Von willebrand hastalığı nedir, Von willebrand hastalığı ne demek

Von willebrand hastalığı; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Kanama zamanının artışı, kimi pıhtılaşma faktörlerinin eksikliği ve kan pulcuklarının yapışmasındaki yetersizlikle kendini gösteren ve kanamayı kontrol eden glikoproteinin yetersizliği veya işlev bozukluğundan kaynaklanan, köpek, domuz ve tavşanlarda görülen bir kalıtsal hastalık, anjiyohemofili, psödohemofili, Willebrand sendromu, Minot-von Willebrand sendromu.

Von willebrand hastalığı tanımı, anlamı

Hastalı : Hastalıklı

Hasta : Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız. Aşırı düşkün, tutkun. Parasız, züğürt. Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan.

Pıhtılaşma faktörleri : Protein, lipoprtotein ve kalsiyum iyonlarından oluşan, pıhtılaşma olayında görevli faktörler.

Kalıtsal hastalık : Ebeveynlerden evlatlarına genetik olarak aktarılan hastalık.

İşlev bozukluğu : Beyinde baş gösteren bir sakatlanma nedeniyle kişinin araç kullanma ve tasarladığı devimleri yapabilme gücünü yitirmesi.

Anjiyohemofili : Von Willebrand hastalığı.

Psödohemofili : Von Willebrand hastalığı.

Glikoprotein : Proteinlerin karbohidratlarla birlikte oluşturdukları ve zarların yapısına giren bileşik protein. Karbonhidrat zinciri, plazma zarında (glikoforin vb.) dış yüzeye doğru, çekirdek zarlarında perinükleer aralığa, mitokondri zarlarında dış kompartımana doğru, salgı glikoproteinlerinde (mukus maddesi, hormon vb.) ise genellikle reaksiyona giren tarafa doğru bulunur. Glukoprotein. Proteinlerin karbonhidratlarla birlikte oluşturdukları ve zarların yapısına giren bileşik protein, glükoprotein. Proteinlerin karbonhidratlarla kovalent bağlarla birleşmesiyle oluşan zarların yapısına giren bileşik protein.

 

Yetersizlik : Yetersiz olma durumu, kifayetsizlik.

Pıhtılaşma : Sıvı durumdan pıhtı durumuna geçme, pıhtılaşmak işi.

Hastalık : Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı. Aşırı düşkünlük, tutku. Ruh sağlığının bozulması durumu. Bitkilerin yapılarında görülen bozukluk.

Gösteren : Gösterilenle birleşerek göstergeyi oluşturan ses veya sesler bütünü.

Yetersiz : Gerekli bilgi ve yeteneği olmayan, yeterliği olmayan, kifayetsiz, ehliyetsiz. Verimli olmayan. Eksiği olan, yetecek kadar olmayan. Gereken, istenen niteliği olmayan. İşlevini tam olarak yapamayan (organ, alet vb.).

Kalıtsal : Kalıtımsal.

Kontrol : Denetleme. Bir şeyin gerçeğe ve aslına uygunluğuna bakma. Yoklama, arama. Denetçi, kontrolör.

Yapışma : Yapışmak işi. Boyanın uygulandığı yüzeye tamamen kuruduktan sonraki tutunma derecesi.

Sendrom : Belirge. Sıkıntı.

Eksikli : Kendisine bir şey gerekli olan, muhtaç. Kadın.

Tavşan : Tavşangillerden, eti yenen, hızlı koşan, kemirgen, postundan yararlanılan bir tür memeli (Lepus europeus). Atletizm yarışlarında rekor kırılabilmesi için tempoyu yüksek tutup belirli bir mesafeyi diğer atletlerin önünde koşan atlet. Değerli ağaçlar üzerine ince oymalar işleyen sanatçı, tahta oymacısı.

 

Diğer dillerde Von willebrand hastalığı anlamı nedir?

İngilizce'de Von willebrand hastalığı ne demek ? : von willebrand disease