Welting türkçesi Welting nedir

  • [#kamçı Kamçılamak].
  • Şerit yapmak (giysi).
  • Çıtalarla sağlamlaştırma.
  • [#kırbaç Kırbaçlamak].
  • Vurarak iz bırakma.
  • Bant koymak.

Welting ingilizcede ne demek, Welting nerede nasıl kullanılır?

Weltings : Çıtalarla sağlamlaştırma. Vurarak iz bırakma.

Welt : Köseleyle kaplamak. Bant koymak. Çıta. Sopa izi. Vardola. Kösele şerit. Kamçılamak. Şerit koymak. Zıhlamak. Kırbaçlamak.

Weltanschauung : Dünya görüşü. Dünya görüşü (almanca).

Welted : Bant koymak. Şerit yapmak (giysi). Kırbaçlamak. Kamçılamak. Şeritli.

Welter : Dalga gibi kabarıp yuvarlanmak. Yüzükoyun yatmak. Kontrolsüzce dolanmak. Karışıklık. Bulaşmak. İçinde yuvarlanmak. Yuvarlanmak. Yatıp yuvarlanmak. Ağnamak. Debelenmek.

Welts : Şerit yapmak (giysi). Vardola. Vardela. Köseleyle kaplamak. Kamçılamak. Çıta. Kırbaçlamak. Zıhlamak. Kösele şerit. Şerit koymak.

Welter weight : Ağırlığı hafif sikletle orta siklet ağırlığı arasında olan boksör. Ağırlığı hafif sikletle orta siklet ağırlığı arasında olan güreşçi. Hafif sikletle orta siklet arasındaki boks sporu sikleti. Yarı ortadan hafif ağırlık.

Weltschmerz : Dünyanın kötülüklerini gördükçe hayata duyulan üzüntünün sebep olduğu apati. Zihinsel depresyon. Melankoli duygusu. Duygusal nostaljik hüzünlü ruh hali. Dünya acısı. Varoluş acısı. Bıkkınlık.

 

Welterweights : Yarı ortasıklet. Valter siklet (boksör). Orta siklet. Ek ağırlık. Ağır sikletli binici.

Weltered : Kontrolsüzce hareket etmek. Debelenmek. Yüzüstü yatmak. Ağnamak. Dalga gibi kabarıp yuvarlanmak. Bulaşmak. Karışmak. İçinde yuvarlanmak. Kontrolsüzce dolanmak. Yatıp yuvarlanmak.

İngilizce Welting Türkçe anlamı, Welting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Welting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Horsed : At koşmak. Atlama beygiri. Sehpa. Beygir. Oynamak. İskele sıpası. Ata binmek. Sırtına binmek. At.

Summit meeting : Zirve toplantısı.

Conclave : Kardinaller meclisi. Papayı seçmek için kardinallerin toplanması. Özel toplantı. Kardinaller toplantısı. Meclis. Oturum.

Fain : Hevesli. Mecburen. Memnuniyetle. Memnun. Zorunlu olarak. Seve seve. Yükümlü. Arzulu. İstekli.

Flogs : Dayak atmak. Satmak. Kanunsuz satmak. Dövmek. Çok uğraşmak.

Summit : Tepe nokta. Şahika. Dağın zirvesine çıkmak. Dağın zirvesine tırmanmak. Zirve. Evç. Zirve toplantısı. En üst aşama. Tepe. Doruk.

Birch : Dövmek. Sopalamak. Huş ağacıgiller (betulaceae) familyasından, kanatlı fındıksı meyvesi olan, ağaç ya da çalılar. Betula. Huş ağacı. Dökmek. Sopayla dövmek. Huş. Vurmak.

Flagellating : Dövmek. Flagelat. Kamçılılar. Kamçılı.

Disposed : Niyetli. İstekli. Hevesli. Atılmış. Meyilli. Mütemayil. Eğilimli. Hazır.

Council : Asamble. Meclis. Divan. Kurum. Kurul. Öğreti ve kilise düzeni ile ilgili sorunları çözümlemek üzere toplanan piskopos ve din bilginlerinden oluşan kurul. Belediye meclisi. Yönetim kurulu. Konsey. Konsil.

 

Welting synonyms : psychotherapy group, group meeting, willing and able, flog, happy, birched, scourge, disposition, lash, congress, birches, welted, consenting, welt, volitional, flagellate, compliant, stockholders meeting, forum, horsewhip, assemblage, convention, ready, cut, caucus, welts, colt, glad, conference, horsewhips, horsewhipping, kurbash, temperament.

Welting zıt anlamlı kelimeler, Welting kelime anlamı

Involuntary : İstemsiz. İstenmeden yapılan. İstenilmeden yapılan. İrade dışı. Gönülsüz yapılan. İstemeyerek yapılan. İradedışı. İstemeden yapılan. İstençdışı. İstemeyerek.

Unready : Çabuk davranmayan. Hazır olmayan. Hazır değil. Hazırlıksız. Ağırkanlı.

Unwilling : Zoraki. İnatçı. Boyun eğmeyen. İsteksiz. Gönülsüz. Kafasının dikine giden. Hevessiz.

Welting antonyms : disinclined, defiant, wholesale, retail.