Walkouts türkçesi Walkouts nedir

  • İşi bırakma.
  • Toplantıyı terketme.
  • Terketme.
  • Çekilme.
  • Grev.
  • Toplantıyı terk etme.
  • Bırakıp çıkma.
  • İşçi grevi.

Walkouts ingilizcede ne demek, Walkouts nerede nasıl kullanılır?

Walkout : Toplantıyı terk etme. Toplantıyı terketme. Bırakıp çıkma. İşi bırakma. Terketme. Çekilme. Grev. İşçi grevi.

Walkover : Kolay yengi. Kolay zafer. Kolay galibiyet. Kolay kazanma. Çocuk oyuncağı. Çok kolay iş. Kolay kazanılan başarı.

Walkovers : Çocuk oyuncağı. Kolay kazanılan başarı. Çok kolay iş. Kolay zafer. Kolay kazanma. Kolay galibiyet.

Walk a thon : Katılımcıların yapabildikleri kadar yürüdükleri ve bağışların her etap (mil, kilometre vs) için belirlendiği bağış toplama etkinliği.

Walk about : Etrafta gezinmek. Gezinmek. Gezdirmek. Kolaçan etmek. Amaçsızca dolanmak. Dolaşmak. Etrafta dolanmak. Dolaştırmak.

Walk away with : Ön plana geçmek. Yürütmek. Araklamak. Kolayca kazanmak. Çalmak. Alıp götürmek.

Walk across the street : Karşıdan karşıya geçmek. Karşıya geçmek.

Walk back and forth : Bir aşağı yukarı yürümek. Volta atmak. Dönüp dolaşmak.

Walk away from : Rahatlıkla yenmek. Kolayca yenmek. Kolayca geçmek. Daha hızlı koşmak. Ucuz kurtulmak (kazadan). Rahatça kazanmak.

Walk along : Yanı başında gitmek (nehir vs gibi). Yanından yürümek. (bir şeyin) yanından geçmek. Yanında akmak. Yanı sıra yürümek. Yanı başında gitmek.

 

İngilizce Walkouts Türkçe anlamı, Walkouts eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Walkouts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Drainage : Boşaltma sistemi. Doğal olan veya ameliyatla oluşan boşluklarda toplanmış patolojik sıvıların, dışarı boşaltılmasını kolaylaştırmak için birtakım araçların bu boşluklara konması. Akaçlama. İltihabı boruyla boşaltma. Yeraltı sularını toplayan döşem. Akaklama. Kanalizasyon sistemi. Toprağın sağlığa ve tarıma dokuncalı, gereğinden çok suyunu boşaltmak ve akıtmak amacıyla girişilen düzenleme işlerinin tümü. Suları akıtma.

Exposal : Açığa vurma. Yer. Muhafazasız olma. Kınama. Açık olma. İptal duyurusu. Yerleştirme (güneşle ilişkili). Maruz olma. Fotograf. Gözler önüne serme.

Turnouts : Sapak. Grevci. Giyiniş. Katılımcı sayısı. Verim. Yol ayrımı. Katılım oranı. Ürün. Katılım.

Exposals : Muhafazasız olma. Konum. İptal duyurusu. Açık olma. Maruz olma. Yerleştirme. Fotograf. Bir grup insana sunma. Yerleştirme (güneşle ilişkili).

Abdications : Görevden çekilme. Tahttan vazgeçmek. Çekilme (yüksek bir mevkiden). Tahttan çekilme. Tahtı terketme. El çekme. Yüksek bir mevkiden çekilme. Kaçınma (sorumluluktan). Tahttan vazgeçme.

Protest : İtiraz etmek. Karşı çıkmak. Karşı çıkma. İhtaren bildirmek. Tarih, ekonomi alanlarında kullanılır. Protesto etmek. Teminat vermek. Ödeme uyarısı. İtiraz. Ödek, çek ve belgitler gibi tecimsel belgelerin kabul ve ödemeye verildiklerinde ödemekten kaçınma nedeniyle taşıyanın, çekici ve aradaki aktarımcılara dönebilmek amacıyla yasasında belirtilen süre içinde noter eliyle yaptığı uyarı.

 

Desertions : Askerlikten kaçma. Askerden kaçma. Kaçaklık. Kaçma. Terk. Din değiştirme. Firar. Firar etme.

Dissent : Görüş ayrılığı. Anlaşmazlık. Farklı düşünmek. Çekişmek. Kabul etmemek. Uyuşmazlık. Karşı koymak. Aynı fikirde olmamak. Anglikan kilisesinden ayrılmak. Ayrılmak.

Desistence : Son. Durma işi. Vazgeçme. Ara verme. Feragat. Sarfınazar. Sonlandırma.

Abandonments : Metrukiyet. Vazgeçme. Terk etme. Terk. Bırakma. İşsizlik. Abandone. Bırakılma.

Walkouts synonyms : voidance, cession, walkout, renouncements, breakaways, turnout, being dragged, cessions, contraction, abandonment, abdication, desistance, industrial action, breakaway, renunciation, strike action, divesture, leaving, abjurations, abjuration, defection, strikes, work stoppage, defections, resist, abandoning, desertion, renouncement, being drawn, renunciations, strike.

Walkouts zıt anlamlı kelimeler, Walkouts kelime anlamı

Arrive : Varmak. Vasıl olmak. Gelmek. Üstesinden gelmek. Ulaşmak. Doğmak. Dönmek. Gelip çatmak. Ayak basmak. Gelip dayanmak.