Wallets türkçesi Wallets nedir

Wallets ile ilgili cümleler

English: The police found three wallets in your car.
Turkish: Polis arabanızda üç cüzdan buldu.

English: Give me your wallets.
Turkish: Bana cüzdanlarını ver.

Wallets ingilizcede ne demek, Wallets nerede nasıl kullanılır?

I forgot my wallet : Cüzdanımı unuttum.

Wallet : Cüzdan. Microsoft wallet. Portföy. Para cüzdanı. Dağarcık.

Swallet : Obruk.

Walled : Duvarla çevrilmiş. Çeperli. Duvarla çevrili. Duvarlı. Duvarla kaplı. Surlu. Çitli. Duvarlanmış. Kapalı. Etrafı çevrili.

Walled city : Sur içi. Etrafı duvarlarla kaplı şehir. Etrafı duvarla çevrili şehir. Sur içi şehir.

Walleyes : Akçıl göz bebeği. Ak benek. Walleye güdümlü bombası. Dış şaşılık. Akçıl gözlü balık. Gözün irisi çevresinde beyazımsı bir halka olması veya açık renkli gözlü olma durumu. Şaşılık. Gözlerin veya bir gözün dışa doğru dönmesi (gözbilimi). Kuzey amerika'da levrek familyasından büyük gözlü bir balık türü.

Walleye : Gözün irisi çevresinde beyazımsı bir halka olması veya açık renkli gözlü olma durumu. Akçıl gözlü balık. Walleye güdümlü bombası. Ak benek. Akçıl göz bebeği. Gözlerin veya bir gözün dışa doğru dönmesi (gözbilimi). Şaşılık. Kuzey amerika'da levrek familyasından büyük gözlü bir balık türü. Dış şaşılık.

 

Unwalled : Duvarsız.

Walled town : Etrafı duvarlarla çevrilerek diğer kasabalardan ayrılmış şehir veya kasaba. Sur içi kasaba.

Waller : Kopmuş sinir liflerinin dejenerasyonunu ilk kez tanımlayan ingiliz fizyolog (wallerian dejenerasyonu). Teksas eyaletinde şehir. Bir soyadı. Duvarcı. Augustus volney waller (1816-1870).

İngilizce Wallets Türkçe anlamı, Wallets eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wallets ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Leather bag : Deri çanta. İşlenmiş hayvan derisinden yapılmış çanta.

Investment portfolio : Hisse senedi ve tahvil portföyü. Yatırım portfolyosu. Yatırım portföyü. Gerçek veya tüzel bir kişinin kazanç sağlamak amacıyla oluşturduğu mali varlıklar bütünü. Bir kimseye ait yatırımların kaydı.

Classical ballet : Belli kurallara dayanan bale biçimi. Klasik bale.

Case : Görüş. Ruhsal, toplumsal ve bedensel bakımdan çevresine başarılı bir biçimde uyması için inceleme ve bakım konusu olan kişi (öğrenci) ya da aile (ana-baba). yakınma konusu olan ve çözümü beklenilen sorun. Sandık. Eğitim, gramer, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kutulamak. Olay. Tuhaf tip. Kanıt. Adın cümle içinde bulunduğu dil bilgisi şekli; yalın veya eklerle genişletilmiş olarak aldığı geçici durum. türkçede adlar yalın, yükleme, ilgi, bulunma, yönelme, çıkma ve vasıta durumlarına girerler: || yalın durum kapı (kapı kırıldı). || yükleme durumu kapıyı (kapı+y+ı çaldı). || ilgi durumu kapının (kapı+nın kolu). || yönelme durumu kapıya (kapı+y+a gitti). || bulunma durumu kapıda (kapı+da kaldı). || çıkma durumu kapıdan (kapı+dan döndü). || vasıta durumu kapıyla (kapı+y+la kolu, çocuk+la annesi) vb. || ad durumu ekleri, yukarıda belirtilen temel görevleri dışında daha başka bazı işlevler ile de kullanılır: sen+den küçük, su+dan cevap vb. türkçenin tarihi dönemlerinde eşitlik (equativus: +ça); yön gösterme (direktivus: +garu) ve vasıta (instrumentalis: +(ı)n/+(u)n durumları, belirtilen özel eklerle karşılanırdı. bugün bu durum ekleri türkiye türkçesinde yerlerini edatlara bırakmıştır. eat’de uçın>üçin edatı da sıklıkla ekleşerek + çun/+çün sebep gösterme ekine dönüşmüştür. buna bk. Dava.

 

Pursing : Dudak büzmek. Para kesesi. Ödül. Büzmek (dudaklarını). Ağzını büzmek. El çantası. Para çantası. Kese. Keseye koymak.

Bursas : Bursa. Husye. Yumurtalık. Bursan. Para çantası. Kese. Kesecik.

Portfolios : Belgeler. Evrak çantası. Resim çantası. Resimler (ressamın yapıp bir araya getirdiği). Bakanlık. Tahviller. Çıkın. Vazife. Makam.

Wallets synonyms : comedy ballet, stage dancing, notecase, wallet, billfold, billfolds, repertoires, pursed, burse, bill case, act, burses, purse, repertoire, pas de deux, pocketbook, account book, duet, cache, notecases, pocketbooks, purses, caches, pocket book, bursa, repertories, concert dance, modern ballet, repertory, portfolio, choreography, pas de trois, pas de quatre.