Vox türkçesi Vox nedir

Vox ile ilgili cümleler

English: Tatoeba is a mini-LibriVox, it just needs to be written before the large-scale reading aloud would start.
Turkish: Tatoeba bir mini-LibriVox'tur. O, yüksek sesle büyük ölçekli okuma başlamadan önce sadece yazılması gerekiyor.

İngilizce Vox Türkçe anlamı, Vox eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vox ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Noising : Şamata. Patırtı. Gürültü etmek. Gürültü. Ses çıkarmak. Velvele. Zımbırtı. Kısa devre.

Clatter : Tangırtı. Gürültüyle yapmak. Takırtı. Gevezelik etmek. Patırtı. Takırdamak. Ses çıkarmak. Uğultu. Şakırdamak. Tangırdatmak.

Voice : Ötümlüleştirmek. Söylemek. Fikir. Çatı. Soluk alıp vererek ses tellerinin titreşimi ile çıkarılan tonların tümü. Soluk alıp vererek ses tellerinin kımıldamasıyla çıkarılan tonlar. Sözcü. Ses çıkarmak. Dile getirmek.

Communication : Kişiler arasında duygu, düşünce, bilgi, haber alış verişi. bu alış verişte, kaynak durumunda olan kimsenin ortaya koyduğu ya da koymak istediği anlam ile bunu algılayanın buna verdiği anlam arasındaki özdeşlik, benzerlik ya da uyuşum ilişkisi. Kominikasyon. Nakletme. Tebliğ. İletiliş. Bir düşüncenin, bir duygunun yüz anlatımı, el, kol ve baş hareketleri, konuşma yoluyla ya da yazı, telefon, radyo, televizyon gibi bildirişim araç ve gereçlerinden yararlanarak bir kimseden başka bir kimseye iletimi. Kişiler veya kişiler ile teknik cihazlar arasındaki bilgi ve haber aktarımı. haber alma, haber aktarma olgusunun karşılıklı görünümü. ayrıca bk. iletişim. Düşünce ve duyguların bireyler, toplumsal kümeler, toplumlar arasında söz, el-kol devimi, yazı, görüntü vb. aracılığı ile değiş tokuş edilmesini sağlayan toplumsal etkileşim süreci. Ulaşım. Bir bilginin, bir haberin, bir niyetin, bir konuşmanın ilkel veya gelişmiş bir işaret sisteminden yararlanılarak bir zihinden başka bir zihne yahut da bir merkezden başka bir merkeze ulaştırılması. dil en önemli iletişim aracıdır.

 

Noise : Gürültü. Titreşimli düzenli olmayan sesler. boğumlanmaları sırasında tonlu ve tonsuz hışırtı niteliği taşıyan z, s ünsüzleri ile tonlu ve tonsuz patlama niteliği taşıyan b, p ünsüzleri titreşim açısından birer gürültü sesidir. Patırtı. Kısa devre. Şamata. Bilgisayar, fizik, gitar, gramer, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Velvele. Yükselteç çıktısında gözlenen ve imlem girdisinde çeşitli nedenlerden kaynaklanan, asalak birleşenlerin yükseltilmesinden ileri gelen uyumsuz sesler. Zımbırtı. Ses çıkarmak.

Phonic : Ses özelliğinde olan. Sesçil. Sesli. Fonik. Sese ait. Sesle ilgili.

Phonation : Ünleme. Tasavvut. Fonasyon. Ciğerlerden gelen basınçlı havanın. ses tellerinde titreşmesi ve ses yolunun belirli noktalarındaki değişik işlemlerle ses durumuna gelmesi. Ses oluşumu. Ses çıkarma. Sesleme. Seslendirme.

 

Shouted : Bağırmak. Haykırış. Haykırmak. Bağırış. Bağırarak söylemek. Seslenmek. Çağırmak. Banlamak.

Vocalisation : Ünlüleşme. Seslendirme. Ötümlüleşme.

Phone : Telefon. Zeng etmek. Selenli sesbirimbirim. Çınka. Çınkalamak. Telefonla aramak. Hoparlör. Alısünlemek. Çınka etmek. Telefon açmak.

Vox synonyms : sprechstimme, sprechgesang, pipes, noised, clatters, chirm, phono, phonetic, audio, shout, vocalism, sonance, vocalization, acoustic, singing voice, voice over.

Vox ingilizce tanımı, definition of Vox

Vox kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A voice.