Virus türkçesi Virus nedir

  • Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Virüs.
  • Ancak elektron mikroskobuyla görülebilen, özel filtrelerden geçebilen, yalnızca canlı hücreler içerisinde üreyebilen, rna veya dna kitlesinden oluşmuş, herhangi bir metabolik işlev göstermeyen mikroorganizma.
  • Genetik materyal olarak dna veya rna nükleotitlerinden birini bulunduran, makromoleküllerini sentezleyebilmek için kendisine ait enzim sistemleri bulunmayan ve bu nedenle de zorunlu hücre içi parazit olan, antibiyotiklerin etkimediği, interferonlara duyarlı, bu gün için belirlenmiş en küçük mikroorganizma grubu. zehir.

Virus ile ilgili cümleler

English: The measles virus is very contagious.
Turkish: Kızamık virüsü çok bulaşıcıdır.

English: The genome of this virus is unknown.
Turkish: Bu virüsün genomu bilinmiyor.

English: A virus infected Tom's computer.
Turkish: Tom'un bilgisayarına bir virüs bulaştı.

English: Antibodies fight off infections and viruses.
Turkish: Antikorlar enfeksiyonları ve virüsleri defeder.

English: Aren't you afraid of getting infected by the virus?
Turkish: Virüs tarafından enfekte edilmekten korkmuyor musun?

Virus ingilizcede ne demek, Virus nerede nasıl kullanılır?

Virus attack : Virüs saldırısı.

Virus carrier : Virüs taşıyıcı.

 

Virus code : Virüs kodu.

Virus detection program : Virüs bulma programı.

Virus detection utility : Virüs bulma programı.

Virus infiltration route : Virüs sızma yolu.

Virus groups : Virüs grupları. Nükleik asit tipine, morfolojilerine, kılıf bulunup bulunmayışına göre virüslerin gruplara ayrılması. tek iplikli dna virüsleri, çift iplikli dna virüsleri, tek iplikli rna virüsleri, tek iplikli ve kılıflı rna virüsleri gibi.

Virus order : Virüslerin sınıflandırılmasında kullanılan en yüksek seviye. Virüs takımı.

Virus disinfector : Virüs temizleme programı.

Virus factory : Etkin virüs üretimi veya olgunlaşmasının gerçekleştiği hücresel odaklar. Virüs fabrikası.

İngilizce Virus Türkçe anlamı, Virus eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Virus ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Computer virus : Bilgisayar virüsü. Aktivasyon üzerine bilgisayar sistemine zarar vermek için tasarlanmış olan küçük bilgisayar programı.

Arbovirus : Arbovırus. Arbovirus. Arbovirüs. Bir rna virüsu.

Viruses : Virüsler. Bir protein kılıf ve nükleik asit olarak tek ya da çift iplikli, düz ya da halkasal dna ya da rna'dan oluşan, influenza virüsü gibi bazı virüslerde nükleik asidi birkaç parçadan oluşabilen, bazılarında protein kılıfın dışında zardan oluşan düz ya da üzerinde çıkıntılar bulunan bir kılıfları olan, hastalık yapıcı, bakterilerden daha küçük, yaşamak için bir başka hücrenin içine girmek zorunda olan ve ancak elektron mikroskobunda görülebilen zorunlu parazitler. nükleik asidi dna ya da rna oluşuna göre, morfolojilerine ve kılıf bulunup bulunmadığına göre gruplara ve alt gruplara ayrılırlar. helikal virüsler, çok şekilli virüsler, kılıflı virüsler, kompleks virüsler, tek iplikli dna virüsleri, çift iplikli dna virüsleri, tek iplikli rna virüsleri, tek iplikli ve kılıflı rna virüsleri gibi.

 

Bacteriophage : Bakteri yiyen. Bakteriyutar. Bakterilerin ölümlerine neden olabilen virüslere verilen genel ad, faj, litik faj. Bakterileri yok eden küçücük cisimler. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bakteriyofaj. Bakterileri enfekte eden virüs; bazı tipleri klonlama vektörü olarak kullanılan, bazıları litik (t4 fajı), bazıları da bakteri içinde lizogenik şekilde (bakteriyofaj lambda) çoğalan, kalıtım materyali dna (t serisi fajlar, lambda fajları, m13 gibi) ya da rna (tütün mozaik virüsü) olan virüsler. faj. Bakteri yokedici. Bakteri yutan. Bakteriyi enfekte edebilen virüs, faj.

Microorganism : Bakteri, mantar, protozoa ve mikroskobik algleri içeren, mikroskobik canlılar. Mikrop. Gözle görülemeyen küçük canlı. Mikro organizma. Mikroorganizma.

Vector : Mikrobiyal hastalık etkenlerini taşıyan canlılar. parazitleri ve diğer patojenleri kan emerek bulaştıran (sülükler, vampir yarasalar, insektler, keneler ve akarlar) veya dışkıdaki kistik evrelerle bulaşık yiyeceklerle taşıyan aracı. moleküler klonlama çalışmalarında kullanılan ve klonlanacak genin içine yerleştirildiği taşıyıcı görevi gören dna molekülleri. Yöney. Bilgisayar, biyoloji, ekonomi, fizik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Taşıyıcı. Rotasına sokmak. Portör. Hastalık taşıyıcı. Vektör. Gen mühendisliğinde, içine başka bir dna sokulabilen ve böylece gen ifadesinin incelendiği ya da çoğaltmak için bakteriye veya diğer hücrelere sokulabilen faj, plazmit ya da virüs dna molekülü. bazı hastalıkların taşıyıcılığını yapan organizmalar. Yönleç.

Bug : Delilik. Arıza. Canını sıkmak. Gıcık etmek. Yanlış. Bir şeyin hastası. Kızdırmak. Gizli dinleme aygıtı. Çeşitli yarımkanatlılar türüne, özellikle yatak tahtakurularına ad olan bileşik sözcük. a. bk. yatak tahtakurusu, su tahtakuruları, toprak tahtakuruları.

Phage : Yutum. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yutma. Bakterileri enfekte eden virüs; bazı tipleri klonlama vektörü olarak kullanılan, bazıları litik (t4 fajı), bazıları da bakteri içinde lizogenik şekilde (bakteriyofaj lambda) çoğalan, kalıtım materyali dna (t serisi fajlar, lambda fajları, m13 gibi) ya da rna (tütün mozaik virüsü) olan virüsler. faj. Bakteriyofaj. Faj.

Germ : Embriyo. Bakteri. Mikrop. Tohum. Asıl. Basil. Başlama çekidi. Çimlenmek.

Germs : Sigara. Tohum. Bakteri. Mikrop.

Virus synonyms : micro organism, malevolent program, infective agent, infectious agent, arborvirus, animal virus, tumor virus, slow virus, plant virus.

Virus ingilizce tanımı, definition of Virus

Virus kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Applied to organic poisons. Contagious or poisonous matter, as of specific ulcers, the bite of snakes, etc.