Yüklem nedir, Yüklem ne demek
Yüklem; bir dil bilgisi terimidir.
- Cümlede oluş, iş ve hareket bildiren kelime veya kelime grubu, haber, mahmul.
- Bir konu için olumlanan veya inkâr edilen şey, mahmul

"Yüklem" ile ilgili cümleler
- ""Çocuk çalışkandır" ve "Çocuk çok çalışır" örneklerinde "çalışkandır" ve "çalışır" birer yüklemdir."
Dil bilgisi olarak anlamı:
Eylem çekimine girmiş sözcüğün tümcedeki görev adı: Her iş ona kolay geliyor; Ali İstanbul'a gidecekmiş; Her gün burada mısınız? Hasta değilsiniz ya; Bu sınıfın en çalışkan öğrencisi Ahmet mi? ve benzeri
Felsefi anlamı:
Bir önerme ya da yargıda özne üzerine söylenen, onu evetleyen ya da değilleyen; özneye yüklenen şey. Mantıkta formülü P ile gösterilir.
Gramer anlamı:
Cümlede hareketi, olayı, işi, yargıyı bildiren, fiil çekimine girmiş kelimenin cümle bilgisindeki adı. Cümlenin bütün ögelerini kendine bağlayan temel öğe durumundaki yüklem, fiil veya ad soylu bir kelime olabilir: Mubarek su, saçlarımın arasından, kulaklarımın arkasından enseme ve oradan sırtıma doğru serin serin akıyordu (Y. K. Karaosmanoğlu, Erenlerin Bağından: Diğer Nesirler: s. 106). Hoca, son senelerde mektep bütçesinden tasarruf yaparak bevvaba yol vermiş olduğu için burası boştu (R. N. Güntekin, Kızılcık Dalları, s.140).Manevi şeyler kendilerine bir destek olarak maddî bir varlığa ne kadar muhtaç iseler, maddî şeylerin de içinde nefes aldıkları ve yaşadıkları bir manevi tarafa, bir havaya, bir ruha o kadar ihdiyaçları bulunduğunu görüyoruz (A. Ş. Hisar, Çamlıcadaki Eniştemiz, s. 219). İnsan başlı büyükçe bir asma ikide bir ayaklarına takılıyor, onları düşürüyor ve litarnacı kıyafetli adamın gırtlağı ile keskin bir ağız kavgasına girişiyordu (A. H. Tanpınar, Abdullah Efendinin Rüyaları: Abdullah Efendinin Rüyaları, s.58). Ben bu yaşayışımdan bedbinleşecek kadar gururlu değilim (T. Buğra, Yalnızlar, s. 123). Kapının tunç tokmağı bu karlı gecenin sesleri sağır eden durgunluğu, dolgunluğu içinde kof bir uğultu çıkardı (R. H. Karay, Memleket Hikâyeleri: Sarı Bal, s. 55); Ali inliyordu. Ayağa kalkmaya davrandı, fakat düştü (S. Faik, Bütün Eserleri
Şahmerdan, Lüzumsuz Adam: Bir Define Arayışı, s.50) ve benzeri
Bilimsel terim anlamı:
Gerek fiil ve gerekse isim cümlelerinde Özneye yükletilen işi, oluşu veya hali gösteren fiil yahut koşaçlı isim ( ad, sıfat, zamir,,, ).
( ) || Örn. SaP önermesinin yüklemi P terimidir.
Azerbaycan Türkçesi: xäbär; Türkmen Türkçesi: habar; Gagauz Türkçesi: predikat; Özbek Türkçesi: kesim; Uygur Türkçesi: xävär; Tatar Türkçesi: xäbär; Başkurt Türkçesi: xäbär; Kmk: skazuyemoye ~ xabarlık; Krç.-Malk.:haparçı; Nogay Türkçesi: *habarlawış; Kazak Türkçesi: bayandawış; Kırgız Türkçesi: bayandooç; Alt::aydılaaçı; Hakas Türkçesi: habarlas ~ söyleeçî; Tuva Türkçesi: söglekçi; Rusça: skazuyemoye
Bir nesneye yüklenen iş, eylem ya da durumu gösteren edimsel etkinlik.
