Wave around türkçesi Wave around nedir

Wave around ingilizcede ne demek, Wave around nerede nasıl kullanılır?

Wave : Bir ortamda ya da uzayda, parçacıkların esnek kıpırdanmalarına yol açan dönemsel olay ya da sıcaklık, basınç, elektromıknatıs alan gücü, elektrik gücü gibi fiziksel niceliklerde dönemsel değişiklik. Özdeğin, erke niteliğini taşımak ve alan görünümünde ortaya çıkmak koşuluyla, parçacıkların dönemli titreşimlerinden oluşan, yeğinlik ve uzanımı, bulundukları yer ve zamanın izleviyle belirlenen varlık türü. Saç dalgası. Bilgisayar, coğrafya, fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kendisini zamanca ve uzayca düzenli olarak yineleyen ve bir ortamda değişmeden hızla ilerleyen bir salınım katarı. Ünalgı tolkunu. Geniş su yüzeylerinde rüzgarla oluşan, sırt ve çukur bölümleriyle durgun su yüzünü pürüzlendirip bir salınım devinimiyle birbirini kovuşturarak ilerleyen dizilerden her biri. Sallamak. Tolkun. El sallamak.

Around : Arkaya. Aşağı yukarı. Çevresine. Her yanına. Doğru. Buralarda. Etrafta. Yakınlarda. Civarda. Ötede beride.

Wave a farewell : Mendil sallayarak veda etmek. El sallayarak veda etmek.

Wave analyser : Verilen biçimdeki bir dalgayı temel sıklık ve üst sıklık birleşenlerine çözümleyen aygıt. Dalga çözümleri. Dalga çözümleci. Dalga analizörü. Dalga çözümleyici.

 

Wave aside : Kabul etmemek. Bir kenara bırakmak. İstememek. Reddetmek.

Wave band : Hava iletişim kuşağı gibi özel kullanıma ayrılmış sıklık kuşakları. Ses dalgası. Radyo dalga. Dalga kuşağı. Dalga bantı. Telsiz dalga mesafesi. Radyo dalgaları mesafesi.

İngilizce Wave around Türkçe anlamı, Wave around eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wave around ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Brandish : Savurma. Tehdit edercesine sallamak (elini veya parmağını vb). Sallamak. Sağa sola sallamak. Sallama.

Chucked : Kusmak. Bırakmak. Vazgeçmek. Atmak. İstifra etmek. Fırlatmak. Gıdaklamak. Kusarak çıkarmak. Çenesini okşamak.

Bunging : Hırpalamak. Tıpa. Tıpalamak. Tapalamak. Tıkamak. Tapa. Dövmek. Ağzını tıpa ile kapamak. Fırlatmak.

Chuck : Atmak. Sevimli şey. Kusarak çıkarmak. Dışarı atmak. Çenesini okşama. Çenesini okşamak. Gurklama. Terketmek. Fırlatmak. Gıdaklamak.

Chuck away : Atmak. Kaybetmek. Fırlatmak. Tepmek. Boşa harcamak. İsraf etmek.

Bung : Tıpa. Atmak. Ağzını tıpa ile kapamak. Tapa. Hırpalamak. Dövmek. Tıpalamak. Fıçı tapası. Tıkamak.

Brandished : Tehdit edercesine sallamak (elini veya parmağını vb). Sallama. Savurma. Sağa sola sallamak. Sallamak.

Bunged : Fırlatmak. Tıkamak. Tıpalamak.

Cudgeled : Matrak. Sopa atmak. Dövmek. Sopa. Sopa çekmek. Sopa ile dövmek. Değnek. Dayak atmak. Sopalamak.

Wave around synonyms : blow about, brandishing, bungs, brandishes, chucking, cudgel, dash.