Welter türkçesi Welter nedir
- Yüzüstü yatmak.
- Debelenmek.
- Kontrolsüzce hareket etmek.
- Karışıklık.
- Karmaşa.
- Bulaşmak.
- Karışmak.
- İçinde yuvarlanmak.
- Yatıp yuvarlanmak.
- Yuvarlanmak.
- Kontrolsüzce dolanmak.
- Dalga gibi kabarıp yuvarlanmak.
- Ağnamak.
- Yüzükoyun yatmak.
Welter ile ilgili cümleler
English: It's sweltering.
Turkish: Hava bunaltıcı.
Welter ingilizcede ne demek, Welter nerede nasıl kullanılır?
Welter weight : Yarı ortadan hafif ağırlık. Ağırlığı hafif sikletle orta siklet ağırlığı arasında olan güreşçi. Ağırlığı hafif sikletle orta siklet ağırlığı arasında olan boksör. Hafif sikletle orta siklet arasındaki boks sporu sikleti.
Weltered : Ağnamak. Karışmak. Kontrolsüzce hareket etmek. Yuvarlanmak. Dalga gibi kabarıp yuvarlanmak. Yatıp yuvarlanmak. Yüzüstü yatmak. İçinde yuvarlanmak. Bulaşmak. Yüzükoyun yatmak.
Weltering : Yuvarlanmak. İçinde yuvarlanmak. Ağnamak. Kontrolsüzce dolanmak. Karışmak. Bulaşmak. Debelenmek. Kontrolsüzce hareket etmek. Dalga gibi kabarıp yuvarlanmak. Yüzükoyun yatmak.
Welters : İçinde yuvarlanmak. Kontrolsüzce hareket etmek. Bulaşmak. Yüzüstü yatmak. Yatıp yuvarlanmak. Yuvarlanmak. Debelenmek. Dalga gibi kabarıp yuvarlanmak. Kontrolsüzce dolanmak. Ağnamak.
Welterweight : Orta siklet. Ek ağırlık. Yarı ortasıklet. Ağır sikletli binici. Valter siklet (boksör).
Weltings : Vurarak iz bırakma. Çıtalarla sağlamlaştırma.
Swelters : Terleyerek bunalmak (sıcaktan). Bunalmak. Çok terlemek. Yanmak. Terleme. Sıcaktan terlemek. Sıcaktan bunalmak. Terlemek. Sıcaktan bayılmak. Sıcak basmak.
Welted : Kamçılamak. Kırbaçlamak. Bant koymak. Şeritli. Şerit yapmak (giysi).
Welt : Kamçılamak. Sopa izi. Zıhlamak. Bant koymak. Köseleyle kaplamak. Şerit koymak. Vardela. Kırbaçlamak. Şerit yapmak (giysi). Kösele şerit.
Weltanschauung : Dünya görüşü. Dünya görüşü (almanca).
İngilizce Welter Türkçe anlamı, Welter eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Welter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Revolve : Devretmek. Düşünmek. Düşünüp taşınmak. Dönmek. Döndürmek. Devir yapmak. Etrafında dönmek. Etrafında dönüp dolaşmak. Çevirmek.
Butt in : Karışmak (birisine). Bir konuşmayı ya da eylemi bölmek. Lafı kesmek. Burnunu sokmak. Müdahale etmek. Sözü kesmek. Maydanoz olmak. Araya girmek. (konuşmada) araya girmek.
Bungle : Beceriksizlik. Bozmak. Büyük hata. Berbat etmek. Acemice iş yapmak. Bozma. Acemice iş. Yüzüne gözüne bulaştırmak. Becerememek.
Rummage : Altını üstüne getirmek. Araştırma. Karıştırmak. Araştırmak. Didik didik aramak. Altını üstüne getirme. Aktarmak. Altüst edip aramak. Aramak. Bir yeri karıştırmak.
Topple over : Devirmek. Tepetaklak düşmek. Devrilmek. Düşürmek. Alaşağı etmek. Devrilip düşmek. Düşmek. Tekerlenmek. Yıkılmak.
Trundle : İtmek (tekerlekli taşıtı). Gelmek (tekerlekli taşıt). Ufak tekerlek. Tekerlekli birşeyi iterek sürmek. İterek sürmek (tekerlekli şey). Gitmek (tekerlekli taşıt). Çekmek (tekerlekli taşıtı). Güçlükle sürmek. Yuvarlamak.
Clutter : Karmakarışık etmek. Koşuşmak. Darmadağınlık. Darmadağın etmek. Dağınıklık. Darmadağınıklık. Dağıtmak. Saçıştırılmış şeyler. Karıştırmak.
Blent : Harmanlanmış. Harmanlamak. Uyum sağlamak. Karıştırılmış. Karıştırmak. Kaynaşmak.
Flounders : Bata çıka yürümek. Şaşırıp kalmak. Dil balığı. Bocalamak. Boşuna çabalamak. Bata çıka ilerlemek. Çırpınmak. Batmamak. Çabalama.
Bowled : Çevirmek (çember). Şaşırtmak. Kriket top atmak. Yolunda gitmek. Tıkırında olmak. Çanak. Tas. Bowling oynamak. Bovling oynamak.
Welter synonyms : mare's nest, be confused, roll up, be mixed up, blights, disorderliness, blend, welters, birl, barge, trundled, smother, roll, complex, struggles, bedevilment, draggles, tumble, disorder, cataclysm, be involved in, chaos, amalgamates, wallow in, be smeared, prostrate, contaminate, complexities, amalgamating, wallowed, contaminates, bungles, complexity.
Welter zıt anlamlı kelimeler, Welter kelime anlamı
Orderliness : Çekidüzen. Düzen. İntizam. Dakiklik. Düzenlilik.
Order : Rütbe. Tavsiye etmek (doktor). Söylemek. Tertip. Sıra. İntizam. Sıralamak. Komut. Yargı. Düzen.
Stand still : Kıpırdamamak. Kımıldamamak. Hareketsiz durmak. Kımıldamadan durmak. Hareket etmemek. Hareketsiz kalmak.
Welter ingilizce tanımı, definition of Welter
Welter kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To wither. Of, pertaining to, or designating, the most heavily weighted race in a meeting. That in which any person or thing welters, or wallows. As, a welter race. To tumble about, especially in anything foul or defiling. Mire. The welter stakes. To wallow. Slough. To wilt. Filth. To roll, as the body of an animal.

Bu kısımda Welter kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Welter ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Welter anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Welter ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.