İngilizce'de Yüklem ne demek? Yüklem ingilizcesi nedir?:
predicate, propositional function
Osmanlıca Yüklem ne demek? Yüklem Osmanlıca'da ne anlama gelir?:
müsnet
Yüklem hakkında bilgiler
Yüklem; cümlede özne tarafından gerçekleştirilen eylemi, oluşu, hareketi veya bir olguyu ya da yargıyı bildiren sözcük veya sözcük grubu. Özne ile birlikte cümlenin ana öğelerinden biridir. Yüklemler fiil veya isim soylu olabilir.
Yüklem ile ilgili Cümleler
- Bu ağda indirme hızı yükleme hızından iki kat daha hızlı.
- Kamyonu yüklemeye hazırız.
- Suçu başkasına yükleme hoca, suçun nedeni sensin.
- Ali silahını yüklemeye başladı.
- Bu ağda indirme hızı yükleme hızının iki misli daha hızlı.
- Ali kamyona yükleme yapmayı bitirdi.
- Tom'un yüklemiş olduğu dosyayı indirdim.
Yüklem kısaca anlamı, tanımı:
Cümle : Bir yargı bildirmek için tek başına çekimli bir fiil veya çekimli bir fiille kullanılan kelimeler dizisi, tümce. Dizge, sistem. Bütün, hep. Herkes.
Hareket : Yola çıkma. Deprem. Davranış, tutum. Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldanma. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi. Devinim. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon.
Yüklem birliği : Yüklem grubu.
Yüklem grubu : Yüklemle birlikte kurulan söz veya tamlamalar, yüklem birliği, yüklem öbeği.
Yüklem öbeği : Yüklem grubu.
Ortak yüklem : Birden çok öznenin bağlı bulunduğu yüklem.
Yükleme : Yüklemek işi, tahmil. Bir yere, bir nesneye elektrik yükü biriktirme, doldurma, şarj.
Yükleme boşaltma : Bir malın taşıma araçlarına yüklenmesi ve taşıttan boşaltılması.
Yükleme durumu : Belirtme durumu.
Yükleme hali : Belirtme durumu.
Yüklemek : Bir bilgisayar, disket vb.ne gerekli bilgileri aktarmak. Belli bir hizmeti kullanabilmek için özel bir karta gerekli verileri aktarmak. Bir suçu birinin üstüne atmak. Bir yere, taşınması için belli ağırlıkta eşya veya araç gereç koymak. Bir yükümlülük altına sokmak, sorumlu tutmak.
Kabahati yüklemek : İşlediği bir suçu başkasının üzerine atmak.
Kontör yüklemek : Cep telefonuna konuşma süresi yüklemek.
Sermayeyi kediye yüklemek : Parasını yiyip bitirmek.
Suç yükleme : Birine suç atma.
Kelime : Anlamlı ses veya ses birliği, söz, sözcük.
Haber : Bilgi. Bir olay, bir olgu üzerine edinilen bilgi, salık. İletişim veya yayın organlarıyla verilen bilgi. Yüklem.
Mahmul : Yüklem. Yüklü, dolu. Yükletilmiş.
Özne : Bir cümlede bildirilen işi yapan, yüklemin bildirdiği durumu üzerine alan kimse veya şey, fail, süje: Çocuk uyudu. Çocuk henüz küçüktür cümlelerinde çocuk sözü öznedir. Bilinci, sezgisi, düş gücü olan, bazı filozoflara göre de dış dünyaya karşıt olan birey.
Taraf : Yöre, yer. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Yön, yan, doğrultu. Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. Bir şeyin belli bölümü, kısmı.
