Visiting türkçesi Visiting nedir

  • Deplasmana gitmek.
  • Konuk olan.
  • Ziyaret.
  • Ziyaret eden.

Visiting ile ilgili cümleler

English: Ali is visiting Australia.
Turkish: Ali Avustralya'yı ziyaret ediyor.

English: A circus is visiting the town.
Turkish: Bir sirk, kenti ziyaret ediyor.

English: Ali is back in Boston visiting his family.
Turkish: Ali tekrar Boston'da ailesini ziyaret ediyor.

English: Ali hoped that Mary would consider visiting a few art museums with him.
Turkish: Ali Mary'nin kendisiyle birlikte birkaç sanat müzesini ziyaret etmeyi düşüneceğini umuyordu.

English: Ali and I'll be at the hospital visiting Mary.
Turkish: Ali ve ben Mary'yi ziyaret etmek için hastanede olacağız.

Visiting ingilizcede ne demek, Visiting nerede nasıl kullanılır?

Visiting book : Ziyaretçi defteri.

Visiting card : Kartvizit.

Visiting day : Ziyaret günü. Kabul günü. Görüş günü.

Visiting hours : Ziyaret saatleri.

Visiting nurse : Ziyaretçi hemşire. Hasta kimselere ev ziyaretinden bulunan tıbbi görevli.

Came to visit him : Mekanında sosyal bir ziyaret yapma. Görmek için evine gelme. Onu ziyarete gelme.

Revisiting : Yeniden değerlendirmek. Tekrar ziyaret etmek.

Visit to the doctor : Doktora gitme.

Visiting researcher : Misafir araştırma görevlisi.

Visit frequently : Kapısını aşındırmak. Sık sık ziyaret etmek. Sık sık uğramak veya ziyaret etmek. Dadanmak.

 

İngilizce Visiting Türkçe anlamı, Visiting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Visiting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Circuit : Halka. Elektriksel erke üretecinin ucaylarma bağlanarak kesiksiz bir iletim yolu oluşturan iletken aygıtlar ya da gereçler dizisi. Çıngı devresi. Dolambaçlı yol. Devir. Çevril bir devinimle tümlenen oluşum ya da süreç.. Bir yönetim altındaki işletme sayısı. Elektriğin bir yöne akışı. Etrafında dönmek. Tur atmak.

Visit : -e gelmek. Muayene etmek. Muayeneye gitmek (doktor hastayı). Gezmek. Çektirmek. Ziyarette bulunmak. Ziyarete gitmek. Ziyaret etmek. Teftiş etmek.

Visitations : (tanrıdan gelen) bela veya felaket. Ziyaret etme. Felaket. Tanrıdan gelen şey. Teftiş. Hasta ziyareti. Uzun ziyaret. Aşırı hayvan göçü.

Visitation : Felaket. (tanrıdan gelen) bela veya felaket. Aşırı hayvan göçü. Tanrıdan gelen şey. Uzun ziyaret. Resmi ziyaret. Ziyaret etme. Teftiş. Hasta ziyareti.

Visits : Gezmek. Ziyaret etmek. Uğramak. Çektirmek. Ziyarete gitmek. Ziyaret sayısı. Musallat olmak. Laflamak. Çene çalmak. Teftiş etmek.