White heat türkçesi White heat nedir

  • Zirve.
  • Heyecanın doruğu.
  • En ileri safha (bir olayda).
  • En kızışık an.
  • Beyaz sıcaklık.
  • Çok yüksek ısı.
  • Akkor.
  • Akkor ısısı.

White heat ingilizcede ne demek, White heat nerede nasıl kullanılır?

White : Soluk benizli. Beyaz. Solgun. Yumurta akı. Beyaz ırktan olan. Göz akı. Sütlü kavhe. Gözün beyaz kısmı.

Heat : Isıtmak. Hararet. Bir özdeği, ısıldevingen bir durudan dahayüksek sıcaklıktaki ısıldevingen duruya götürmek için verilmesi gereken erke niceliği. Bir dizge ile çevresi arasında iş yapmayla ilgisi olmayan ve moleküllerin düzensiz devinimleri sonucu oluşan, bir erke aktarımı türü. Kızgınlık. Östrüs. Daralmak. Isınmak. Isı. Kızışmak.

White adipose tissue : Hücrelerinin her birinde büyük bir yağ damlacığı bulunan, beyazdan koyu sarıya kadar rengi değişebilen, vücudun esas yağı olan bir yağ dokusu tipi. üniloküler doku, beyaz yağ. Beyaz yağ dokusu.

White admiral : Kelebek.

White alder : Kızılağaç.

White anglo saxon protestant : Beyaz anglo-sakson protestan. Wasp. Kuzey avrupa kökenli ve protestan kilisesi mensunu amerikalı (abd'de seçkin sınıf olarak kabul edilen).

İngilizce White heat Türkçe anlamı, White heat eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak White heat ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Cusp : Doruk. Birleşme noktası. Sivri çıkıntı. Sivri uçlu. Dilim. Sivri uç. . Dönüm noktası. Kıyı çıkıntısı.

Incandescent : Fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Son derece başarılı. Işık saçacak ölçüde ısıtılmış olan. Göz kamaştırıcı. Yüksek sıcaklık etkisi ile ışıklı duruma giren cisimlerin özelliği. Ampül ışığı. Parlak. Çok parlak. Yüksek sıcaklıkta bulunması nedeniyle, ısı, ışık ya da ikisini birden yayan özdek.

Climaxes : Doruğa ulaşmak. Orgazma ulaşmak. Doruğa ulaştırmak. Doruk. Giderek artmak. Orgasm. Doruk noktası. En yüksek dereceye varmak. Zirveye ulaşmak.

Culminations : Sonuçlanma. Son. Sonuç. Bitiş. Bitme. En yüksek nokta. En son noktaya erişme. En yüksek noktaya varma. Doruk. Meridyen üzerinde bulunma.

Acmes : Buhran. Kriz. Hastalık krizi. Akme. En yüksek nokta. Gdb. Doruk.

Apex : Apeks. Viraj ortası. En yüksek çekit. Şahika. Kıvrım doruğu. Herhangi bir yapının tepe bölgesi. Tepe. Biyoloji, uzay, madencilik, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. En üst nokta.

Ben : Yüksek nokta. Sorkun ağacı. En tepe nokta. İç oda.

Apogees : Doruk. En yüksek aşama. Yeröte. Apoje. Ayın yörüngesinin yeryüzünden en uzak noktası. En uzak aşama. Uydu yörüngesinin dünyaya olan en uzak mesafesi. Füze yörüngesinin en yüksek noktası.

Apices : Doruk. Uçlar. Viraj ortası. En üst nokta. Tepe. Şahika. Günerek. Açı tepesi. Tepeler.

Incandescence : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kökeni, ısısal yolla atom ya da moleküllerin uyarılması olan, görünür ışıyan erke yayımı. Parlaklık. Akkorlaşma. Akkor ışıma. Isınarak ışık yayma. Yüksek derecede ısıtılan nesnelerin ışık saçma özelliği; ışık saçan bir nesnenin durumu. Akkorluk. Akkorışı.

White heat synonyms : apogee, culmination, acme, cusps, climax, extremity, white hot, candent, apexes, bens.