Wrnt türkçesi Wrnt nedir

İngilizce Wrnt Türkçe anlamı, Wrnt eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wrnt ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lust : Çok şiddetli arzu. Kösnü. Arzu. Kösnüllük. Şehvet. Şehvetli olmak. Şehvet duygusu. Arzulu olmak. Arzulamak. Heves.

Cry : Bağırmak (hayvan). Haykırış. Feryat. Haykırmak. Ağlamak. Çığlık atmak. Seslenmek. Ağlama. Bağırmak. İlan etmek.

Entitling : Salahiyet verme. Ünvan vermek. Yetki vermek. İsimlendirmek. Adlandırmak. Ünvan verme. Ad takma. Hak tanımak. Hak etmek.

Care : İlgi. Kafaya takmak. Sorumluluk. Merak etmek. Dikkat. İstemek. İtina. Beğenmek. Kendini üzmek. Bakım.

Commandments : Allah'ın emri. Buyruk.

Commandment : Buyruk. Allah'ın emri. On emirden biri. On emir'den biri. İcra emri. Suç işlemeye teşvik etme. Suç işlemeye tahrik etme.

Decision : İrade. Sonyargı. Hüküm. Bilgisayar, hukuk, voleybol, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Tüzel karar. Hakemin türlü davranışlara ve durumlara uyan kuralları uygulaması. Ara kararı. Karar. Bağlayıcı karar.

Empowerment : Bir şeyi yapabilme yetkisi verme. Yetki verme. Güç verme. Manevi ve fiziki olarak kuvvetlendirme. Çalışanların motive edilmesi (şirket içi). Kuvvetlendirme. Güçlendirme.

 

Yearn : Çok arzu etmek. Yanıp tutuşmak. Özlemek. Hasretini çekmek. Hasret olmak. Gözünde tütmek. Can atmak. Görmek için can atmak. Arzulamak. Çok istemek.

Spoil : Heba etmek. Bozulmak. Ganimet. Batırmak. İçine etmek. Kazanç. Çalınmış mal. Avanta. Bozmak. Yağma malı.

Wrnt synonyms : wish well, lust after, lech after, hanker, instrumenting, commercial papers, require, feel like, thirst, indentures, authorizations, amir, imprimatur, starve, fancy, be, debenture, hunger, iou, appointment, ameer, commanding, bidding, concessionairy, concessions, becks, certificate, indenture, unauthorize, commercial paper, wish, like, begrudge.

Wrnt zıt anlamlı kelimeler, Wrnt kelime anlamı

Despair : Ümidini yitirme. Umudunu kesmek. Umudu kesmek. Umutsuzluğa düşmek. Çaresizlik. Ümitsizliğe düşmek. Ümitsizlik. Ümidini yitirmek. Umutsuzluk. Umudunu yitirmek.

Wealth : Ülke, topluluk, hanehalkı veya bireylerin, belli bir ana kadar birikmiş varlıklarının o anki toplam değeri. sahibine gelir akımı sağlayabilen taşınır değer ve taşınmaz değer. Para. Çokluk. Bolluk. Varlık. Servet.