

Haleness : Sağlamlık. Sağlıklık.

Ability : Herhangi bir şeyi öğrenmek, bir işi yapmak ve tamamlamak ya da bir duruma başarıyla uymak konusunda organizmada bulunan ve doğuştan gelen güç. kişinin kalıtımsal olarak öğrenmesini çerçeveleyen sınır. dışarıdan gelen bir etkiyi alabilme gücü. İşçiye ilişkin iş yapabilme yeteneği. Özgüç. Yetenek. Beceri. Öğrenilmeden kazanılan ve kişinin ansal yeterlik ya da edim ve eylem konularında iş başarma gücü. Yeterlik. Becerik. Bilinen koşullara göre gerçekleşen ya da gizli kalan üretim ve satış gücü.

Impetuses : Şiddet. İtici güç. Zor. Hız. Güdü. Saik. Dürtü. Uyarı.

Elations : Gurur. Sevinç. Mutluluk. Elasyon. Kıvanç. Haz.

Animateness : Hayat doluluk.

Go : Yok olmak. Ölmek. İşlemek. Uymak. Gayret. Erişmek. İlerlemek. Götürmek. Olmak.

Vigors synonyms : strenuosity, emphases, enforcements, activity, get up and go, breath of life, brio, baffling, raciness, animation, intensiveness, pith, valuations, vigor, capacity, vigours, strength, vitalities, ardous, arduous, adequateness, colorfulness, drive, clout, operations, briskness, effervescence, crispness, zip, brios, fitness, ecstasy, abilities.

Vigors zıt anlamlı kelimeler, Vigors kelime anlamı

Lethargic : Uyku halinde. Uyuşuklukla ilgili olan. uyuşukluk gösteren. Aşırı halsiz. Letarjik. Uyuşuk.

Ease : Dikkatle yerleştirmek. Hafifletmek. Rahatlamak. İçi rahat olma. Gevşetmek. Rahatlık. Refah. Kolaylaştırmak. Dindirmek. Rahat.