Yüzerik nedir, Yüzerik ne demek

Yüzerik; Fiziksel, Fizik, Kimya alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Fiziksel anlamı:

Bir özdeğin yüzeyine, kimyasal ya da fiziksel kuvvetlerle tutunmuş özdecikler.

Yüzerik kısaca anlamı, tanımı

Yüzer : Yüz sıfatının üleştirme biçimi, her birine yüz, her defasında yüzü bir arada olan

Kimyasal : Kimyaya ait, kimya ile ilgili, kimyevi.

Kuvvetle : Güçlü ve sağlam bir biçimde. Üzerinde durarak, direnerek.

Fiziksel : Fizikle ilgili olan. Genel olarak doğaya, maddeye, nesnelere ilişkin olan, fiziki.

Özdecik : Belirgin kimyasal özellikleri olan bir özdeği oluşturup, her biri eş fiziksel, kimyasal özellikleri gösteren bölünmez, bölünürse özellikleri değişecek taneciklerden her biri. Bir ya da birkaç öğeciğin birleşmesinden oluşan birkaç çekin ya da eksicikli yapı. Bir özdeğin bağımsız olarak var olabilen ve onun kimyasal özelliklerini taşıyan en küçük birimi.

Kuvvet : Fiziksel güç, takat. Güç. Bir ülkenin silahlı gücü. Dayanıklı olma durumu. Yetke, erk, nüfuz. Bir niceliğin kendisi ile çarpılarak yükseltildiği derecelerden her biri: 2x2x2=23 denkleminde, 3 sayısı 2'nin kuvvetini gösterir. Şiddet, zor, cebir. Durgunluğu harekete veya hareketi durgun bir duruma çeviren etken, direnci kıran veya direnç doğuran özellik.

 

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Yüzey : Bir cismi uzaydan ayıran dış ve yaygın bölüm, satıh, yüz (II).

Kuvve : Düşünce, niyet. Bir devletin silahlı kuvvetlerinin durumu veya gücü. Yeti.

Fizik : Maddenin kimyasal yapısındaki değişiklikler dışında genel veya geçici yasalara bağlı, deneysel olarak araştırılabilen, ölçülebilen, matematiksel olarak tanımlanabilen madde ve enerji olgularıyla uğraşan bilim dalı. Kişinin dış görünüşü. İnsanın doğal yapısı.

Kimya : Maddelerin temel yapılarını, birleşimlerini, dönüşümlerini, çözümleme, birleşim ve üretim yöntemlerini inceleyen bilim. Uyum. Üstün özellikler taşıyan çok değerli şey.

Tutun : Ev, aile : Bizim köy altmış tutumdur. Ev, aile.

Tutu : Borcun ödeneceğine ilişkin borçlunun alacaklıya bir taşınmazı güvence olarak göstermesi, ipotek.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Ya : "Ey, hey" anlamlarında bir seslenme sözü. Bazı çekimli zamanlardan sonra gelerek anlamı pekiştiren, kuvvetlendiren bir söz: Yediydin ya. Oturmuşum ya. Şaşma, şaşkınlık bildiren bir söz. Bilinen, görülen, hatırlanıp anlatılan bir olay dolayısıyla da sorulan başka bir konu için kullanılan bir söz. Gereklik ve onay bildiren cümlelerde yargının onaylandığını bildiren bir söz. Cevap niteliğinde olan cümlenin sonuna getirildiğinde asıl yargının arkadan gelen cümle ile anlatılacağını belirten bir söz. Evet. Dilek ve geniş zaman kiplerinde yargıyı güçlendiren bir söz. Bir düşüncede sıra ile yer alan ayrı cins ögelerden biri ötekilerden üstün görüldüğünde "hele, özellikle" anlamlarında kullanılan bir söz. Bir düşüncenin karşıtı düşünülürken kullanılan bir söz.

 

Da : Doğrulama, uygun bulma, evet. [Bakınız: dahacık, dâhacık]. Daha anlamında kullanılır. Şaşma bildirir ünlem. Değil mi ya anlamında kullanılır. İşte, orada, şurada. Genellikle cümle sonlarında çeşitli anlamlarda kullanılan ünlem. Bağlama ve kuvvetlendirme edatı. Daha, henüz. Da, dahi (bk. de). Dağ. Dahi, da. Henüz. Dağı. Dağa. Daha.

Diğer dillerde Yüzerik anlamı nedir?

İngilizce'de Yüzerik ne demek ? : adsorbate