Virostatic türkçesi Virostatic nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Virüslerin çoğalmasını baskılayan ajan.
  • Virostatik.

Virostatic ingilizcede ne demek, Virostatic nerede nasıl kullanılır?

Recurviroster : Gagası yukarı doğru olan.

Recurvirostral : Gagası yukarı doğru olan.

İngilizce Virostatic Türkçe anlamı, Virostatic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Virostatic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abdominal pain : Karın ağrısı. Abdominal ağrı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı.

Abdominal fat necrosis : Karın yağı nekrozu. Karın içi yağ nekrozu.

Prostate : Prostat. Kestanecik. Özbeze.

Abdomen : Karın (böcek gövdesinde). Karın. Batın. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Abdomen. Karnın altı. Böcek gövdesinin alt kısım.

A c deformity : A-c kusuru. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

 

Abdominal distention : Karın gerginliği. Abdominal gerginlik. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

Abaxial : Aks kemiği dışında. Eksenden uzak. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksendışı. Eksenden uzak, eksen dışı. Abaksiyal. Eksen dışı.

Virostatic synonyms : a band, abattoir, abamectin, a c syndrom, abdominal palpation, a crochordon, a dna.