Wreathing türkçesi Wreathing nedir

Wreathing ingilizcede ne demek, Wreathing nerede nasıl kullanılır?

Bridal wreath : Keçisakalı.

Floral wreath : Çiçek çelengi. Yuvarlak çiçek dairesinden yapılan çiçek düzenlemesi.

Laurel wreath : Defne çelengi. Şampiyonluk kazanma veya başka bir olay şerefine verilen ödül. (antik yunanistan'da) zafer işareti olarak başa takılan defne yaprağı tacı. Defne tacı.

Wreath : Halkamsı. Halka. Çelenk. Halka şeklinde duman. Büküm. Duman halkası. Çembersi duman. Çiçekten yapılmış taç. Burum. Taç.

Wreathe : Sarmak. Çelenk yapmak. Çelenklerle süslemek. Kaplamak. Üstünü örtmek. Çelenk koymak. Çöreklenmek. Döne döne yükselmek. Çevrelemek. Etrafını sarmak.

Wreathy : Halkalı. Kıvrımlı. Burmalı.

Wreathed column : Burmalı sütun. Burgaçlı sütun.

Deck with wreathes : Güverteyi çelenklerle süslemek.

Wreathed : Taçla dekore etti. Burma. Kaplanmış. Burulmuş. Kaplı. Çelenkle süslendirdi. Çevreledi. Taçlandırdı.

Wreaths : Çelenk. Çembersi duman. Taç. Halka şeklinde duman. Büküm. Burum. Halka. Halkamsı.

İngilizce Wreathing Türkçe anlamı, Wreathing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wreathing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Torsions : Burulma. Burulum. Bükülme. Kıvrılma. Bükme. Burulma açısı. Dönme.

Discourse : Konuşma. Söylev. Ayrıntılı bir şekilde konuşmak. İşlemek. Araştırma. Bahsetmek. Söylemek. Nutuk. Söylev vermek. Vaız.

Beclouded : Bulutlanmış. Şaşırmış. Bulutlandırmak. Karartmak. Kafası karışmış. İçinden çıkılmaz hale getirmek. Şaşkına dönmüş. Zorlaştırmak. Bulutla kaplı.

Castrations : Kastrasyon. Hadımlaştırma. İğdiş etme. Hadım etme. Kısırlaştırma. İğdiş. Eneme.

Aspiration : Büyük amaç (uzun zamandır güdülen). Can atma. Soluma. Soluklu okuma. İştiyak. Emme. Özlem. İstek. Nefes alma. Tutku.

Cinctured : Dolamak. Kuşak. Pervaz. Kuşatmak. Sarmak. Kemer.

Compassed : Sarmak. Bir konuyu kavramak. Kuşatmak. Çevirmek. Başarmak. Kavramak. Gizli plan kurmak. Kapsamak. Erişmek.

Wreathe : Çelenk koymak. Sarmak. Üstünü örtmek. Etrafını sarmak.

Helices : Dış kulak kanalı. Sarmal eğri. Helis. Helezon. Spiral çizgi. Salyangoz. Sümüklüböcek.

Castration : İğdiş etme. Kastrasyon. Eneme. İğdiş. Hayvanlarda, özellikle erkeklerde eşey organlarının çıkarılması ya da faaliyetini bir süre durdurmak için gereken işlemin yapılması. kastrasyon. Kısırlaştırma. Hadım etme. Hadımlaştırma. Erkekte hayvanlarda testislerin, dişi hayvanlarda ise yumurtalıkların ameliyatla çıkarılması veya diğer bir yöntemlerle görev yapamaz hale getirilmesi, eneme, hadım etme, iğdiş etme, kastrasyon.

Wreathing synonyms : kerugma, periodic breathing, breathing out, kerygma, bodily function, abdominal breathing, bodily process, stertor, body process, evangelism, sermon, smoke, contorting, compass, settle down, emasculations, bestrews, twined, cake, intake, snuffle, inhalation, second wind, expiration, begirt, snivel, cincturing, feel deeply, eviration, hyperventilation, heaving, lechi, bestrewn.

 

Wreathing zıt anlamlı kelimeler, Wreathing kelime anlamı

Hypopnea : (tıp veya medikal terimi) normalden yavaş olan soluma. Solunum sayısı veya derinliği veya her ikisinin azalmasıyla belirgin solunum biçimi. Hipopnö. Hipopne. Anormal oranda düşük seviyede teneffüs.

Hyperpnea : Hlperpne. Hiperpne. Hızlı ve derin nefes alma. Solunum sayısı veya derinliği veya her ikisinin artmasıyla belirgin solunum biçimi. Hiperöpne. Normalden daha hızlı ve derin nefes alma. Hızlıca soluma. Solunumun anormal derecede derin ve hızlı oluşu. Hızlı hızlı nefes alma (tıp veya medikal terimi).

Breathless : Korkutucu. Soluğu kesilmiş. Nefes nefese. Nefessiz. Soluk soluğa kalmış. Nefesi kesilmiş. Soluk kesici. Nefesini tutmuş. Rüzgarsız. Sessiz.