Void türkçesi Void nedir

Void ile ilgili cümleler

English: According to legend, those woods used to be haunted, so people would avoid entering.
Turkish: Efsaneye göre bu ormanda bir zamanlar hayalatler varmış, o yüzden de insanlar girmezlermiş.

English: When we reached the summit, we all yelled out into the void.
Turkish: Zirveye vardığımızda hepimiz çığlık attık.

English: Her words were wholly void of meaning.
Turkish: Onun sözleri tamamen anlamsızdı.

English: Ali always tries to avoid trouble.
Turkish: Ali her zaman sorundan kaçınmaya çalışır.

English: Ali advised us to leave early and avoid the morning traffic.
Turkish: Ali erken ayrılmamızı ve sabah trafiğinden kaçınmamızı bize tavsiye etti.

Void ingilizcede ne demek, Void nerede nasıl kullanılır?

Void ab initio : Bağlayıcı değil. Baştan geçersiz. Zorunlu değil. Başından sakat.

Void agreement : Geçersiz anlaşma.

Void ballot : Boş oy. Boş oylama. Geçersiz oylama. Geçersiz oy.

Void contract : Geçersiz anlaşma. Yasla geçerliliği olmayan sözleşme. Batıl sözleşme. Hükümsüz sözleşme.

Void of : -den mahrum. Sız. -sız. Yoksun. -den yoksun. Siz.

 

Make void : Boşaltmak.

Asphalt void ratio : Asfalt boşluk oranı.

Left a void behind him : Arkasında doldurulması zor bir boşluk bıraktı. Gittikten sonra herkesin boşluk hissetmesine neden oldu. O gittikten sonra yerinin doldurulması zor oldu.

Deemed null and void : Artık gereci olmamak. Geçersiz saymak.

Fill the void : Boşluğu doldurmak.

İngilizce Void Türkçe anlamı, Void eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Void ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Null : Önemsiz. Değersiz. Kukla. Boşluk. İşe yaramaz. Sıfır.

Mutilates : Bir tarafını kesip sakat bırakmak. Bozmak. Kötürüm etmek. Değiştirmek. Tahrip etmek. Kesip sakat bırakmak. Önemli kısımları çıkararak bozmak. Sakatlamak. Kesmek (vücudun bir uzvunu bütünüyle).

Blank : Boş yer. Boşluk. Sayıyı önlemek (spor terimi). Açık yer. Silmek. Boş kağıt. Yazısız kağıt.

Devoid of : Yoksun. Mahrum kalmak. -den yoksun. Mahrum. -den mahrum.

Desolate : Perişan. Perişan etmek. Yalnız. Tenha. Kuş uçmaz kervan geçmez. Arkadaşsız. Kederlendirmek. Terkedilmiş. Terketmek.

No account : Hesabı yok. Önemsiz. Değersiz.

Annulling : Çevirmek. Kaldırmak. Fesh etmek. Bozmak. Sözleşme vb'ni bozmak. Yürürlükten kaldırmak.

Lonelier : Kasvetli. Yalnız. Yalnız (kimse). Kimsesiz. Tenha. Garip. Yapayalnız.

Drain : Süzülmek. Akıtmak. Dren. Akaçlamak. Pansuman yapmak. Suyunu çekmek. Akaç. Pis su borusu. Süzmek.

Nudest : Ten rengi. Çıplak.

Void synonyms : ineffectual, clean out, evacuate, debarks, deplete, cleaned, micturate, cancels, invalidate, adeem, abdicates, adiabatic, annihilate, captious, noneffective, peed, rescind, deserted, abdicate, bend the neck, dispossesses, full of holes, allowing, circumduct, deserting, empties, pisses, caduceus, back off, chimerical, abolishes, bare, devoid.

 

Void zıt anlamlı kelimeler, Void kelime anlamı

Valid : Geçerli. Varid. Yerinde. Haklı. Sağlam temele oturtulmuş. Cari. Geçer. Bilgisayar, eğitim alanlarında kullanılır. Muteber. Makul.

Fill : Dolduracak miktar. Dolusu. Kabarmak. Kapamak. Karşılamak. Dolgu yapma. Kaplamak. Doyumluk. Doyma.

Void ingilizce tanımı, definition of Void

Void kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Not filled. An empty space. To be emitted or evacuated. Empty. Not occupied. As, to void a table. To quit. To make or leave vacant or empty. Containing nothing. To remove the contents of. To leave. Vacant. A vacuum.