Walkout türkçesi Walkout nedir

  • Terketme.
  • Toplantıyı terketme.
  • Çekilme.
  • İşçi grevi.
  • Bırakıp çıkma.
  • Grev.
  • İşi bırakma.
  • Toplantıyı terk etme.

Walkout ile ilgili cümleler

English: The railroad workers are going on walkout tomorrow.
Turkish: Demiryolu işçileri yarın greve gidiyorlar.

Walkout ingilizcede ne demek, Walkout nerede nasıl kullanılır?

Walkouts : Bırakıp çıkma. Toplantıyı terk etme. Grev. Terketme. İşçi grevi. Toplantıyı terketme. Çekilme. İşi bırakma.

Walkover : Çok kolay iş. Kolay galibiyet. Kolay yengi. Kolay zafer. Kolay kazanılan başarı. Çocuk oyuncağı. Kolay kazanma.

Walkovers : Kolay galibiyet. Kolay kazanma. Kolay kazanılan başarı. Çocuk oyuncağı. Kolay zafer. Çok kolay iş.

Walk a thon : Katılımcıların yapabildikleri kadar yürüdükleri ve bağışların her etap (mil, kilometre vs) için belirlendiği bağış toplama etkinliği.

Walk about : Amaçsızca dolanmak. Dolaşmak. Etrafta dolanmak. Gezinmek. Kolaçan etmek. Gezdirmek. Dolaştırmak. Etrafta gezinmek.

Walk away lease : Kapalı uçlu kiralama. Kiralama dönemi sonunda kiralanan yatırımın kiraya verene devredildiği ve kiracının yatırıma sahiplik olanağının bulunmadığı finansal kiralama türü. krş. açık uçlu kiralama.

Walk away with : Alıp götürmek. Kolayca kazanmak. Çalmak. Ön plana geçmek. Yürütmek. Araklamak.

 

Walk back : Yürüyerek geri dönmek.

Walk across the street : Karşıdan karşıya geçmek. Karşıya geçmek.

Walk along : Yanı başında gitmek (nehir vs gibi). Yanı sıra yürümek. (bir şeyin) yanından geçmek. Yanı başında gitmek. Yanından yürümek. Yanında akmak.

İngilizce Walkout Türkçe anlamı, Walkout eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Walkout ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Renouncements : Terk. Sarfınazar etme. Feragat etme. Vazgeçme. Terk etme.

Cession : (mal veya hak vb) feragat. Terk. Devretme. Verme. Bırakma. Devir. Vazgeçme. Feragat. Ferağ.

Exposal : Koyma. Açığa çıkarma. Filmi veya fotografı ışığa tutma (fotografçılık). Koruyucusuz olma. Kınama. Açık olma. Yerleştirme. Açma. Keşfetme. Muhafazasız olma.

Defection : Başarısızlık. Sığınma. İltica. Ayrılma. Mensup olduğu zümreden çekilme. İhanet. Düşman tarafına sığınma. Terk etme. Parti değiştirme.

Turnouts : Giyiniş. Dönemeç. Katılımcı sayısı. Verim. Mahsul. Yol ayrımı. Tali yol. Giyiniş tarzı. Katılanlar.

Renunciations : Feragat. Tanımama. Vazgeçme. Ret. Bırakma. El çekme.

Cessions : Devir. Bırakma. Terk. Vazgeçme. Ferağ. (mal veya hak vb) feragat. Devretme. Feragat. Verme.

Abdications : Tahtı terketme. Tahttan vazgeçme. Kaçınma (sorumluluktan). El çekme. Tahttan çekilme. Yüksek bir mevkiden çekilme. Çekilme (yüksek bir mevkiden). Görevden çekilme. Tahttan vazgeçmek.

Breakaway : Ani atak. Gruptan kopma. Kopma. Serbest kalan. Ayrılma.

Desistance : Sarfınazar. Durma işi. Sonlandırma. Vazgeçme. Ara verme. Feragat.

Walkout synonyms : abdication, abandonments, industrial action, voidance, desertions, defections, abandonment, strike action, turnout, desistence, divesture, renouncement, objection, drainage, leaving, work stoppage, being dragged, abandoning, contraction, abjuration, protest, abjurations, exposals, renunciation, being drawn, strike, strikes, breakaways, dissent, walkouts, desertion.