Warden türkçesi Warden nedir

  • Rektör (ingiliz ingilizcesi).
  • Muhafız.
  • Bekçi.
  • Reis.
  • Gardiyan.
  • Muhaliz.
  • Hapishane müdürü.
  • Cezaevi müdürü.
  • Hapishane müdürü (amerikan ingilizcesi).
  • Gardiyan (ingiliz ingilizcesi).
  • Koruyucu.
  • Başkan.
  • Müdür.

Warden ile ilgili cümleler

English: Ali was a prison warden for three years.
Turkish: Ali üç yıldır bir hapishane müdürüydü.

English: Newton became Warden of the Royal Mint in 1696. He became Master of the Royal Mint in 1699.
Turkish: 1696'da Newton darphane müdürü oldu. 1699'da darphane öğretmeni oldu.

English: It surprises most people to find out that the prison warden is a woman.
Turkish: Hapishane gardiyanının bir kadın olduğunu görmek çoğu insanı şaşırtır.

English: That action convinced the prison warden that Tom was a threat to the rest of the prisoners.
Turkish: Bu eylem Tom'un mahkumların geri kalanı için bir tehdit olduğu konusunda cezaevi müdürünü ikna etti.

English: Tom informed the warden that John was planning to escape.
Turkish: Tom, John'un kaçmayı planladığını müdüre bildirdi.

Warden ingilizcede ne demek, Warden nerede nasıl kullanılır?

Warden of the mint : Darphane müdürü (ingiliz ingilizcesi).

Air raid warden : Pasif korunma amiri. Hava akını gözcüsü. Hava alarm polisi. Hava saldırısı önlemleri amiri.

 

Animal warden : Hayvan koruyucusu. Hayvan suiistimalini önlemek için görevlendirilmiş olan kimse.

Anti litter warden : Çöp karşıtı bekçisi. Çevreyi kirletmeyi engelleme içe yükümlü olan kişi.

Chief warden : Baş gardiyan. Bir hapishaneden sorumlu polis memuru.

Wardenship : Muhafızlık. Muhafızlık statüsü veya ofisi. Gardiyanlık. Reislik. Müdürlük.

Traffic warden : (ingiliz ingilizcesi) park cezası yazan bayan polis. (ingiltere'de) trafik polisi.

Firewarden : Yangın amiri. Yangın bekçisi. Yangın koruma görevlisi.

Game warden : Av koruyucusu. Avlama kurallarını uygulayan görevli. Av bekçisi (resmi).

Forest warden : Korucu.

İngilizce Warden Türkçe anlamı, Warden eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Warden ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Curator : Sorumlu. Müze yöneticisi. Kuratör. Müdür (kütüphane, müze vb). Sanat galerisi veya müze veya kütüphane müdürü. Müze müdürü. İdareci. Galeri müdürü. Veli.

Administrant : İdareci. Yönetici.

Exec : Yetkili pozisyonda bulunan kimse. Yürüt. Çalıştır. Yönetici. Süpervizör.

Foremen : Kolbaşı. Ustabaşı. Usta. İşçibaşı. Amele başı. Kalfa. Jüri sözcüsü. Formen.

Jailers : Zindancı.

Chaperons : Korumak veya bekçilik etmek. Şaperon. Genç kıza eşlik eden yaşlı kadın. Genç kıza eşlik etmek.

Director : Rejisör. Yöneltici. Sinema, televizyon, ekonomi, tiyatro alanlarında kullanılır. Yönetmen. Bireycil ya da kümecil oyun yordamında oyunun gidişini yöneterek edimcilere üstlenceler veren ve eylem içinde beliren açık ya da simgesel anlatımları yorumlayan, gözlem ve çözümlemelerde bulunan katılımcı gözlemci. Koro şefi. Yönetici. Yönetim kurulu üyesi. Bir kuruluşu yöneten ve bu işlemler nedeniyle üzerine sorumluluk alan kişi. Çiftucayın önüne yerleştirilen bir ya da daha çok sayıdaki iletken çubuk.

 

Gaolers : Zindancı.

Chief : İdare amiri. Üst. En önemli. Belli başlı. Amir. Elebaşı. Patron. İlkel topluluklarda görülen, çok az kurumlaşmış olan ve gücü kimi kez aşırı bir başına -buyruk- yönetimin gücü biçimini alan önder tipi.

Warden synonyms : peace officer, chairpersons, administrants, chieftain, foreman, emirs, demulcent, wardens, nightman, gaffer, wardresses, chieftains, gaffers, keeper, chaperoned, gatekeepers, custos, conservators, caretaker, caretakers, conservative, guard, commodores, face shield, dean, keepers, jailkeeper, jailer, bodyguards, bailiff, chiefs, moderator, warder.

Warden ingilizce tanımı, definition of Warden

Warden kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A guardian. A keeper. A watchman.