Voile türkçesi Voile nedir
- İnce kumaş.
- Vual.
Voile ingilizcede ne demek, Voile nerede nasıl kullanılır?
Voiles : Vual. İnce kumaş.
Voila : Buyurun. (bir kimsenin bir zafer veya başarıya dikkatini çekmek için kullanılan ifade). Buyurun! ve işte!. (fransızca) işte orada!. Şuraya bak. İşte orada.
Voice : Fikir. Çatı. Sözcü. Soluk alıp vererek ses tellerinin titreşimi ile çıkarılan tonların tümü. Bilgisayar, gramer, tiyatro alanlarında kullanılır. Anlatmak. Ses. Dile getirmek. Akort etmek. Söylemek.
Voice activated : Sesle kumanda edilen. Ses ile aktifleşen. Ses kumandalı. Sesle etkinleştirilen.
Voice capable modem : Ses özellikli modem. Sesleri işlemden geçirebilen modem.
Voice disorder : Ses bozukluğu. Sesin sürekli olarak güç, perde, nitelik ve esneklik bakımından dikkati çekecek ölçüde farklılık göstermesi; konuşurken sesin kısık, çok yüksek, tiz, pes, soluk ya da tekdüze olması durumu.
Voice coil : Ses bobini.
Voice commands : Ses komutları.
Voice detecting program : Sesleri bilgisayar aracılığıyla tanımlamak için tasarlanmış program. Ses algılama programı. Ses tanımlama programı.
Voice characteristics : Bir sesin kendine özgülüğü. Ses özelliği.
İngilizce Voile Türkçe anlamı, Voile eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Voile ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Cloth : Kumaş. Dokuma. Rahiplik. Cilt bezi. Din adamlığı. Örtü. Yelken. Sofra örtüsü. Bez örtü. Bez.
Material : Bez. Maddi. Gereç. Madde. Özdek. Zaruri. Kumaş. Maddesel. Bedensel. Malzeme.
Fine cloth : İyi kumaş.
Fabric : Bir kayacın iç yapısı. (iç yapı, kayacın oluşum koşullarına bağlı olduğundan belli başlı doku örneklerinde, kayaç cinslerine göre şöyledir: a) kor kayaçlar. 1. kristal: kayaç yapıcı minerallerin hepsi kristal biçimi göstermektedir, aralarında bağlayıcı madde yoktur. kristal dokunun şu cinsleri vardır: a) tüm kristal: kayacı yapan bütün mineraller kristallenmişlerdir. b) yarı kristal: kristallenmiş yapıcılar arasında camsı madde de vardır. c) iri kristalli: kristallenmiş yapıcılar çıplak gözle görülebilmektedirler. ç) ince kristalli: kristal yapıcılar ancak mikroskopla seçilebilmektedir. d) taneli: kristallenmiş yapıcıların büyüklük ve biçimleri ortalama özdeştir. iri, ufak ve sık taneli dokular vardır. 2. camsı: kayaç tüm ya da büyük çoğunlukla, camsı bir madde ile yapılıdır. 3. porfirsi: sık taneli ya da camsı bir kayaç hamuru içinde kendine özgü kristal biçimi gösteren kristaller vardır. 4. camsı porfirsi: kayaç hamuru büsbütün camsı maddedir ve bu hamur içinde iri kristaller bulunmaktadır. 5. akış izli doku: kayacın geldiği magmanın akış yönü, kayaç hamurundaki kristalciklerin sıralanışından ve camsı maddenin biçiminden bellidir. 6. yuvarsı doku: camsı madde ile yapılı kayaç hamurunda, özekten ışınsal ve küresel biçimler vardır. a) tortul kayaçlar. doku genellikle birikme koşullarına uygun olarak katlıdır. c) başkalaşım kayaçları. mineralleri az çok özdeş zamanda kristallendiklerinden, bu kayaçlarda, genellikle kristal başkalaşım dokusu bulunur: a) mozaiksi doku: kayacın mineralleri taneli biçim gösterir. b) eşit doku: kayacın minerallerinin taneleri ortalama birbirine eşit büyüklüktedir. c) değişik doku: minerallerin tane büyüklükleri çeşitlidir. ç) porfirsi başkalaşım dokusu: taneli kayaçta, ötekilerinden sonra ve çok daha büyük tane büyüklüğünde gelişmiş kristaller vardır. d) porfir kırıklı doku: başkalaşımdan önce oluşmuş kristaller, kayaçta kalıntı durumunda bulunur. Çatı. Bez. Dokuma. İskele. Kumaş. Bünye. Nesiç. Yapı.
Tissue : Kağıt peçete. Bitki ve hayvan organlarını meydana getiren, aynı görevi yapmak üzere bir arada bulunan, benzer hücre topluluklarının hücreler arası maddeyle beraber oluşturdukları yapı. epitel, bağ, kas, sinir dokusu gibi. Nesiç. Doku. Ağ. İnce yumuşak kağıt. Bir tür ince ambalaj kağıdı. İnce kağıt.
Gossamers : İnce. Bürümcük. Havada uçan ince örümcek ağı. Örümcek ağı. Çok ince bir tür bürümcük. Hafif. Çok hafif. Hafif ve incecik. İncecik.
Textile : Mensucat. Tekstil ürünü. Dokuma kumaş. Dokunmuş kumaş. Dokuma işleri. Dokumacılık. Tekstil. Dokuma.
Tissues : Tuvalet kağıdı. Kopya kağıdı. İnce kağıt. Ağ. Doku. Kağıt peçete. Kağıt mendil.
Voile synonyms : voiles, byssus, gossamer.

Bu kısımda Voile kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Voile ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Voile anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Voile ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.