Wicksell price effect türkçesi Wicksell price effect nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Wicksell fiyat etkisi.
  • Neoklasik iktisat bölüşüm kuramının öngörüsünün tersine sermaye emek oranıyla faiz ücret oranı arasındaki ilişkinin doğru orantılı olduğunu ve faiz oranlarında yükselmeden kaynaklanan göreli faiz ücret artışının, sermaye yoğun üretim tekniklerinin kullanılması nedeniyle, sermaye emek oranını artıracağını ileri süren ve wicksell tarafından ortaya atılan etki.

Wicksell price effect ingilizcede ne demek, Wicksell price effect nerede nasıl kullanılır?

Price : Paha. Karşılık. Rüşvet. Fiyat koymak. Bir mal ya da işin para ile olan değişim değeri. paranın mal birimini kapsayan eder. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Değer. Fiyatını belirlemek. Bir malın ya da işin karşılığı olan değer, fiyat, denklik. Kıymet.

Effect : Etki. Sonuç vermek. Sonuçlandırmak. Başarmak. Anlam. Yerine getirmek. Tesir. Etkisi olmak. Elektronik devreler yardımıyla gitar sesi üzerinde yapılan değişiklik ve süslemeler. Bir oyun sırasında belirli bir etki yapmak için kullanılan müzik, gürültü, sis, yağmur, kar, güneş, gece, fırtına, yıldırım gibi her çeşit ses ve ışık öğelerinin tümü.

Price effect : Tüketicilerin harcama düzeyi ve diğer malların fiyatları veri iken, bir malın fiyatındaki değişme sonucunda satın alınan miktarda ortaya çıkan gelir ve ikame etkisi toplamından oluşan değişme. Fiyat etkisi.

 

İngilizce Wicksell price effect Türkçe anlamı, Wicksell price effect eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wicksell price effect ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

 

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

Wicksell price effect synonyms : abnormal budget expenditures, a shift in demand, a pass through certificate, ability to pay principle, a shift in supply, abnormal budget.