Gerçek : Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Gerçeklik. Doğruluk. Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Temel, başlıca, asıl. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Yapay olmayan. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Yalan olmayan.
Eylem : Eyleme işi, fiil, hareket, aksiyon. Bir durumu değiştirme veya daha ileriye götürme yönünde etkide bulunma çabası. Fiil.
Yüklem adı : Ad cümlesinde yargıyı bildiren, yani yüklem görevindeki ad soylu kelimelerin cümle bilgisindeki adı: Bu, ne uzun, ne can sıkıcı yoldu (R.H Karay, Memleket Hikâyeleri: Boz Eşek, s. 82). İnsan kalbi, başkalarının duygularına ancak kendi tecrübeleri nisbetinde açıktır (A. H. Tanpınar, Yaşadığım Gibi: Yılbaşında Düşünceler, s.66). Mümeyyizler, asılacak masumlarının o son anlatılmaz heyecanlarını asla duymayan besut, kayıtsız cellatlar gibidir (Ö. Seyfettin, Harem: Gürültü, s. 231). Her zaman gönüllerin güzel sanatlara medeni bir ihtiyaçları vardır (A. Ş. Hisar, Boğaziçi Mehtapları, s.40). Evet, Savcı yardımcısı benim (T.Buğra, Dönemeçte, s.20). Dedeyi bugün bizim için, o kadar derin değişiklikler arasından bir nevi çağdaş yapan şey de, onda hayatın bu trajik duygusunun mevlevî tevekkülü ile beraber yürümesidir (A. H. Tanpınar, Yaşadığım Gibi: İsmail Dede, s. 35 vb.
Yüklem değişkeni : Değer alanı n-li yüklem kaplamlarından ya da başka bir deyişle n-li kaplamsal bağıntılardan oluşan değişken. Değer alanı n-li yüklem içlemlerinden ya da başka bir deyişle n-li özniteliklerden oluşan bireysel olmayan değişken.
Yüklem değişmezi : Yüklem ( ) dizimsel türünden olan değişmez im.
Yüklem ismi : Azerbaycan Türkçesi: ismi xäbär; Türkmen Türkçesi: isim habarı (kem iişlik formasındakıisimiň habar bolup gelmegi); Gagauz Türkçesi: adlardan predikat (adlıklı, nışannıklı,sayılıklı h.b.); Özbek Türkçesi: ót-kesim; Uygur Türkçesi: isim-xävär; Tatar Türkçesi: isem xäbär; Başkurt Türkçesi: isem quşma xäbär; Kmk: at skazuyemoye ~ at xabarlık; Krç.-Malk.: atladankuralgan haparçı; Nogay Türkçesi: at habarlawış; Kazak Türkçesi: esim bayandawış; Kırgız Türkçesi: atooçtuk bayandooç; Alt:: adılu aydılaaçı; Hakas Türkçesi: adalgıstıg söyleeçî; Tuva Türkçesi: atsöstüg söglekçi; Rusça: imennoye skazuyemoye
Yüklem kapanışı : ( )
Yüklem simgeler :
Yüklem simgesi : Olağan yorumda değer alanı bir sözeden dilin n-li yüklemlerinden oluşan dizimsel sözeden dil değişkeni: ( ) || Anl. dizimsel yüklem değişkeni.
Yüklemci : Yüklem.
Yükleme akımı : Bir cıva damlasında kopma anında elektron eksikliğinden veya fazlalığından kaynaklanan faradayik olmayan, pozitif veya negatif akım.
Yükleme donanımı : Yeni yakıt unsurlarını yüklemeye yarayan donanım.
Diğer dillerde Yüklem anlamı nedir?
İngilizce'de Yüklem ne demek? : n. predicate
Fransızca'da Yüklem : prédicat [le]
Almanca'da Yüklem : n. Prädikat, Satzaussage
Rusça'da Yüklem : n. сказуемое (N), предикат (M)

Bu kısımda Yüklem nedir? Yüklem ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Yüklem tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Yüklem hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.