Withdraw from türkçesi Withdraw from nedir

  • -den çıkarmak.
  • Çekmek (parayı hesaptan veya bankadan).
  • Bir şeye katılmaktan vazgeçmek.
  • -den çıkmak.
  • Ayrılmak.
  • -den çekilmek.
  • Almak (bir kimseyi bir yerden).
  • Çekilmek.
  • -den çekmek.
  • El çekmek.
  • -den geri çekilmek.
  • Çıkarmak (bir şeyi bir yerden).
  • Bırakmak.
  • Katılmaktan vazgeçmek.

Withdraw from ingilizcede ne demek, Withdraw from nerede nasıl kullanılır?

Withdraw : Para çekmek. Kabuğuna çekilmek. Çekmek. Çekinmek. Ayrılmak. Çekilmek. Geri çekilmek. Geri almak. Almak. Geri çekmek.

From : -den. Ürünün yapıldığı malzemeyi gösterir. -den beri. (bir yer)den. -dan. -den ötürü. Beri. Bir farkı gösterir. Den beri. İtibaren.

Withdraw from circulation : Dolaşımdan çekmek. Tedavülden çekmek. Tedavülden kaldırmak.

Withdraw from the golan heights : Golan tepeleri'nden geri çekilmek.

Withdraw a motion : Teklifi geri çekmek. Bir öneriyi listeden geri çıkarmak.

Withdraw into oneself : İçine kapanmak.

İngilizce Withdraw from Türkçe anlamı, Withdraw from eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Withdraw from ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Decline : Alçalma. Çekmek (dilbilgisi terimi). İnişe geçmek. Bozulmak. Batmak. Eğimi olmak. Düşüş. Geri çevirmek.

Abdicated : Tahttan çekilmek (kral veya kraliçe). Vazgeçmek. Tacını ve tahtını terketmek. İstifa etmek. Terketmek (tacını ve tahtını). Tahttan çekilmek. Çekilmek (kral veya kraliçe tahttan).

 

Declined : Düşmek. Red. Batmak. Geri çevirmek. Azalmak. Eğimi olmak. Kabul etmemek. Çekmek (dilbilgisi terimi). Eğmek.

Abate : Azalmak. İndirmek. Hafiflemek. Hafifletmek. Azaltmak. (bir haberin veya yayının) çıkmasını yasaklamak (hukuk terimi). Yürürlükten kaldırmak. Geçmek. Eksilmek.

Strike out : Çıkarmak. Üzerini çizmek. Buluş yapmak. Gitmek. Çıkartmak. Silmek. Sağa sola vurmak. Başarısız olmak. Yola koyulmak.

Abjure : Yeminle vazgeçmek. Vazgeçmek. Yemin ederek vazgeçmek. Tövbe etmek. İnkar etmek. Yemin edip bırakmak. Feragat etmek. Yemin ederek reddetmek. Vazgeçtiğine dair yemin etmek.

Relinquished : Başkasına bırakmak. Terketmek. -den feragat etmek. Vazgeçmek. Feragat etmek. Serbest bırakmak. -i bırakmak.

Abalienate : Bir başkası için hakkından vazgeçmek. Devretmek. Mülkiyeti devretmek. Yabancılaştırmak. Birbirinden uzaklaştırmak.

Allowing : Hesaba katmak. İtiraf etmek. Fikrinde olmak. İzin verilen. Koyvermek. Düşünmek. Kabul etmek. İzin vermek. Ayırmak. Göz önüne almak.

Withdraw from synonyms : bow out of, emanate from, bend the neck, be pulled, allows, relinquish, bow out, abdicate, apostatized, allow, be through with, abdicating, arise from, get clear of, abandons, apostatizing, absent oneself from, apostatizes, bow, be through, be absent, abscond from, apostatize, break away, abdicates, come away, relinquishes, breaking up, apostatise, abates, be separated, declines, bequeaths.