Weighs türkçesi Weighs nedir

  • Basmak.
  • Çekmek (belirli bir ağırlık).
  • Tartıya vurmak.
  • Belirli bir ağırlık gelmek.
  • Gelmek.
  • Önemi olmak.
  • Bastırmak.
  • Yük olmak.
  • Düşünüp taşınmak.
  • Gelmek (ağırlık).
  • Gelmek (kilo).
  • Tartmak.
  • Ölçüp tartmak.
  • Belirli bir ağırlık çekmek.
  • Sıkıştırmak.
  • Kantara vurmak.

Weighs ile ilgili cümleler

English: Ali is much shorter and weighs much less than Mary.
Turkish: Ali Mary'den çok daha kısadır çok daha az ağırdır.

English: Ali weighs more than Mary does.
Turkish: Ali Mary'den daha ağır.

English: Ali weighs as least 70 kilograms.
Turkish: Ali en az yetmiş kilo gelir.

English: A butane cylinder weighs 35 kg.
Turkish: Bir bütan silindiri 35 kg ağırlığındadır.

English: Ali weighs around 300 pounds.
Turkish: Ali yaklaşık 300 pound ağırlığında.

Weighs ingilizcede ne demek, Weighs nerede nasıl kullanılır?

Outweighs : -den daha ağır basmak. Ağır gelmek. Ağır basmak. -den daha ağır gelmek. -den daha önemli olmak. Daha ağır gelmek.

Overweighs : Ağır basmak. Daha ağır gelmek.

Reweighs : Tekrar tartmak.

Weigh against : Aleyhine olmak.

Weigh against somebody : Aleyhinde konuşmak. Karşı olmak.

Weigh in at : Tartıldığında belirli bir ağırlıkta olmak.

Weigh in : Maçtan önce tartılmak. Bir fikir sunmak veya önermek. Maçtan önce tartmak. Yüklemeden önce tartılmak (bagaj). Önce tartılmak. Yarış sonunda tartılmak (cokey). İlgilenmek. Meşgul olmak. Yarıştan önce tartmak. Tarttırmak (uçağa binmeden önce bagajı).

 

Weigh one thing against another : Karar vermeye çalışırken bir şeyi başka bir şeyle karşılaştırmak.

Weigh house : Tartıevi. Kantar binası.

Weigh down : Daha ağır gelmek. Bastırmak. Ezmek. Yüklemek. Bunaltmak. Ağırlık yüklemek. Ağırlık yapmak.

İngilizce Weighs Türkçe anlamı, Weighs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Weighs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Crushes : Sıkmak. Parçalanmak. Kırılmak. İtişmek. Kahretmek. Öğütmek. Ufalamak. Zulmetmek.

Light : Konmak. Eşik. Rastlamak. Işık. Hafif. Işımak. Aydınlanmak. Denk gelmek. Görme organına bağlı ya da görme organı aracılığı ile olan bütün duyulanma ve algıların vergisi. görme organını uyarabilen ışınım. 4000 a° ile 8000 a° dalgaboyu aralığında, gözle görülebilen elektromagnetik dalga.

Heavy : Başrol oyuncusu. Ağır çekmek. Ağır. Ağır siklet. Kötü adam rolü. Ağırlıklı. Yoğun (trafik). Çok. Şiddetle. Beceriksiz.

Come upon : Rast gelmek. Üstüne gelmek. Karşılaşmak. Gafil avlamak. Rastlamak. Hücum etmek. Saldırmak.

Calculates : Hesaplama yapmak. Ölçüp biçmek. Hesap kitap yapmak. Hesaplamak. Tahmin etmek. Planlamak. Hesap etmek. Saymak. Hesap yapmak.

Caught : Takılmak. Tokat atmak. Baskın yapmak. Gafil avlamak. Tutmak. Anlamak. Tutuşmak. Kavramak. Yetişmek. Geçmek.

Besieges : Başına üşüşmek. Kuşatma altına almak. Yağmuruna tutmak (argo terim). Kuşatma altında tutmak. Muhasara etmek. Yağmuruna tutmak. Kuşatmak. Çevresini sarmak. Çevirmek.

 

Calculate : Hesap yapmak. Planlamak. Hesap etmek. İhtimal vermek. Saymak. Hesaplama yapmak. Ölçüp biçmek. Hesaplamak. Tahmin etmek.

Assuaged : Dindirilmiş. Dindirmek. Hafifletmek. Yatıştırmak.

Deliberates : Kasti. Düşünmek. Tartışmak. Danışmak. Üzerinde tartışmak. Üzerinde durmak (düşünmek vb). Ölçünmek. Temkinli olmak. Ölçüp biçmek.

Weighs synonyms : 8, throw weight, bombarding, lightness, mattered, bear down, astringe, scale in, alleviated, arrive, gauge, appeases, asswage, be urgent with somebody, assuages, cogitated, astringes, plumb, alleviate, incumbers, import, weigh, carry over, assuaging, counted, catch, cumbered, carrying over, weightlessness, gaged, beset, alleviating, measures.

Weighs zıt anlamlı kelimeler, Weighs kelime anlamı

Ordinal : Sıra belirten. Takıma ait (biyoloji terimi). Takıma ait. Sıra. Takımla ilgili. Derece gösteren. Sıralı. 2. Sıra gösteren. Sıra sayı gösterimi 1.

Heavy : Sıkıcı. Şiddetle. Ağır. Çok. Ağır şekilde. Yoğun (trafik). Fedai. Beceriksiz. Ağırlıklı. Kötü adam rolü.

Light : Işımak. Işıldamak. Işık tutmak. Konmak. Işık. Işık vermek. Açık (renk). Göze uyarımda bulunan ve beyin tarafından yorumlandığında görme duyusuna, yani görülebilir ışığa yol açan elektromıknatıs ışınım. başka bir deyişle, ışımayla yayılan ve görme duyusuyla algılanan erke biçimi. (bu elektromıknatıs ışınım, 4x10-7 m ile 7,7x10-7 m arasındaki dalga uzunluklarında yer alır. dalga uzunluklarındaki değişiklikler gözde değişik duyulara yol açarak değişik renkleri oluşturur). Neşelendirmek. Aydınlanmak.

Weighs antonyms : lightness, heaviness.