Voiles türkçesi Voiles nedir

  • Vual.
  • İnce kumaş.

Voiles ingilizcede ne demek, Voiles nerede nasıl kullanılır?

Voile : İnce kumaş. Vual.

Voila : (bir kimsenin bir zafer veya başarıya dikkatini çekmek için kullanılan ifade). Buyurun! ve işte!. Buyurun. İşte orada. (fransızca) işte orada!. Şuraya bak.

Voice : Konuşma yetkisi. Söylemek. Bilgisayar, gramer, tiyatro alanlarında kullanılır. Ses tellerini titreştirerek oluşturmak. Soluk alıp vererek ses tellerinin kımıldamasıyla çıkarılan tonlar. Anlatmak. Dile getirmek. Fiil kök veya gövdesinin, sözlük anlamında herhangi bir değişikliğe uğramadan fiilden fiil yapan belirli bazı eklerle genişletilerek cümledeki özne ve nesne ile olan bağlantısında uğradığı durum değişikliği; fiilin anlam değişikliği göstermeyen, ancak özne ve nesneye hükmeden şekil değişikliği. || çatılar, türlerine, aldıkları eklere ve işlevlerine göre kendi içlerinde etken çatı (yalın çatı), edilgen çatı, meçhul çatı, dönüşlü çatı, işteş çatı, ettirgen çatı diye sınıflandırılır. bunlara bk. Soluk alıp vererek ses tellerinin titreşimi ile çıkarılan tonların tümü. Fikir.

Voice activated : Ses kumandalı. Sesle etkinleştirilen. Ses ile aktifleşen. Sesle kumanda edilen.

Voice capable modem : Sesleri işlemden geçirebilen modem. Ses özellikli modem.

 

Voice channel : Ses kanalı. Sesin içinden geçtiği kanal.

Voice characteristics : Bir sesin kendine özgülüğü. Ses özelliği.

Voice command : İnsan sesi komutu. Ses komutu.

Voice controlled : Ses kumandalı.

Voice coil : Ses bobini.

İngilizce Voiles Türkçe anlamı, Voiles eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Voiles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Vocalization : Ötümlüleşme. Vokal yapma. Ünlüleşme. Sesli harf yerine kullanma. Seslendirme.

Vox : Ses.

Communication : Haber (mektup veya not veya telgraf gibi iletilen). Yayma. Mesaj. Haberleşme. Haber. Temas. Ç.komünikasyon jüyesi. Bilgi ve deneyim alışverişi. Ulaşım. Bağlantı.

Voice over : Sözünü geçirmek.

Vocalisation : Ünlüleşme. Seslendirme. Ötümlüleşme.

Tissue : İnce yumuşak kağıt. Kağıt mendil. Kağıt peçete. Nesiç. Doku. Tuvalet kağıdı. Bitki ve hayvan organlarını meydana getiren, aynı görevi yapmak üzere bir arada bulunan, ortak yapı ve işleve sahip hücreler grubunun oluşturdukları yapı. Dokuma. .

Singing voice : Nağme. Şarkı sesi.

Gossamer : Çok ince şey. Hafif ve incecik. Bürümcük. Çok ince bir tür bürümcük. Hafif. Örümcek ağı. Havada uçan ince örümcek ağı. Çok hafif. İncecik şey.

Sound : Titreşimli bir kaynaktan çıkan, belirli bir ortamda uzunlamasına dalgalar biçiminde yayılan basıncın etkisiyle kulağın algıladığı duyu. Selen odası. Sağlıklı. Genel anlamı içinde, insan sesi olmayan herhangi bir ses. bir nesnenin titreşimlerinin havada dalgalar halinde işitme duyumuza etki yapmasıyla ortaya çıkan ses. Yasal. Sondalamak. Yoklamak (düşünce veya fikir). Ciğerlerden gelen havanın ses yolunun herhangi bir noktasındaki boğumlanması ile oluşan ve yayılarak kulakta, bir ünlü olarak veya bir ünlü ile birlikte algılanan titreşim: a, m, n, y, s. İyi. Oturaklı.

 

Voiles synonyms : sprechgesang, sprechstimme, androglossia, byssus, phonation, fine cloth, gossamers, voile, vocalism, tissues.

Voiles zıt anlamlı kelimeler, Voiles kelime anlamı

Silence : Tiyatroda ışıklar ya da levha ile özellikle perde açıldıktan sonra yapılan uyarı. Susturmak. Sır saklama. Susma. Bir sinema ya da televizyon görünçlüğünde hiç bir sesin yer almaması durumu. sessiz sinema döneminde filmler baştan sona sessiz olduğu için bu dönemde değerlendirilemeyen ve kullanılamayan özellik. Susunuz. Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Işıklar ya da levha ile yapılan uyarı. özellikle perde açıldıktan sonra kullanılır. Bir çevirime başlanacağı sırada düzlükte bulunanları uyarma komutu. Susunuz uyarısı.

Dirtiness : Kirlilik. Pasak. Aşağılıklık. Pislik. Adilik.

Tidy : Ivır zıvır kutusu. Temiz. Temizlemek. Derleyip toplamak. Düzeltmek. Şık. Çekidüzen vermek. Düzenli. Toparlamak. Derli toplu.

Voiles antonyms : clean.