Lust türkçesi Lust nedir
- Arzulu olmak.
- Çok şiddetli arzu.
- Şehvetli olmak.
- Şehvet duygusu.
- Şehvet.
- Kösnü.
- Kösnüllük.
- Seks düşkünlüğü.
- Heves.
- Arzu.
- Arzulamak.
Lust ile ilgili cümleler
English: No, I'm not suffering from asthma. I'm moaning in lust!
Turkish: Hayır, ben astım hastası değilim. Ben şehvetten inliyorum!
English: I'm lusting after him.
Turkish: Onu şehvetle arzuluyorum.
English: The kid is watching some lustful Miley Cyrus video.
Turkish: Çocuk bir şehvetli Miley Cyrus videosu izliyor.
English: Our cat's fur has lost its luster.
Turkish: Kedimizin kürkü parlaklığını kaybetti.
English: The seven deadly sins are: pride, envy, greed, anger, lust, gluttony and sloth.
Turkish: Yedi ölümcül günah şunlardır: kibir, kıskançlık, açgözlülük, öfke, şehvet düşkünlüğü, oburluk ve tembellik.
Lust ingilizcede ne demek, Lust nerede nasıl kullanılır?
Lust for : Hırs beslemek. Şehvetle arzu etmek. Heves etmek. Arzulamak. Şehvetle istemek.
Lusted : Şehvetli olmak. Şehvet. Arzulamak. Kösnü. Şehvet duygusu. Arzu. Arzulu olmak. Çok şiddetli arzu. Heves. Seks düşkünlüğü.
Luster : Parıldamak. Işıtmak. Parlaklık. Parlatmak. Avize. Parlaklık vermek. İhtişam. Aydınlık. Sır. Cilalamak.
Lustered : Parlatmak. Fevkalade parlaklık. Parlaklık. Cilalamak. Şaşaa. Parlaklık vermek. Parıldamak. Işıtmak. Parıltı. Aydınlık.
Lustering : Işıtmak. Parlatmak. Parlatma. Parlatma dekatirlemesi. Cilalamak.
Lusterlessness : Matlık.
Lustier : Dinç. Canlı. Sağlam. Kuvvetli.
Lusterless : Sönük. Cilasız. Fersiz. Donuk. Mat.
Lusters : Işıtmak. Şaşaa. Parlaklık vermek. Parlatmak. Parıltı. Parlaklık. Fevkalade parlaklık. Aydınlık. Parıldamak. Cilalamak.
Lustiness : Kuvvet. Çevreleyen. Sağlamlık. Şiddet. İştah. Canlılık.
İngilizce Lust Türkçe anlamı, Lust eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Lust ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Hankered : Çok özlemek. Can atmak. İstemek. Özlemini çekmek. Özlemek. İstek duymak. Özlem. Hasret duymak.
Hankers : Özlemek. Özlem. Çok özlemek. Hasret duymak. Özlem duymak. İstemek. Can atmak. Özlemini çekmek.
Libidos : Cinsellik içgüdüsü. Cinsel dürtü. Libido.
Appetite : Afiyet. Apetit. Yemlerin tat, koku, nitelik ve ısı gibi etkenlere bağlı olarak istekle tüketilmesi. İştah. İstek.
Calling : Ticari unvan. Telefon etme. Görev aşkı. Seslenme. Meslek. İstek. Davet. Çağrı. Ticari ünvan. İş.
Cravings : Özlem. Hasret.
Lech : Hırs beslemek. Şehvet düşkünü olmak. Çekici. Şehvete düşkün olmak.
Ambitiousness : Hevesli olma. İhtiras. İhtiraslılık. Hırslılık. Tutkulu olma.
Lasciviousness : Zamparalık. Şehvetlilik. Şehvet düşkünlüğü. Ahlaksızlık.
Have a yen for : İstek duymak.
Lust synonyms : luxuria, physical attraction, mortal sin, craves, ardours, appetency, sensuality, aspires, concupiscence, brios, sensualities, horniness, eroticism, leches, alacrities, ardour, desire, appetencies, anxiety, aspirations, lusts, aspired, ardency, ambitions, conation, brio, craving, aspire, eagerness, ardor, voluptuousness, desires, eagers.
Lust zıt anlamlı kelimeler, Lust kelime anlamı
Venial sin : Affedilebilir suç. Affedilebilir günah. Affedilir günah. Bağışlanabilir günah.
Lust ingilizce tanımı, definition of Lust
Lust kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Pleasure. To list. To like.

Bu kısımda Lust kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Lust ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Lust anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Lust ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.