Watery türkçesi Watery nedir

  • Soluk.
  • Sırsıklam.
  • Sulak.
  • Islak.
  • Fazla sulu.
  • Sulu.
  • Yağmur yağacak gibi.
  • Tatsız.
  • Yaşlı.
  • Sıkıcı.
  • Su ile ilgili.
  • Yavan.
  • Su gibi.
  • Sudan.
  • Su dolu.
  • Yaş.

Watery ingilizcede ne demek, Watery nerede nasıl kullanılır?

Watery eyes : Fersiz ve renksiz gözler. Sulu gözler.

Watery mouth : Üç günlükten küçük kuzularda escherchia coli enfeksiyonunda salya akıntısı, fiziksel çöküntü, iştah kaybı ve şirdende gaz toplanmasıyla belirgin olan hastalık. Sulu ağız.

Watery sky : Yağmur yağacak gibi hava.

Watery soup : Kötü çorba. Sulu çorba. Cıvık çorba. Çok su konulmuş çorba.

A watery grave : Boğularak ölme.

Water bailiff : Görevi deniz araçlarını kontrol etmek olan gümrük memuru. Su icra memuru. Su memuru. Su dağıtıcı. Görevi balık avlama ile ilgili yönetmelikleri uygulamak ve korunan sularda illegal avlanmayı önlemek olan memur.

Water agreement : Su anlaşması. Su sözleşmesi. Su kaynaklarıyla ilgili olarak yapılan anlaşma.

Water activity : Su etkinliği. Bir gıda maddesinin su buharı basıncının, aynı sıcaklıktaki damıtık suyun buhar basıncına oranı, aw. Serbest su. Su aktivitesi.

Water back : Sıcak su kazanı veya haznesi.

Water bag : Su torbası.

İngilizce Watery Türkçe anlamı, Watery eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Watery ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Disagreeable : Can sıkıcı. Rahatsız edici. Yaman. Aksi. Hoşa gitmeyen. Hoş olmayan. Kötü. Ters. Uygun olmayan.

Dullest : En soluk olanı. Ruhsuz. Mat. Renksiz. En sıkıcı olanı. En anlayışsız olanı. Donuk. Kör. Fersiz.

Decolored : Rengi olmayan. Solmuş. Boyası çıkmış. Renksiz.

Boring : Bayıcı. Boğucu. Bıktırıcı. Delik. Sondaj. Bıktıran. Usandırıcı. Can sıkıcı. Tuzsuz.

Breathing : Biyoloji, jimnastik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tümselme. Karın boşluğu ile ciğerlere yeterli ölçüde hava alıp verme. Soluma. Söyleme. Soluk alıp verme. Bir nefeslik süre. Nefes. Vücuda oksijen alınıp karbondioksit verilmesi mekanizması. Filmin alıcı penceresi önünde tümsek yapması, bunun sonucunda görüntünün bulanıklaşması.

Barren : Çorak. Bereketsiz. Kısır. Sonuçsuz. Anlamsız. Budala. Kıraç. Boş. Verimsiz.

Ashier : Solgun. Kül gibi. Küllü. Külle kaplı.

Drippiest : Akmaya eğilimli. Yağmurlu. En fazla yağmurlu olanı. Sızmaya meyilli. Damlamaya eğilimli. En nemli olanı.

Bald : Besbelli. Dazlak. Kılsız. Yapraksız. Kabak. Tüysüz. Küstah. Yalın.

Soggy : İyice ıslanmış. Vıcık vıcık. Çamur. Çok ıslak. Batak gibi. Ipıslak. Sırılsıklam. Pek sulu toprak.

Watery synonyms : reeking, soaking, arid, distasteful, dull, danker, plashy, facetious, watersoeked, ichorous, sloppier, breaths, irriguous, blander, in years, doddered, boeotian, blandest, drenched, frivolous, dank, soppy, flimsiest, old timer, advanced in years, marshiest, marshy, clammiest, aqueously, aquatic, cheerless, burdensome, the sudan.

Watery zıt anlamlı kelimeler, Watery kelime anlamı

Dry : Kurutmak. Susuz. Kart. Çorak. Susamış. Kurumak. Kavurmak. İçki karşıtı. Sütü kesilmek.

Watery ingilizce tanımı, definition of Watery

Watery kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Consisting of water. Of or pertaining to water.