Walls türkçesi Walls nedir

Walls ile ilgili cümleler

English: He painted all the walls green.
Turkish: O, bütün duvarları yeşil boyadı.

English: Burak decorated the walls of his room with racist symbols.
Turkish: Burak odasının duvarlarını ırkçı sembollerle süsledi.

English: History reminds us that walls can be torn down, but doing so is never easy.
Turkish: Tarih bize duvarların yıkılabileceğini söylüyor fakat öyle yapmak hiç kolay değil.

English: Ali doesn't like the color of the walls in his bedroom.
Turkish: Ali yatak odasındaki duvarların rengini beğenmiyor.

English: Half-destroyed walls used to stand there.
Turkish: Yarı yıkılmış duvarlar orada dururdu.

Walls ingilizcede ne demek, Walls nerede nasıl kullanılır?

Walls have ears : Bir sır er ya da geç açığa çıkar. Mutlaka kulak misafirliği yapan birileri vardır. Yerin kulağı var. Yerin kulağı vardır. Duvarların kulağı var. Gizlice dinleyen birileri her zaman vardır.

Walls of jericho : Antik jericho şehrini çevreleyen surlar. Jericho'nun duvarları.

Four walls cinema : Batı almanya'da, film gösterilirken içki ve yiyecek servisi de yapılan sinema. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İçkili sinema.

Climb the walls : Oldukça heyecanlı olmak. Heyecandan yerinde duramamak. Duvara tırmanmış. Bir bölüme tırmanarak çıkmış. Aklı başından gitmek. Yerinde duramamak.

 

Customs walls : Gümrük duvarları.

Firewalls : Yangından korunma duvarları. İnternete bağlı bir yerel alan ağına izinsiz girişe karşı korunmak için güvenlik sistemi (bilgisayar).

Whitewalls : Bir tür sinek yiyen kuş. Beyaz yanları olan tekerlek.

Selected walls : Seçili duvarlar.

Drywalls : Kartonpiyer. Kuru duvar. Harçsız yığma. Alçıpanel. Alçı panel. Alçı levha. Prefabrik kaplama. Alçıpan (knauf a.ş'nin tescilli markasıdır).

Format walls : Duvarları biçimlendir. Duvarları biçimle.

İngilizce Walls Türkçe anlamı, Walls eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Walls ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Immuring : Duvar çekmek. Duvara gömmek. Hapsetmek.

Firewall : (motorlu taşıtlarda) hızlanmak için son kuvvetle itmek veya hızlanmak için itme gücü uygulamak. Bölme duvarı. Yangın duvarı. Kalkan. Güvenlik duvarı. İnternete bağlı bir yerel alan ağına izinsiz girişe karşı korunmak için güvenlik sistemi (bilgisayar). Ateş duvarı.

Close down : Kapamak (işyerini). Kapanmak. Tasfiye etmek. Kapanmak (işyeri). Kapatmak (işyerini). Son verilmek. Kesilmek. Kesmek. Kapamak.

Pane : Pencere gözü. Cam. Tabaka. Tek parça camlı bölge. Dilim. Levha cam. Pencere camı. Yuvarlak levha. Levha.

Caps : Bh. İlkharfbüyük. Daha iyisini yapmak. Örtmek. Kep takmak (simge). Geçmek. Büyh. Bykh. Toz lastiği.

Parapet : Parmaklık. Çelen. Balkon duvarı. Siper. Göğüs siperi. İstihkam siperi. Korkuluk. Barbata. Korkuluk duvarı.

 

Wall up : Duvarla korumak.

Door : Ev. Kapı. Kapak. Koruyucu kapı. Karter kapaklarından herhangi biri. Bina. Eşik. Giriş.

Arch : Tepeden bakan. Yay. Kubbelenmek. Baş. Eğmeç. En yukarıda. Hor gören. Kavis yapmak. Kavis çizdirmek. Nazlı.

Appropriated : Tahsis edilmiş. Üstüne oturmak. Kendine maletmek. El koymak. Ayrılmış. Tayin olunmuş. Özelleştirmek. İç etmek. Muhassas.

Walls synonyms : wainscotting, physical object, footwall, room access, proscenium wall, cavity wall, hanging wall, cleared, paneling, marginalise, blindest, wall, header, allocate to, ghettoise, allowing, divider, the wall, allows, immure, close up, panelling, allocates, ghettoizes, stretcher, immures, coping, chimney breast, blot out, insulating, ghettoizing, ghettoize, allow.