Water bus türkçesi Water bus nedir

  • Su ulaşım aracı.
  • Su taşıtı.
  • Deniz otobüsü.
  • Irmak.
  • Göl.
  • Kanal vs üzerinden düzenli olarak yolcu taşıyan tekne.
  • Su otobüsü.
  • Nehir taşıtı.

Water bus ingilizcede ne demek, Water bus nerede nasıl kullanılır?

Water : Sulamak. Hafifletmek. Su. Ağız sulanmak. Su vermek. Islatmak. Göz sulanmak. H2o; yer yüzeyinin en büyük bölümünü oluşturan, kimyaca çok kalımlı, renksiz, kokusuz, tatsız sıvı. Kedi köpek vb'ne su vermek.

Bus : Otobüsle gitmek. Otobüsle götürmek. Taşıt. Kent ve kasabalarda yolcuların topluca taşınmalarını sağlayan ve genellikle yerel yönetimlerce çalıştırılan taşıtlardan biri. Genbinit. Otobüsle taşımak. Otobüs. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Veriyolu. Genbini.

Water activity : Serbest su. Su aktivitesi. Su etkinliği. Bir gıda maddesinin su buharı basıncının, aynı sıcaklıktaki damıtık suyun buhar basıncına oranı, aw.

Water agreement : Su sözleşmesi. Su kaynaklarıyla ilgili olarak yapılan anlaşma. Su anlaşması.

Water ampoule : Su sıkılama torbacığı.

Water and sewage department : Su ve kanalizasyonu departmanı. Şehirlerde kanalizasyon sistemi ve evlere su bağlanması işlerinden sorumlu birim.

İngilizce Water bus Türkçe anlamı, Water bus eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Water bus ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Merer : Halis. Bataklık. Salt. Safi. Önemsiz. Sade. Katkısız. Mutlak. Yalnız.

Lake : Lal rengi boyarmadde. Mississippi eyaletinde yerleşim yeri. Koyu kırmızı boya. Abanoz rengi boya. Karalar üzerinde, dört yanından kapalı ve oluşumlarıyla ayrımlı çanakları dolduran, az çok geniş ve derin, tuzlu ya da tatlı su örtüleri. Karalar üzerindeki çeşitli etkenlerle meydana gelen çukur yerlerin, zamanla sularla dolması sonucunda oluşan, suları tamamen boşaltılamayan, genellikle derin durgun su kütlesi. Kırmızı boya maddesi. Lake boya.

Brooked : Dayanmak. Kaldırmak. Çekmek. Tahammül etmek. Çay. Dere. Katlanmak. Su.

Beck : Çay. Dere. Birisini işaretle çağırmak. Baş işareti. İşaret etmek.

Rivers : Akış. Nehir.

River : Akış. Çoğunlukla denize dökülen, özellikle genişliği ve taşıdığı su niceliği bakımından en büyük akarsu, nehir. Nehir. Okyanus. Deniz veya göle akan büyük ölçekli akarsu. Akarsu.

Lakes : Abanoz rengi boya. Göller. Koyu kırmızı boya.

Rivered : Deniz veya göle akan büyük ölçekli akarsu. Nehir. Okyanus. Akarsu. Akış.

Major river : Boyu, beslenme teknesinin alanı, özellikle genişliği ve taşıdığı su niceliği bakımlarından en büyük anaakarsu.

Horns : Korna. Boru. Bolluk simgesi. Haliç kolu. Boynuz. Klakson. Boynuzdan yapılmış eşya. Duyarga. Kalkmış penis.

Water bus synonyms : horn, brook, mere, brooking, water taxi, lagoon, lochs, water craft, hydrofoil, lacustrine, lough, meres, loch.